| Ailemi ve geride bıraktığım arkadaşlarımı özledim. | TED | افتقدت عائلتي وأصدقائي الذين تركتهم خلفي. |
| Kuzenlerimle birlikte büyümeyi özledim. Seni tanımıyordum ama özledim. | Open Subtitles | افتقدت ان اكبر مع أبناء عمى لم أكن أعرفك، لكن إفتقدتك |
| Teşekkürler-- ve şunu söyliyim, Sizin o güzel mi güzel sesinizi özlemişim | Open Subtitles | أشكرك, ودعونى أخبركم أننى قد افتقدت أصواتكم العذبة |
| Sabahları seni giyinirken izlemeyi nasıl özlemişim bir bilsen. | Open Subtitles | لا تدرين كم افتقدت معاينتكِ وأنت ترتدين ملابسكِ صباحاً |
| Stu, seni gidi ihtiyar, seni bu kadar özlediğimi bilmiyordum... | Open Subtitles | يا إلهي ستو، لم أكن أدرك كم افتقدت وجهك القبيح |
| -Toye, bir şey mi özledin? | Open Subtitles | -لديهم طعام ساخن هل تشمه؟ -هل افتقدت شئ؟ -نعم الوطن |
| O rahatlığı kaçırdım, o kaçışı o tatlı sekiz saatlik arayı. | Open Subtitles | افتقدت هذه الراحه, الهروب... ـ ...افتقدت هذه ال 8 ساعات راحه.ـ |
| haklısın, ve ben arkadaşım olmasını çok özledim bende bir tane olmasını.. | Open Subtitles | أنتِ محقة و افتقدت وجود صديقة افتقدت كوني صديقة |
| İşi ve insanların yüzündeki korku ifadesini çok özledim. | Open Subtitles | لقد افتقدت العمل كثيرا.. نظرة الخوف على وجوه الأشخاص |
| "Ailenin eşyalarını topladığı, ağzına yüklediği ve şehri terk ettiğinden beri seni çok özledim." | Open Subtitles | لقد افتقدت منذ بدأت أسرتك بحزم حقائبها ووضعتها في فمك, وتركوا المدينة |
| Evet, iyi niyetli, doğru sözlü ve şık giyimli Birgitte Nyborg'u özledim. | Open Subtitles | طبعا افتقدت المؤدبة والمتحدثة نيبورغ وصاحبة الملابس الانيقة التي وقفت هنا |
| Dev yeşil çöplüğü olan görünümü özledim. | Open Subtitles | لقد افتقدت منظر القمامة الخضراء العملاقة. |
| Yalın ayak mutfakta yürüyüşünü izlemeyi özledim. | Open Subtitles | لقد افتقدت رؤيتكِ تمشين حافية القدمين في ارضية المطبخ |
| Alaylı konuşmayı ne özlemişim be! | Open Subtitles | يمنعني من القيام بهذا الهي افتقدت التهكّم كثيرا |
| Bunu özlemişim. Şehri kurtarıp, insanlara yardım etmeyi. | Open Subtitles | افتقدت هذا، افتقدت إنقاذ المدينة ومساعدة الناس. |
| Senin parlak kişiliğini özlemişim. | Open Subtitles | تعرف لقد افتقدت شخصيتك اللامعة |
| Senin parlak kişiliğini özlemişim. | Open Subtitles | تعرف لقد افتقدت شخصيتك اللامعة |
| Şu ana kadar senin evdeki varlığını ne kadar özlediğimi anlamamıştım | Open Subtitles | لم أدرك قبل الآن كم افتقدت وجودك الكئيب في المكان |
| Yoksa anneni mi özledin? | Open Subtitles | أو أنك افتقدت ماما ؟ |
| Bütün hayatım boyunca bunu söylemek istemiştim, ...ve sadece başka biri olduğum için bu fırsatı kaçırdım. | Open Subtitles | طوال حياتي حَلمت بقول ذلك وأنا افتقدت ذلك بكوني شخصاً آخر |
| Ailesini özlediğini aynı benim annemi hasta olduğunda özlediğim gibi. | Open Subtitles | أنه يفتقد عائلته مثلما افتقدت أمي عندما كنت مريضة |
| Belki şehri özlemişti. Belki yaralarım çabuk iyileşirdi. | Open Subtitles | ربما افتقدت المدينة ربما جروحي |
| Ayrıca en hasta olduğum zamanlardaki netlik hissini de özlemiştim. | TED | إنني أيضًا افتقدت إحساس الوضوح الذي امتلكته أثناء أحلك فترات إعيائي. |
| Motosikletini kullanmayı özlüyor musun Doktor? | Open Subtitles | هل افتقدت أبداً قيادتك لدراجتك الناريه ايها الطبيب ؟ |
| "Özgürlük Heykeli ta Fransa'dan buraya uzun bir yoldan gelmiş ve arkadaşı Eyfel Kulesi'ni çok özlemiş, sonra da kolunu incitmiş." | Open Subtitles | رائع سافرت تمثال الحرية طيلة الطريق من "فرنسا" افتقدت صديقها.برج "ايفيل" وأوجعها ذراعها |
| Babanı özlemişsindir. Gideli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | ،أراهن بأنّك افتقدت لوالدك لقد غاب كثيراً |