| Ve eğer Van Gogh'un gerçekten bu başyapıtı nasıl yarattığını görmek isterseniz? | TED | وماذا إن أردتم رؤية كيف قام فان غوخ فعلا بإنتاج هذه التحفة؟ |
| Güzel, utangaç bir kız. Aslında burda, tanışmak isterseniz eğer. | Open Subtitles | إنها لطيفة و خجولة إنها هنا بالفعل إن أردتم مقابلتها |
| Ülkemin başbakanı olarak daha fazla değişiklik yapmak istiyorum ama her biriniz değişimi sağlayabilir - eğer isterseniz. | TED | أنا أريد أن أصنع المزيد من التغيير كرئيس وزراء بلادي، و لكن يمكن لأي واحد منكم أن يصنع تغييراً إن أردتم ذلك. |
| Şimdi, eğer kaçmak istiyorsanız, bunu yarın akşamki hapishane yetenek gösterisinde yapabilirsiniz. | Open Subtitles | إن أردتم الهرب فعليكم القيام بذلك خلال عرض المواهب بالسجن مساء الغد |
| Eğer ayaklarınızı rahatlatmak istiyorsanız bunu için iyi bir zaman. | Open Subtitles | لذا إن أردتم مدّ سيقانكم فالآن هو الوقت المناسب لـ |
| Bir şey yok ama istersen tekrar araştırırım. | Open Subtitles | ليس جيداً ، ولكنني سوف أعيد ذلك إن أردتم |
| İsterseniz, birkaç fotoğraf imzalamak için etrafta olacağım. | TED | يمكنني أن أكتب إهداءات على بعض الصور فيما بعد، إن أردتم. |
| İsterseniz bunu kutularla ilgili bir problem gibi düşünebilirsiniz. | TED | الآن يمكنكم تأمل هذه المسألة, إن أردتم, كمشكلة حول صناديق. |
| Yarışta kalmak isterseniz boşta biletim var. | Open Subtitles | لدي بعض التذاكر الإضافية إن أردتم البقاء لمشاهدة السباق |
| Bir: ikinizle de düzüşmeyeceğim. İsterseniz birbirinizi sikebilirsiniz. | Open Subtitles | أولاً، لن أعاشر ولا واحد منكم، عاشروا بعضكم إن أردتم |
| İsterseniz, kendi seçtiğiniz bir adli tıp uzmanını çağırabilirsiniz. | Open Subtitles | إن أردتم يمكنكم أن تحضروا فاحصاً شرعياً من عندكم |
| İsterseniz içkilerinizi buraya bırakıp yemek odasına geçebilirsiniz. | Open Subtitles | إن أردتم, بإمكانكم ترك الشراب هنا والإنضمام إلينا في غرفة الطعام مذهل |
| O yüzden aynı şartları oluşturmak istiyorsanız tepsiyi biraz değiştirmemiz gerekebilir. | Open Subtitles | لذا إن أردتم تقليد ظروفنا، قد يكون علينا تعديل هذا قليلا. |
| Kendiniz çözmek istiyorsanız burada durdurun. | TED | توقفوا هنا إن أردتم وحاولوا ايجاد الاجابة بأنفسكم. |
| Eğer bir genoma CRISPR'ı uygulamak istiyorsanız, önce DNA'ya zarar vermek zorundasınız. | TED | إن أردتم تطبيق كريسبر على الجينوم، فإن أول ما عليكم فعله هو إتلاف الحمض النووي. |
| Ama şu an, tüm vücuda girmek istiyorsanız belki bir virüs kullanmanız gerekecek. | TED | لكن حالياً، إن أردتم الدخول إلى الجسم بالكامل، فعلى الأرجح سيتوجب عليكم استعمال الفيروسات. |
| Ama eğer kendini adama istiyorsanız kendi kendini yönetme daha iyi. | TED | لكن إن أردتم الاندماج فإن الحكم الذاتي يعمل أفضل. |
| Haydi, çocuklar. Oyunda kalmak istiyorsanız, geri yerlerinize gidin. | Open Subtitles | هيا ياشباب إن أردتم البقاء في هذه المباراة أرجعوا إلى مقاعدكم |
| İstersen vur. Çünkü hiçbir şey beni vatandaşlarımla yan yana durmaktan alıkoyamaz. | Open Subtitles | أسقطوا الطائره إن أردتم لأن لا شيء سيمنعني من الوقوف إلى جانب شعبي |