| Evin içindekiler sesini duyarsa korkunç bir şey olduğunu düşünecek. | Open Subtitles | .... إذا سمع أهل المنزل صوته سيشعروا بحدوث شئ غريب |
| Johnny, amcam bu konuda tek kelime duyarsa... | Open Subtitles | جونى , إذا سمع عمى منك كلمة واحدة عن هذا |
| Eğer biri bunu duyarsa bir tilki gibi peşini bırakmam. | Open Subtitles | إذا سمع أحد عن هذا... سوف أطاردك كثعلب قن الدجاج... |
| Şimdi onu nasıl anlata anlata bitiremediğini duysa koltukları kabarırdı. | Open Subtitles | كان بالتأكيد سيشعر بالإطراء إذا سمع الطريقة التى تتحدث عنه بها الآن |
| İmdat çağrımızı birileri duysa bile bizi korsan sanacaklar. | Open Subtitles | ، حتى إذا سمع شخصاً ما نداء إستغاثتنا فسيعتقدون أننا قراصنة |
| Bunu yapmamalıydın! Ya majestelerinin kulağına giderse? | Open Subtitles | ما كان يجب أن تفعل ذلك ماذا إذا سمع الملك بالأمر؟ |
| Ya bu onun kulağına giderse? | Open Subtitles | ما إذا سمع عن ذلك، هاه؟ |
| Karısının ölümüne sebep olduğumuzu duyarsa, asla anlaşamayız. | Open Subtitles | إذا سمع أنّنا عرّضنا زوجته للقتل، فلن نحصل عليه |
| Partizanlar bunu duyarsa sabaha buralar cesetten geçilmez. | Open Subtitles | إذا سمع الغيورون حول هذا الموضوع ستكون الجثث حتى الركبة صباحا ً |
| Eğer insanlar bu yalanı duyarsa, inanmaya başlayabilirler. | Open Subtitles | إذا سمع الناس عن هذه "الكذبه", سوف يصدقوها |
| Başkalarıyla beraber olduğumu duyarsa kıskançlıktan çıldırır. | Open Subtitles | إذا سمع ان انا مع رجال آخرين سيغار بعنف |
| Köpek Travis b-a-r-ı-n-a-k kelimesini duyarsa kaçar. | Open Subtitles | الكلب ترافيس سيهرب إذا سمع أننا متوجهين إلى م ل ج أ ا ل ك ل ا ب "مؤسسة للكلاب" |
| Görür yada bir şeyler duyarsa, burada olduğumuzu anlar. | Open Subtitles | إذا سمع هذا أو رآها سيعرف مكاننا |
| Problem olan şeyde bu hikayenin etrafta dolaşması Herif bu hikayenin bir parçasını bile duysa deliye dönüyor ve çekicini çekiyor. | Open Subtitles | لكنه لم يعد يعمل مرة أخرى المشكلة هي أنّ قصة مثل هذه تتجنبها دائماً أنت تعلم كيف هي الأمور ، لذا كافحها باستمرار ، بحيث إذا سمع أحداً يتحدث بشأنها |
| Çünkü Booth neden yaptığını duysa seni döverdi. | Open Subtitles | لأنّه إذا سمع (بوث) ما فعلته وما سببه فسوف يضربكَ |
| Şimdi de düşünmeden edemiyorum, acaba Louis Blair'in senin hakkında neler hissettiğini duysa ne düşünürdü? | Open Subtitles | والآن لا يسعني سوى التساؤل (ماذا سيفكّر به (لويس إذا سمع بشعور (بلير) تجاهك؟ |
| Bu olay Lobos'un kulağına giderse, o, tüm tanıkları ortadan kaldırabilir ve biz de başka yöne dönmez zorunda kalırız. | Open Subtitles | إذا سمع (لوبوس) عن ذلك يمكنه القضاء على كل هؤلاء الشهود وعندها لن يكون لدينا مخرج |
| Broyles'un kulağına giderse... | Open Subtitles | إذا سمع (برويلز) بهذا... |