| Sen burada kalıp işler yolunda gitmezse, bize Sinyal vereceksin. | Open Subtitles | تبقى هنا وإذا حدث خطباً ما تُعطينا الأشارة |
| Lementeuil, Sinyal gitmeden ne yapabileceğinizi bana söyleyin. | Open Subtitles | ليمينتيل, اخبرنى قبل ان تسقط الأشارة حسنا, نعم, لا , انا افهم |
| Eğer bu Sinyal size ulaşıyorsa bunu size olan saygım ve destek çağrısı olarak kabul edin. | Open Subtitles | , إذا تستلمون هذه الأشارة أعتبروها أشارة أحترامي ونداء إلى الحرب |
| Ailesinde işaret dilini öğrenen tek kişi oymuş. | Open Subtitles | انها الوحيدة في عائلتها التي تكبدت العناء لتعلم لغة الأشارة. |
| Suçlu olmadığımı düşündüğüne dair bir işaret mi verdi? | Open Subtitles | وأنت حصلت على هذه الأشارة التي تَميل إلى أني غير مذنب؟ |
| Bilgisayar sinyali tanımıyor Bir GDO sinyali değil. | Open Subtitles | الحاسب لا يستطيع تحديد الأشارة هذا ليس إرسال جيد |
| Bu sinyali ilk makine görünmeden önce kaydettim. | Open Subtitles | لقد سجلت الأشارة التى اتت قبل ظهوراولماكينة. |
| Sanırım nasıl oluyorsa Sinyal güçlendikçe biz de gittikçe yaklaşıyoruz. | Open Subtitles | أعتقد إلي حد ما, إذا الأشارة تزداد قوة فأننا نقترب أكثر. |
| Ne olduğunu kestirmek zor. Sinyal dalgalanıp duruyor. | Open Subtitles | من الصعب المعرفة, الأشارة تستمر في التذبذب |
| - Sinyal az önce yok oldu! | Open Subtitles | أختفت الأشارة للتو لابد أنهُ أوقف عن العمل |
| Çanağı hazırlıyor uyduya Sinyal gönderebilmek için. | Open Subtitles | أنه يستعد لأرسال الأشارة الى القمر |
| Sinyal buradan yukarıya doğru hücre gövdesine geliyor ve sonra bir şekilde beyindeki diğer tüm nöronlarla bağlantı halinde olan binlerce akson ve dendritle dağıtılıyor. | Open Subtitles | الأشارة تأتي هنا لجسم الخلية ثم تتوزع عن طريق آلاف المحاور و التفرعات الشجيرية و التي تربط جميع العصبونات الأخري في الدماغ |
| Tamam, Sinyal onları direk bize getirecek. | Open Subtitles | هذه الأشارة ستقودهم مباشرةً لنا. |
| İşaret dilini öğrenmeye başladığımdan beri biz duyan insanların, çok fazla kelime kullandığını anladım. | Open Subtitles | أتعلمين ، بما أنه الان أتعلم لغة الأشارة أجد بأننا نحنُ ألاشخاص المستمعون نستخدمُ كلماتُ كثيرةُ جداً |
| Konuşma dersi alıyorum diye, işaret dilini bırakacak değilim. Bu senin dilin. | Open Subtitles | أنا لن أتوقف عن أستخدام الأشارة لأنني أخذتٌ صف نطقٌ واحد |
| Merkez, Bravo 2 ne olursa olsun ateş etmemi işaret ediyor. | Open Subtitles | صفر برافو 2 اعطانا الأشارة لأطلاق النار على أي حال |
| Kulağıma dokunduğumda işaret vermiş olacağım, tamam mı? | Open Subtitles | اوكي ، عندما ألمس أذني هذه هي الأشارة ، حسنا؟ |
| - Şehre doğru gidiyor. Uzaklaşmasına izin verme. O sinyali bana geri yansıtman gerek. | Open Subtitles | ولا تجعلهم يهربون منك فينبغى أن نحدد مصدر تلك الأشارة ولو فقدناها الأن ربما |
| Kate ve Sayid Fransızca sinyali yakalamaya çalışıyorlar. | Open Subtitles | لأن سيد و كايت يحاولوا حصر مكان الأشارة الفرنسية |
| Teknik ekip, adamın engellediği sinyali takip etti. | Open Subtitles | شركة التعقب قد تعقبت الأشارة التي يسجل منها |
| Ama bu yüzük her şeyin tersine döneceğinin işareti gibi. | Open Subtitles | ولكن هذا الخاتم بمثابة الأشارة كل شىء تغير |
| Marty, şunu dinle. O sinyalin geldiği yeri buldum. | Open Subtitles | أستمع يا مارتي لقد احتجزت نمط هذه الأشارة لكى أقوم بتنقيتها |