| İyi bir arkadaşın yanımda beni koruyor olduğunu bilmek rahat uyumamı sağlıyor. | Open Subtitles | سأنام في حال أفضل فأنا أعرف أن صديقي الحميم إلى جانبي لحمايتي |
| Ama sen yanımda olunca dünya daha az zor görünebiliyor. | Open Subtitles | ولكن وجودك إلى جانبي يجعلني أشعر بأنّ العالم أقلّ وحشة |
| # Eğer yanımda olursan # Altın yüzüklere ihtiyacım yok | Open Subtitles | إن بقيت إلى جانبي لا حاجة بي إلى الخواتم الذهبية |
| Sinirlenirim. Sonra sen Benim tarafımda olursun, Dana onun tarafında olur, çocuklar ağlamaya başlar, ve köpek evi terkeder! | Open Subtitles | عندها أنا سوف أغضب وأنت ستقفين إلى جانبي ودانا ستقف إلى جانبه والأولاد سيبكون و الكلب سيخرج من البيت |
| O gidiyor, ayrıca bana destek olmaktan mutluluk duyan arkadaşlarım var. | Open Subtitles | حيث أنه سيغادر، كما أن لدي أصدقاء سيسعدهم الوقوف إلى جانبي |
| Bir dolu hata yapmış olsam da her zaman yanımda olur. | Open Subtitles | رغم أنني ارتكبت الكثير جداً من الأخطاء تقف إلى جانبي دائماً |
| 19 yıl boyunca, babam benim yanımda sarsılmaz bir inançla durdu, çünkü o, bende hayatımı geri döndürecek ışığa sahip olduğuna inandı. | TED | لمدة 19 عاما، وقف والدي إلى جانبي بإيمان لا يتزعزع، لأنه يؤمن أن لدي المقومات لتغيير مجرى حياتي. |
| Sen yanımda olmayınca uyuyamayacağımı biliyorsun. | Open Subtitles | تعلمين أني سأستصعب النوم لا أنام عندما لستِ إلى جانبي |
| Belki de yanımda kafası çalışan biri olsaydı, bu terslikler olmazdı! | Open Subtitles | ربما تكون قد انحرفت لو كان يجلس إلى جانبي شخص له دماغ |
| "Sen yanımda olmadan, Yaşayamam sandım" | Open Subtitles | في إعتقادي أنني لن أتمكن من العيش بدونك إلى جانبي |
| Eğer zor bir dönemdeysem, senin yanımda olduğunu ve bunu istediğini bilmeye, bana özen göstermene ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد ان أعرف أنه إذا مررت بمحنة فإنك ستقف إلى جانبي وأنك سترغب |
| Bu saldırılara biraz daha dayanabilirsen sana yanımda her zamankinden çok ihtiyacım var. | Open Subtitles | إنْ بإمكانكِ احتمال المزيد من تلك الاغتصابات، أريدكِ إلى جانبي. الآن أكثر من ذي قبل. |
| Düğünümüzde, gelinliği ile yanımda oturuyor olacak. | Open Subtitles | تباً، في زفافنا ستكون جالسة إلى جانبي في فستانها الأبيض |
| Amcam, işler kötüye gittiğinde bile, her daim benim yanımda yer aldı. | Open Subtitles | تتجمع و ترتمي في وجهي عمي لقد كان دائماً إلى جانبي |
| Ve birden yanımda belirdi ve dansa kaldırmak istedi, ben de evet dedim. | Open Subtitles | وفجأة كان إلى جانبي وطلب مني أن أرقص معه وأنا وافقت |
| Her şey çok güzel fakat annemin kardeşisiniz Benim tarafımda olmanız çok doğal. | Open Subtitles | هذا كله جيد للغاية لكنكِ حماتي لا تستطيعين أن تبتهجي لتكوني إلى جانبي |
| Böyle becerikli birinin, Benim tarafımda olması hoşuma giderdi. | Open Subtitles | مجموعة من المهارات سأكون مسروراً بأنها تكون إلى جانبي |
| Seferberlerin lideri Benim tarafımda. | Open Subtitles | تمكنت من أن أجعل رئيس المستكشفين يقف إلى جانبي |
| Bana kafa tutmalarını istemiyorum, destek olmalarını istiyorum. | Open Subtitles | لست بحاجة إليهما ليوجهاني انا بحاجة إليهما يقفان إلى جانبي |
| Bir baykuş yanıma kondu ve yavaş yavaş gecenin diğer hayvanları yanıma geldiler. | Open Subtitles | توجهت بومة حكيمة إليَّ ببطىء وفجأة أكثر مخلوقات الليل جاءت لتكون إلى جانبي |
| Yok soylu hanımım, sen yanımdayken, vakit akşam da olsa gün yeni doğmuş sayılır. | Open Subtitles | كلا, يا سيدتي النبيلة فعندما تكونين إلى جانبي يضحي الليل صباحاً |
| Ama biraz zaman lazım, bazı kardeşleri kendi safıma çekmeliyim. | Open Subtitles | لكني أحتاجُ لبضِ الوَقت لأستميلَ بعضَ الأُخوَة الآخرين إلى جانبي |