| Korkunç, berbat, utanç verici -- teşekkürler, bunlar harika yanıtlar, ama bunlar başka bir sorunun cevapları. | TED | مسيء .. محبط .. محرج شكراً .. هذه هي الاجابات الصحيحة ولكن هذه الاجابة على سؤالٍ آخر |
| Oh, oyun oynuyoruz. Ben soruyorum. O tüm cevapları biliyor. | Open Subtitles | نحن نلعب لعبة ,انا اسأل أسئلة و هى تعرف كل الاجابات |
| Birisinin, ankete psikopatik cevaplar verenleri seçtiğini ve bu katılımcıların | Open Subtitles | وأكدو بان احدهم كان يقوم بعزل الاجابات العنيفة في الاستطلاع |
| Sırf cevaplar sana ağır geliyor diye onlara yalan diyemezsin. | Open Subtitles | لمجرد أنك لا تستطيع تحمل الاجابات هذا لا يجعلها أكاذيب |
| Grant'in de söyleyecegi gibi "Bir sürü cevap, hepsi mantikli." | Open Subtitles | كم كان سيقول جرانت كثير من الاجابات , وكلهم معقولين |
| Hiç şüphesiz, bizi plan hakkında bazı cevaplara götürecek ve belki üstlerine. | Open Subtitles | بدون شك سوف يقودنا الى بعض الاجابات عن المؤامرة وربما عن رؤسائه |
| cevapları bulacak tek kişi psikiyatristi olacaktır. | Open Subtitles | اذا حصل احدكم علي الاجابات فسأكون أنا الطبيب النفسي |
| Dante'ye vereceği tüm cevapları alıp gitmek istediğini söyle. | Open Subtitles | قل لدانتى انك تريد ان تخرج بالعديد من الاجابات التى يستطيع اعطائها لك |
| İnanmak istemezsin ve cevapları başka yerlerde ararsın, ama... | Open Subtitles | لا تعترف بهذا لذا تنتظر الاجابات في أماكن أخري ولكن |
| İnanmak istemezsin ve cevapları başka yerlerde ararsın, ama... | Open Subtitles | لا تعترف بهذا لذا تنتظر الاجابات في أماكن أخري ولكن |
| Gerçeği bilmek istiyordum. Ama cevapları öğrenmekten çok korkuyordum. | Open Subtitles | أردت أن أعرف الحقيقه ولكنى كنت خائفه من معرفة الاجابات |
| Eğer bütün cevaplar evet ise, Kazandım gibi hissediyorum. | TED | ان كانت كل الاجابات نعم .. فسوف اشعر أنني انتصرت في ذلك اليوم |
| Quinn, burnundan soluyor. Net cevaplar istiyor. | Open Subtitles | كوين هو رجل عسكرى من مؤخرته الى راسه هو يحب الاجابات الواضحه |
| Bak, eğer hayvan gibi avlanırsak bu cevaplar hiçbir şey ifade etmez. | Open Subtitles | انظر ، هذه الاجابات لا يعني شيئا إذا نحن سأنفعل تكون ملاحقة مثل الحيوانات. |
| Çok fazla cevap görüyorum. Bu üniversitelerde yaptıklarımdan çok daha hızlı. | TED | أنا أرى الكثير من الاجابات. هذا أسرع بكثير حين طرحت السؤال في الجامعات. |
| Bu sana verebileceğim tek cevap, Clara. | Open Subtitles | انها النوع الوحيد من الاجابات التي استطيع اعطائك اياها يا كلارا |
| cevap arayacağımıza neden soruları boşvermiyoruz? | Open Subtitles | بدلاً من اختيار الاجابات لمَ لا ندع الاسئلة تمضي؟ |
| Şimdi, cevaplara ihtiyacım var ve hiç vaktim yok. | Open Subtitles | أنا الآن احتاج بعض الاجابات و ليس لدي وقت. |
| Benim için şifresini çözmeye çalışıyor. Umarım içerisinde birşeylerin cevabı vardır. | Open Subtitles | فهي تحاول معرفة الرقم السري للقفل من اجلي اتمني أن تكون هناك بعض الاجابات |
| - Bir iki sorum olacak. Eğer cevaplarını beğenmezsem, pencereden aşağıya gidersin. | Open Subtitles | ولو لو تعجبني الاجابات سالقي بك من النافذة |
| Aradığı cevapların tümünü bu ambarda bulacağına tüm kalbiyle inanmıştı. | Open Subtitles | وامن من كل قلبه ان بداخل هذا الهاتش سيجد الاجابات |
| Hayır efendim, tüm yanıtları tıkır tıkır vereceksin. | Open Subtitles | لا يا سيدي يجب عليك ان تطقطق بهذه الاجابات |
| Gerçek şu ki, insan aklı çoğu sorumuzun cevabını anlayamayacak kadar ilkel. | Open Subtitles | الحقيقة أن عقل الانسان بدائى جدا ليفهم الاجابات على معظم أسئلتنا |
| Keşke verecek cevaplarım olsa. | Open Subtitles | اتمنى لو املك الاجابات على تساؤلاتك |