| İyi. Devam et ve bu dondurmayı bitirene dek bu şekilde konuş. | Open Subtitles | حسناً ، تحدث بهذه الطريقة فقط حتى ننتهي من تناول الآيس كريم |
| Bu dondurmanın tadı b.k gibi bu arada. | Open Subtitles | بالمناسبة ، هذا الآيس كريم طعمه كالفضلات |
| Belki gelecek sefere, onun sikini yalarsın ve bize de dondurmalı kek alırsın. | Open Subtitles | ربما في المره المقبله تستطيعي لعق عضوه لتحصلي لنا على كعكة الآيس كريم |
| Çok güzel bir ahşap kamyondu. Ahşaptan yapılmış dondurmacı arabası gibiydi. | Open Subtitles | كانت عبارة عن شاحنة خشبية، كسيارة الآيس كريم لكن مصنوعة من خشب. |
| Benim Dondurmam biraz daha pahalıdır ama sanırım bu aile bu akşam iyi vakit geçiriyor. | Open Subtitles | الآيس كريم ربما يكون غالي قليلاً لكني اعتقد ان هذه العائلة يقضون وقت رائع |
| ABD'deki dondurmaya eşdeğer bir şey ve gerçekten çok tutuluyor. | Open Subtitles | إنها ضربة كبيرة حقاً، إنها معادلة من الآيس كريم في الولايات المتحدة. |
| Sizi hiç bu kadar çok miktarda dondurma alırken, böyle üzgün görmemiştim. | Open Subtitles | لم أرك يوماً بهذا الحزن وأنت تشتري كمية كبيرة من الآيس كريم |
| İnsanlar yeni şarkınızı beğenecek mi veya hangi dondurmayı alacağınızı da sorabilirsiniz. | TED | أو قد تساله إذا ما كان الناس سيحبون أُغنيتك التالية، او نكهتك التالية من الآيس كريم. |
| Bakıyorum yine dondurmayı unutmuşsun. | Open Subtitles | أنا أعمل، وأجني مالاً نسيت الآيس كريم ثانيةً |
| Ama pastayı ısıtın. dondurmayı üstünde değil yanında istiyorum. | Open Subtitles | لكنّي أريد الفطيرة ساخنة وأريد الآيس كريم جانباً |
| İyi bir dondurmanın zamanı değil mi? | Open Subtitles | حان وقت الآيس كريم الجيد الآن أليس كذلك ؟ |
| Bu bizim verginin geri ödeme çeki. dondurmanın altına sıkışmış. | Open Subtitles | هذه فاتورة الضرائب لقد التصقت بقاع الآيس كريم |
| Eğer size daha da ilginç gelmesini sağlamağa çalışacaksak, efendim, ikinizin iki siyah beyaz dondurmalı sodanın keyfini çıkardığunuzu söylemem gerekiyor. | Open Subtitles | فلو كنت سأجعل الأمر أكثر اهتماماً لك قد أقول أنكما كنتما تتمتعان بكوبين من صودا الآيس كريم أسود وأبيض |
| Tutukladığın dondurmacı hap mı satıyormuş? Uyuşturucu yani? | Open Subtitles | بائع الآيس كريم الذي اعتقلتموه كان يبيع المخدرات صحيح ؟ |
| Ve iki hafta önce vanilyalı Dondurmam bitti ve karıma vurdum. | Open Subtitles | ومنذ أسبوعين نفذ الآيس كريم بالفانيليا وقمت بضرب زوجتي |
| dondurmaya bayılırım, ama işe çok geç kaldım. | Open Subtitles | أحب الآيس كريم لكنني فعلاً متأخرة عن العمل |
| Bundan tam 7 gün sonra, birlikte dondurma yemeye geldik. 22 Eylülde. | Open Subtitles | بالضبط 7 أيام بعدها جئنا هنا وتناولنا الآيس كريم يوم 22 سبتمير |
| Onu tatlı olarak üzerinde bir top dondurmayla mı istersin? | Open Subtitles | هل تودين إلتهامه كحلوى مزينة بقطعة من الآيس كريم عليه؟ |
| Sen daha yükseğe git ve dondurmanı ben yiyeyim. | Open Subtitles | حسناَ اذهب أنت أعلى وأنا أتناول الآيس كريم عنك |
| dondurmaları temizle, ben de arabayı çalıştırayım. | Open Subtitles | نظّف كلّ الآيس كريم وسأذهب لتدفئة السيارة |
| Benim de babamla birlikte mutlu göründüğüm fotoğraflar var ama aslında Chunky Monkey dondurmasını rüşvet olarak kullanırdı. | Open Subtitles | هنالك العديد من الصور التي تظهرني مبتسمة مع أبي ولكن ذلك بسبب رشوتي وحسب بأوعية من الآيس كريم |
| yoğurt denemediğin bir anı hatırlamaya çalışıyorum da bir türlü bulamıyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أحاول تذكر الوقت الذي لم تقومي بتجربة الآيس كريم |
| Tahıllı alırsanız, sıcak çikolatalı ya da Dondurmadan daha fazla kalori alırsınız. | Open Subtitles | وبإضافة الجرانولا تزيد السعرات أكثر مما هي في الآيس كريم |
| İşte Dondurmanız. | Open Subtitles | ها هي الآيس كريم |
| Bir de, burada üçüncü Dondurmamı yiyorum. | Open Subtitles | حسناَ أنا في الآيس كريم الثالث هنا وبدأت في التساؤل |