| Kozmik ufkun ötesinde ne bulunduğunu ve yaşamın nasıl başladığını bilmek istiyorum. | Open Subtitles | أريدُ أن أعرف ماهو قابعٌ خلف الأفق الكوني؟ و كيف بدأت الحياة؟ |
| Yer çekimi o kadar güçlüdür ki hep karanlığın içinde ufkun ötesinde gizlidir. | Open Subtitles | الجاذبية قوية جداً بحيث إنها تختفي دوماً في الظلام إلى ما وراء الأفق. |
| Buraya, çok güzel bir şekilde tasvir ettiğin ufku görmeye geldim. | Open Subtitles | لذا خرجت إلى هنا أحاول رؤية الأفق الذي وصفته لي ببراعة |
| Yere yakın bir dizi göze ufuk sonsuza dek gidiyormuş gibi hissettirir. | TED | من مجموعة من العيون بالقرب من الأرض، يبدو الأفق وكأنه مد البصر. |
| ufuktan daha ilgi çekici olan çok az sey vardır -- tabii birkaç tane ufuk dışında. | TED | هناك بعض الأشياء تكون أكثر روعة من الأفق عدا الآفاق المتعددة و |
| Dünyanın tüm teleskopları birbirine bağlayarak, "Event Horizon Teleskop"u olarak adlandırılan uluslararası işbirliği kara deliğin ufuk sınırının büyüklüğünü çözebilecek yapıda dünya büyüklüğünde sanal teleskop yaratabiliyor. | TED | وبإيصال تليسكوبات من جميع أنحاء العالم، فإن تعاون دولي يسمى تليسكوب أحداث الأفق يعمل على إيجاد تليسكوب يدار بالكمبيوتر بحجم الأرض، قادر على تحليل تركيبة حدث بحجم أفق الثقب الأسود. |
| Nereden geldiğimiz bu ufkun ötesinde yatıyor ve biz bunu göremiyoruz | TED | لا نعلم شيئًا فيما وراء هذا الأفق عن المكان الذي أتينا منه. |
| ufkun sadece bir santim üzerinde duruyor. | Open Subtitles | هل تراها معلقة هناك كنصف بوصة فوق الأفق ؟ |
| Benson'ın evinin diğer ufkun ucunda olduğu bir gerçekti. | Open Subtitles | أنها كانت حقيقة أن في بيت هينسون حيث يمتد الأفق مرة أخرى. |
| Kristal gibi açık gökyüzüyle, ufkun üzerindeki güzel bulutlarıyla, gür çimenleriyle, ve alabildiğine yükselen tropik ağaçlarıyla orası için sadece "Rüyalar Ülkesi" diyebilirim. | Open Subtitles | مع سماء صافية كالكريستال و سحب جميلة فى الأفق و العشب الأخضر الزاهى |
| Hala ufkun ötesindeydi... ...ama gökyüzünde şimşek vardı. | Open Subtitles | لاتزال وراء الأفق كان هُناك برق في السماء |
| Oradan, ufkun ötesinden. Gün batımını geçince. | Open Subtitles | من مكان أبعد من الأفق فيما وراء أشعة الشمس |
| Çünkü içerden biri olmak kolayca ufku daraltmak anlamına gelebilir, uzmanlık alanınızın ihtimallerini kolayca kabul etmek anlamına gelebilir. | TED | لأنه كونك من الداخل وغير غريب يمكن بسهولة أن يعني ذلك تدمير الأفق ويعني بسهولة قبول افتراضات الواقع |
| Bu, uçaklarda en sevdiğim oyundur: uçaktasınızdır ve pencereden dışarı bakarsınız, ufku görürsünüz. | TED | وهذه لعبتي المفضلة في الطائرات: عندما تكونون في طائرة وتنظرون إلى الخارج عبر النافذة ، ترون الأفق. |
| Günbatımından hemen sonra, ufuk çizgisinin batısında Merkür ve Jüpiter görülebilir. | Open Subtitles | يمكن مشاهدة عطارد والمشتري فى الأفق الجنوب غربي بعد غروب الشمس |
| Evimden hatırladığım tek şey ufuktan ufka uzanan bir çim okyanusu. | Open Subtitles | ماذا أتذكّر البيت محيطات العشب من الأفق إلى الأفق أكثر من مكان تستطيعين الجرى فية |
| Onunla Horizon Bar'da buluşmanızı istedi. | Open Subtitles | قال أنه سيقابلك في قاعة الأفق. |
| Güneş ufka doğru battığında ve yaratıklar gece uçusuna çıktığında buraya dön. | Open Subtitles | عد إلى هذه البقعه عندما تسطع الشمس في الأفق وترحل مخلوقات الليل |
| Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var. | TED | الآلات تصبح أسرع، وأقل كلفة، وهناك بعض التطورات التكنولوجية الواعدة فقط في الأفق. |
| Bu adamlar kaba, küstah, dar kafalı ve birinci sınıf ahmaklardı. | Open Subtitles | كان هؤلاء الرجال وقحين ومتغطرسين ضيقين الأفق , وفظين درجة أولى |
| Cehennemde yan seni kıt beyinli yırtık götlü fahişe. | Open Subtitles | إحترقي في الجحيم أنت كلبة رخيصة ضيّقة الأفق. |
| Qinglong'a de ki bu kumlukların ufkunda beni bir daha görürsen lütfen sevinme. | Open Subtitles | "اخبري " تشينغلونغ إذا كنت ترى هذا الأفق الرمليّ مرةً آخرى لا تفرح |
| Ayrıca binaların silueti; kendi böcekleri, bitkileri ve hayvanları hatta kendi havaları ile özgün, kentsel yaşam alanlarıdır. | TED | بالإضافة أن الأفق تمثل مساكن حضرية مميزة بدرجة كبيرة بما تحتويه من حشرات ونباتات وحيوانات، وحتى الطقس الخاص بها. |
| İleride alçak bir dalga şeklinde görebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنكم رؤية منسوب منخفض من الزبد بمحاذاة الأفق تماماً |
| Manhattan'ın tamamını ufuktaki boşluğa sığdırabilirsiniz. | TED | والتي يمكن احتواء مجمل مانهاتن في تلك الفجوة الموجودة في الأفق. |