| Watanebe-kun'un eziyet görmesi konusunda da sınıftan birine bir mesaj uydurmasını önerdim. | Open Subtitles | كما كان شويا متخوف اقترحت افتعال رسالة من شخص ما في الصفّ |
| Bir tonik önerdim, fakat sadece yatağa gitmek istediğini söyledi. | Open Subtitles | كان مهتاجا جدا اقترحت عليه مقوّيا ولكنه فضّل الذهاب للنوم |
| Bu yüzden Chaz, benim otuz senelik TV programı sesimi kullanıp kişiselleştirilmiş bir ses yaratabilecek bir şirket bulmayı önerdi. | TED | ومن ثم اقترحت علي تشاز ان اطلب من شركة ان تؤلف لي صوتاً باستخدام برنامجي التلفزيوني الذي يعرض منذ 30 عام |
| Ben de tarifleri kendileri tadabilsinler diye küçük bir yemek vermeyi teklif ettim. | Open Subtitles | لذا ، اقترحت عليهم أن .. أعدّ لهم عشاءاً صغيراً لأجعلهم يتذوقون الطعام |
| Ona ayrıca DSM'den (Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) Obsesif kompulsif bozukluğa (OCD) da bir bakmasını tavsiye ettim. | TED | لقد اقترحت عليها أن تبحث عن اضطراب الوسواس القهري في الدليل التشخيصي والإحصائي للاضطرابات النفسية. |
| Uykumuz kaçtığı için dağlara doğru bir yolculuk yapalım dedim. | Open Subtitles | وبما أنّ النعاس لم يداهمنا بعد, اقترحت الذهاب إلى الجبل. |
| Böylece mezun olduğum okuluma dönmeye karar verdim ve California Üniversitesi, San Diego'da kültürel miras için mühendislik bilimleri üzerine bir araştırma merkezi açılmasını önerdim. | TED | لذلك قررت أن أعود إلى جامعتي و في جامعة كاليفورنيا سان دييغو اقترحت فتح مركز أبحاث للعلوم الهندسية للتراث الثقافي |
| Bu nedenle yeniden inşa etmeyi önerdim. Bağış kampanyası düzenledim. | TED | لذا اقترحت إعادة بناء. فقمت بجمع التبرعات. |
| Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim. | TED | ومن ثم فقد اقترحت على الخال أن نذهب لملاقاة الأب كين لنتعرف على الكيفية التي تتم بها عملية التبني. |
| Bu yüzden, tüm ailenin kullandığı tüm bulaşıkları tek bir kişinin yıkaması yerine, her aile üyesinin kendi bulaşığını yıkamasını önerdim. | TED | لذا اقترحت أنه عوضاً عن أن يقوم شخص ما بغسل كل الصحون المستخدمة في العشاء، يقوم كل فرد بغسل أطباقه. |
| Büyük Masa, mevcut sistemin üzerine ekleme yapmayı önerdi. | TED | اقترحت الأولى الاعتماد على النظام الحالي. |
| Kendisi pazarlama müdürüydü ve Dünya Ekonomi Forumu'nda genç küresel bir lider olarak görülmemi önerdi. | TED | كانت رئيسة التسويق هي التي اقترحت في البداية أن يتم ترشيحي كقائدة عالمية شابة في المنتدى الإقتصادي العالمي. |
| Amerikan Ulusal Kadın Oy Hakkı Derneği'nin bir üyesi olarak Paul hareketi canlandıracak ve desteği arttıracak kitlesel bir yürüyüş önerdi. | TED | كونها عضوةً في الاتحاد اﻷمريكي الوطني للمطالبة بحق النساء في التصويت، اقترحت باول تنظيم موكب كبير لحشد الدعم وإعادة الاهتمام بالحركة. |
| Dolayısıyla; gülümsedim ve pastayı almak için babamın kamyonetini getirmeyi teklif ettim. | Open Subtitles | لذا ابتسمت و اقترحت ان نعود و نحضر شاحنة والدي لنقل الكعكة. |
| Devletlerin şehirler barındırabilecek kadar büyük yeni reform bölgeleri oluşturmalarını teklif ettim ve onlara bir de isim verdim: pilot şehirler. | TED | لذلك اقترحت ان تقوم الحكومات بانشاء من مناطق مستصلحة جديدة كبيرة بما يكفي لتحتضن مدن واعطائها تسمية : مدن الامتياز. |
| Eee, sonra akıl hocam net varlıklara yönelmemi tavsiye etti. | Open Subtitles | ثم اقترحت ناصحتي أن أنتقل إلى الأسهم العادية. |
| Kendimle gurur duydum çünkü onlar 700 dedi, ben 600 dedim, 650'ye anlaştık. | Open Subtitles | حصلت عليها بثمن بخس جداً. لقد كنت مسرورة جداً. لأنهما أرادا 700, لكنني اقترحت 600, فإنتهى بنا المطاف على 650. |
| Bu bir sorun, bu yüzden de ilk önce basın yasağını önermiştim. | Open Subtitles | انها مشكلة، ولهذا السبب اقترحت تعتيم الصحافة في المقام الأول. |
| Kardeşim James önerdiğim gibi ülkenin tahıl rezervlerini yeniledi mi? | Open Subtitles | هل قام اخي جيمس بتخصيص احتياطي الحبوب للبلاد كما اقترحت |
| Burası nispet oranında vergi almayı öneren bir eyalet. | Open Subtitles | الولايه اقترحت نسبه من الضرائب للرياضيين المحترفين |
| Sen de işbirliğini çok çabuk önerdin. Senin kazık atmayacağını ben nereden bileyim? | Open Subtitles | لقد اقترحت بسرعة كيف لي أن أعلم بأنك لا تحاول خداعي |
| Üçüncü birasını içerken, susuz kalmaması için biraz su içmesini söyledim. | Open Subtitles | لكن مع جعتها الثالثة، اقترحت أن تتناول بعض الماء لتبقى رطبة. |
| Çünkü bu seni tanıdığımdan beri oynamayı önerdiğin para ya da çıplaklık içermeyen ilk oyun. | Open Subtitles | لأن هذه المرة الأولى منذ ان عرفتك انت اقترحت نلعب لعبة لاتتضمن التعرية او المال |
| Bunu önerdiğimde bir rahip gönderdim yüzünü duvara döndü ve bana aptal dedi. | Open Subtitles | وعندما اقترحت أن أرسل في طلب الكاهن أدار وجهه للحائط ودعاني بالحقير |
| Bana yemek ve film gecesi önerdiğinde bunun 3.99$'lık çizburger ve polis telsizi dinlemek olduğunu söyleseydin sorun olmazdı. | Open Subtitles | كما تعرف، حين اقترحت أن نتعشى ونشاهد فيلم السهرة معاً، لم أفكر بالطلب رقم 2 مع الجبن والاستماع لموجة الشرطة. |
| Eski bakıcım bunu önermişti ama annem çok kızdı ve olmaz dedi. | Open Subtitles | مربيتي القديمة اقترحت ذلك لكن أمي غضبت و رفضت |