| Bu sırada Tobias'da yerel bir reklâm için görüşme ayarladı. | Open Subtitles | فى هذه الاثناء , توبايس تتدبر تجربة اداء لاعلان محلى |
| Bu sırada, Marshall da iş yerinde mücadelesine devam ediyordu. | Open Subtitles | في هذه الاثناء ، لا يزال مارشال يكافح في العمل. |
| Bu sırada, Maggie başa çıkması gereken çok şeyi olduğunun farkına vardı. | Open Subtitles | في هذه الاثناء , ماقي أدركت ان هنالك الكثير من الاساسيات لتغطيها |
| Bu sırada New York'ta kimse Carl Norden'e icat ettiği bombalama vizörünün Hiroşima'da kullanıldığını söylemedi. | TED | في تلك الاثناء في نيويورك لم يخبر احد كارل نوردن ان موجه القنابل خاصته تم استخدامه لقصف هوريشيما |
| Bu sırada, eski kentte bulunan... | Open Subtitles | فى هذه الاثناء تم استدعئى الى مكتب مدير المحطة |
| Bu sırada, burada yazılanları okuyamayanlar için söylüyorum: Beyond Our Ken. | Open Subtitles | في هذه الاثناء لهؤلاء الذين لا يستطيعون القراءة هذا نوع آخر من برامج الراديو الذي يفوق معرفتنا |
| Bu sırada, altıncı Kincho'nun yokluğunda Tama'daki rakunlar bu kötü duruma bir çözüm bulmak üzere toplandılar. | Open Subtitles | في هذه الاثناء , مع غياب كينشو السادس الراكون بتاما اجتمعوا لكي يجدوا حلا لهذه المأساة |
| Bu sırada, size herhangi bir ödeme yapamayız. | Open Subtitles | في هذه الاثناء لا نستطيع ان ندفع لك اي عوائد |
| Michael'ın oğlu da, o sırada, ilk prova için kuzeniyle beraber bekliyordu. | Open Subtitles | ابن مايكل فى هذه الاثناء ينتظر مع ابنة خالته فى انتظار البروفه الاولى |
| Aynı sırada Lindsay, Michael'a verdiği sözü tutmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | فى هذه الاثناء ليندسى استعدت للوفاء بوعدها لمايكل |
| Bu sırada Lucille Austero... muhtemelen daha önceden hiç gözlükleri olmadan görmediği için... | Open Subtitles | لوسيل اوستيريو فى هذه الاثناء ربما لانها لم تراه ابدا بدون نظاره |
| Bu sırada Buster koridorda bekliyordu. | Open Subtitles | فى هذه الاثناء باستر كان منتظر فى المدخل |
| Michael o sırada babasının yat partisi hakkında konuşmayı umut ederek abisi Gob'la buluşuyordu. | Open Subtitles | موز مايكل فى هذه الاثناء كان فى لقاء مع شقيقه جوب |
| Bu sırada Michael hala annesinin hizmetçisini takip ediyordu. | Open Subtitles | فى هذه الاثناء, مايكل كان مستمر فى اتباع مدبرة منزل والدته |
| O sırada Michael annesinden acil bir telefon aldı. | Open Subtitles | فى هذه الاثناء مايكل تلقى اتصال عاجل من والدته |
| Bu sırada bizi bekleyen buzda şarap şişeleri yedi çeşitli ziyafet, kemanlar, tam bir manzara vardı. | Open Subtitles | في هذه الاثناء, كانت تنتظرنا زجاجة شمبانيا دوم مثلجة, ووليمة من 7 أطباق, وعزف كمان, كل الهليلة |
| O sırada seni 2. ameliyathaneye alacağız. | Open Subtitles | في تلك الاثناء سآخذ طفلكِ إلى غرفة العمليات 2 |
| Ve bu sırada, tercüme neydi? | Open Subtitles | وفي هذه الاثناء, ماذا كانت الترجمة للنص ؟ |
| O sırada ben iHop'ta yumurta giyinmiş ve bir tavuk ile beraber krep yiyordum. | Open Subtitles | في هذه الاثناء كنت في مطعم آي هوب مرتديا زي بيضة اتناول البانكيك مع الرجل الدجاجة |
| Bu sırada, bizimkiler de parmaklarını başka şeyler için kullanıyorlardı. | Open Subtitles | في هذه الاثناء كان أبناؤنا منشغلون بإستخدام إبهامهم في أشياء أخرى |