| itiraf ettim ve denenecegimi söylediler ama asla bir deneme olmadi. | Open Subtitles | إعترفت وهم قالوا لي بأنك ستحاكمين ولكن لم يكن هناك محاكمة |
| Sahte kıçın senin olduğunu itiraf etmiş oldun o zaman. | Open Subtitles | إذا أعتقد بأنك إعترفت الأن بأنك كنت تملك مؤخرة مزيفة |
| Polis aracında itiraf etmiş: sana hap vermiş, solucanı yerleştirmiş. | Open Subtitles | لقد إعترفت بكلّ شيء في سيّارة الشُرطة: تخديرك، وزرع الدودة. |
| İlk başta suçunu kabul etmedin ama daha sonra ettin. | Open Subtitles | قلت بالبداية أنك غير مذنب، لكنك إعترفت بـ الجريمة لاحقاً |
| Merdivenlerin başında tartıştığınızı zaten kabul ettiniz. | Open Subtitles | لقد إعترفت بالفعل أنكما كنتما تتشاجران أعلى السلم |
| Sorgu yargıcı, itiraf edince risk azalır demişti. | Open Subtitles | لقد قال أنني إن إعترفت فتصير الأمور في صالحي |
| Suçunu itiraf edersen daha kolay olabilir. | Open Subtitles | سيكون الأمر أكثر سهوله لو إعترفت بجريمتك |
| Eğer suçunu itiraf edersen senin için daha kolay olur. | Open Subtitles | سيكون الأمر أكثر سهوله لو إعترفت بجريمتك |
| Korkarsın ve bunu itiraf edersen ... insanların senin zayıf olduğunu düşüneceklerini sanırsın... ya da senden hoşlanmayacaklarını... ya da ne düşünüyorsan onun olacağını. | Open Subtitles | أنت خائف، وتعتقد بأنك إذا إعترفت بهذا الناس سيعتقدون .. بأنكضعيف. |
| Başka şey yapmadığını ve mutlu olmadığını itiraf ettin. | Open Subtitles | أنت إعترفت أنك لا تفعل أى شىء آخر وهذا لا يجعلك سعيدا0 كيف يكون هذا معقولا؟ |
| Açık alanda ateş altındaydık... ..ve korktuğumu itiraf etmiştim. | Open Subtitles | كنّا سنكون مقصوفين في العراء وأنا إعترفت بأنّني كنت خائف |
| Hemen itiraf etse zevkli olmazdı herhalde. | Open Subtitles | أظنّ أنه لن تكون هناك أيّ متعة إن إعترفت بذلك فقط. |
| Geçmişte steroid kullandığınızı itiraf etmiştiniz. | Open Subtitles | لقد إعترفت أنك تعاطيت السترويد في الماضي |
| Ama cinayeti itiraf etmesi de aynı sonucu sağlayacak, asılacaktı. | Open Subtitles | لكن عندما إعترفت بجريمة القتل ، فالنتيجة واحدة ستُشّنق |
| Eğer itiraf ederse yardımı dokunur, Ama bu işin garantisi yok. | Open Subtitles | سيساعنا لو إعترفت, لكن كما تعلمون, ليس هنالك ضمانات. |
| Yapmam gereken, silahla seni öldürmek ve polislere cinayeti itiraf edip, bana saldırdığını söylemek. | Open Subtitles | مايجب عليّ فعله هو قتلك بالمُسدس بعد ذلك أخبر الشُرطة بأنك هاجمتني بعد أن إعترفت بجريمة القتل |
| Dövüldüğümü ancak düşmediğimi kabul ediyor musunuz? | Open Subtitles | لقد إعترفت بأنه تم ضربى و لم أتعرض للسقوط |
| Yerel yetkililer hatalı olabileceklerini kabul ediyorlar. | Open Subtitles | و قد إعترفت السلطات المحلية أنهم قد يكونون مقصرين |
| kabul edersem ne olacağını sordum. Mahkemeye çıkacaksın dediler. Bana bir kalem verin ve yazayım dedim. | Open Subtitles | ولو أننى إعترفت ماذا كان يفعل كان يقول فليحضر أحدهم قلم وورقة |
| Hatanı kabul edersen ve 200.000 dolardan daha fazla tazminata hükmedilirse, cebinden ödersin. | Open Subtitles | لو إعترفت بالخطأ، وكسبت هي أزيد من 200,000, فمن المحتمل أن تكون مسؤول شخصياً |
| Bu arada Nico, en son ne zaman günah çıkarmıştın? | Open Subtitles | نيكو بالمناسبة قل لى متى كانت أخر مرة إعترفت فيها؟ |