| Peşine düştüğüm en iyi insanlardan bile bazıları hapishane... -...kuşuydular. | Open Subtitles | الذي، البعض مِنْ الناسِ الأجودِ تَعقّبتُ أبداً كُنْتُ طيورَ سجنِ. |
| Dünyanın en iyi eczacılık firmaları vücut geliştirici vitaminler ve kimyaya dayalı maddeler üretiyorlar. | Open Subtitles | البعض مِنْ العالمِ الأجودِ شركات صيدلية معادن كمالِ أجسام صنعِ، فيتامينات , مواد كيمياوية كُلّ مستندة على الكيمياءِ، |
| Dünyanın en iyi eczacılık firmaları vücut geliştirici vitaminler ve kimyaya dayalı maddeler üretiyorlar. | Open Subtitles | البعض مِنْ العالمِ الأجودِ شركات صيدلية معادن كمالِ أجسام صنعِ، فيتامينات , مواد كيمياوية كُلّ مستندة على الكيمياءِ، |
| Buradaki kadın, şu ana kadar birlikte çalıştığım en iyi gazeteci. | Open Subtitles | تلك الإمرأةِ هناك. صحفي التلفزيونِ الأجودِ أنا أَبَداً عَملتُ مَع. |
| Orada Fransa'nın ...en iyi şefinden daha azı yok. | Open Subtitles | لاشيءأقل مِنْ كبيرِ الطبَّاخين الأجودِ في فرنسا. |
| Hükümet, sihrimi araştırmaları için en iyi iki ajanını gönderdi güvenli olduğunu onlara ispatlamalıyım. | Open Subtitles | الحكومة أرسلتْنا إثنان مِنْ وكلائِه الأجودِ لتَحرّي سحرِي، وأنا يَجِبُ أَنْ أُثبتَ إليهم بأنّه آمنُ. |
| Şu ana dek yapılan en iyi tabancadır. | Open Subtitles | هذه بندقيةُ العجلةِ الأجودِ حسنا أبداً. |
| Dünyanın en güzel kokusu denebilir. | Open Subtitles | الرائحةِ الأجودِ في العالمِ, |
| en iyi masamızın keyfini çıkar. | Open Subtitles | تمتّعْ بمنضدتِنا الأجودِ. |
| en iyi koleksiyonlarından biri! | Open Subtitles | إحدى مجموعاتِكِ الأجودِ! |