| Şimdi bu konulara girmeyelim. Bunun bir kutlama olması gerekiyor. | Open Subtitles | دعونا لا نناقش هذا الأمر الآن يُفترض بهذا الاجتماع أن يكون احتفالاً |
| Bu, dünya için iyi bir şey ancak bugün bizim için bir kutlama günü değil. | Open Subtitles | وهذا أمر مهم للعالم، ولكن اليوم ليس احتفالاً بإنتصارنا |
| Bunun amacı bir kutlama, bir sığınağa kaçmak değil. | Open Subtitles | من المفترض ان يكون احتفالاً وليس البحث عن مخبأ |
| O günün şafak vakti güneşin cömertliğini, kutlamak için oldukça sevinçli bir olay olmalıydı. | Open Subtitles | فجر ذلك اليوم كان يُعتبر مناسبة سعيدة احتفالاً بسخاء الشمس |
| Eminim ki kocasının onu ilk kez çıplak görmesinin evliliği kutlamak için olacağını hayal etmiştir. | Open Subtitles | أنا متأكد أنها تخيّلت المرة الأولى التي يراها فيها زوجها عاريةً بهذه الصورة، ستكون احتفالاً بالزواج في هذه الظروف |
| Cumartesi günü ona büyük bir parti vereceğiz. | Open Subtitles | وسنعمل احتفالاً كبيراً من أجل ذلك يوم السبت القادم |
| Anlaşılan ben doğmadan önce büyük bir tören yapmışlar. | Open Subtitles | لقد أقاموا احتفالاً كبيراً بالتأكيد قبل أن أولَد |
| Küçük bir kutlama yaparız diye düşündüm, lütfen herkes bir dilim pasta alsın. | Open Subtitles | ونظّمنا احتفالاً صغيرًا فأرجو منكم مشاركتنا قالب الحلوى. |
| Gece bu havayı emmesi için bir kâse su koyarlar, sonraki sabah da uyandıklarında suyu dökerek kutlama yaparlar. | TED | ولذا يتركون دلوًا من الماء طوال فترة الليل ليمتص هذا الهواء، ثم يستيقظون مبكرًا جدًا صباح اليوم التالي، ويقيمون احتفالاً ويلقون بهذا الماء بعيدًا. |
| Belediye ve halk, Brody'ler için bir kutlama töreni düzenledi. EN BÜYÜK ZEBRALAR AMERİKA'DA Devam et, Gord. | Open Subtitles | رئيس البلدية و المدينة أعدا احتفالاً لعودة آل برودي من الأسر جورد! |
| kutlama için meyveli muz almaya gideceğim. | Open Subtitles | سأشتري بعض المثلّجات احتفالاً بهذا - اشتري وجبة خفيفة - |
| Büyük bir kutlama olacakmış. | Open Subtitles | يقولون أنه سيكون احتفالاً كبيراً |
| Evet, büyük bir kutlama yapılacak gibi görünüyor. | Open Subtitles | أجل، يبدو بأنه احتفالاً كبيراً هنا |
| Bir kutlama yapmak istiyoruz. | Open Subtitles | نريده أنْ يكون احتفالاً بهيجاً. |
| Çıkarırdım Bay Ketay ama Dr. Reid sizin için büyük bir kutlama yapacak. | Open Subtitles | لكن الدكتورة (ريد) سترتب احتفالاً هائلاً لك |
| Sen niye bizim ilk buluşmamızı kutlamak için romantik bir şey yapmadın? | Open Subtitles | كيف يُعقل أنّكَ لم تقم بأيّ مبادرة رومانسيّة احتفالاً بأوّل موعدٍ لنا ؟ |
| Ama bir saatten az bir süre içinde, hiçbir şeyden habersiz 200 konuk kutsal evlilik bağını kutlamak üzere kilise sıralarını dolduracak. | Open Subtitles | و لكن في اقل من ساعة سوف نقابل 200 ضيفاً غير مرتقب يملأون تلك المقاعد احتفالاً بالزواج المقدس |
| Ama bunu kutlamak için kendini içkiye verme çünkü bu şekilde gelen neşenin kimseye bir yararı dokunmamıştır. | Open Subtitles | لكن هناك شيئا واحدا, لا تفرطي في تناول الشراب احتفالاً... ـ لأن هذا النوع من المتعة لم ينفع أحداً أبداً. |
| Emekliliğimi kutlamak için, ha? | Open Subtitles | اسمحى لى بهذه الرقصة احتفالاً بتقاعدتى |
| Papaz 16 yaşındaki çocuklara niye parti veriyor ki? | Open Subtitles | لماذا يقيم الكاهن احتفالاً لمجموعة من المراهقين بعمر 16 ؟ |
| Bu gece evinizde birkaç dostunuzun geleceği özel bir parti iki gece sonra ise 500 kişinin ve dört dünya liderinin katılacağı Stevie Wonder'ın şarkı söyleyeceği bir parti olacak. | Open Subtitles | ستكون حفلة خاصة. بعض الأصدقاء فقط هذه الليلة. وبعد عدة ليال ننظم احتفالاً كبيراً، ٥٠٠ شخص، ٤ رؤساء. |
| Bu yüzden düşündüm de, bazı komşularla birlikte oraya gidip, küçük bir tören yapabiliriz. | Open Subtitles | لذا فظننت أنه يمكن أن يجتمع بعض الجيران و نقيم احتفالاً صغيراً |
| Ufak bir tören olacak. Aile arasında. | Open Subtitles | سيكون احتفالاً بسيطاً يقتصر على العائلة |