| Oh, hey, bir şeye ihtiyacın olursa beni ara, tamam mı? | Open Subtitles | فالتتصلى بى إذا احتجت لأى شئ على الإطلاق ، حسناً ؟ |
| Gitmeliyim. - Bir şeye ihtiyacın olursa. - Haydi yukarı, yukarı. | Open Subtitles | حسناً ، عليّ الذهاب إذا احتجت أي شيء ، هذه بطاقتي |
| Bir şeye ihtiyacın olursa, bana haber ver. İcabına bakarım. | Open Subtitles | إذا احتجت إلى أي شيء قولي لي وسأهتم بذلك |
| Yardıma ihtiyacın varsa, çocuklarına kavuşman için elimden geleni yaparım. | Open Subtitles | إذا احتجت لمساعدة , سأفعل ما في وسعي لإعادتك لأولادك |
| Ben üst kattayım. Herhangi bir şeye ihtiyacınız olursa 9'u arayın, tamam mı? | Open Subtitles | أنا بالأعلى إذا احتجت لأى شىء اطلب 9 ، حسناً ؟ |
| Geri gelecek, eminim. Her neyse Greg, bir şey lazım olursa, istemen yeterli. | Open Subtitles | ستستعيدها بالتأكيد ،حالياً إذا احتجت أى شيء اطلب و حسب |
| Eğer size ihtiyacım olursa, konsolosluktan çıkar çıkmaz ikiniz de saldırıya geçersiniz fakat yalnızca gizli olarak; maskeler takılı, öldürücü kuvvet kullanmadan, anlaşıldı mı? | Open Subtitles | إذا احتجت إليك، فيمكنكما التدخل بمجرد أن أخرج من القنصلية, ولكن على اساس التخفي، مرتدين الأقنعة، دون قوة مميتة، مفهوم؟ |
| Eğer kendine zaman ayırmaya ihtiyacın olursa, bunu yapman gerekir. | Open Subtitles | إذا احتجت لتمضي وقتا لنفسك، أريدك أن تفعلها |
| Bunu yapabilirsin. Eğer konuşmaya ihtiyacın olursa... | Open Subtitles | اعلم انه يمكنك لكني اقول انه إذا احتجت لتتحدث |
| İhtiyacın olursa beni ara. Ne zaman istersen, gece ya da gündüz. | Open Subtitles | إذا احتجت مساعدة اطلبيني في أي وقت ليلا أو نهارا |
| Bu benim kartım. Sydney'de herhangi bir şeye ihtiyacın olursa aramaktan çekinme. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | إليك كارتي , إذا احتجت أي شئ في سيدني , هاتفني |
| Evet. Şimdi buna vakit yok. Bir ihtiyacın olursa iste. | Open Subtitles | علي أن أذهب، أنا مشغول هذه الأيامِ إذا احتجت لأي شيء، اطلبه منهم |
| Birşeye ihtiyacın olursa,beni Duval'i yada Paquette'i nasıl bulacağını biliyosun? | Open Subtitles | إذا احتجت أي شيء، تعرف كيف تجدني أو دوفال أو باجت؟ |
| Eğer ihtiyacın olursa duvarın öteki tarafında olacağım. | Open Subtitles | إذا احتجت إليّ سأكون على الطرف الآخر من ذاك الجداًر |
| Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, bana her zaman evden ulaşabilirsin. | Open Subtitles | إذا احتجت شيئاً، يمكنك الاتصال بي في البيت |
| Zor olacağını biliyorum ama bana ihtiyacın olursa söyle, hemen gelirim. | Open Subtitles | سيكون الأمر صعباً إذا احتجت لي، قل هذا فحسب وسآتي على الفور |
| Eğer yardıma ihtiyacın olursa ışıkla haber vermen yeter.Gözüm üzerinde olacak. | Open Subtitles | إذا احتجت إلى أية مساعدة فقط أرسلي شعلة في الهواء |
| Eğer kalacak bir yere ihtiyacın varsa, burada kalabilirsin. | Open Subtitles | إذا احتجت لمكان للبقاء أنت هنا على الرحب والسعة تسمعني |
| Hayır. Yardıma ihtiyacın varsa 31 1 'i ara. | Open Subtitles | حسناً لا لا إذا احتجت إلى مساعدة إتصل بـ 311 |
| Hayır. Yardıma ihtiyacınız olursa 31 1'i arayın. | Open Subtitles | حسناً لا لا إذا احتجت إلى مساعدة إتصل بـ 311 |
| Yavrum, restoranın telefonunu yazdım, gerekirse arayın. Oldu mu? | Open Subtitles | اسمعني يا عزيزي , رقم المطعم على الهاتف إذا احتجت لنا , حسناً ؟ |
| - Şunu bilmeni isterim ki konuşmak istersen ben her zaman buradayım. | Open Subtitles | ـ أريدك أن تعرف إذا احتجت إلى مناقشة أي موضوع أنا موجود |