| Şimdi dahi Yakınsama çizgileri Yerküre'nin diğer ucuna çekiliyor. | Open Subtitles | خطوط التقارب مسحوبة في جميع أنحاء الأرض . حتى الان |
| Yakınsama teorisine göre, kalabalık agresif davranıyorsa, bu insanların zihniyetleri yüzündendir. | Open Subtitles | حسناً , نظرية التقارب تقول أنم الحشد يتصرف بعدوانية، لأنأناسالحشديملونفكرياًلذلك. |
| Bunun olacağını biliyordun. Yine de, Yakınsama teorimi sana açtığımda hiç manası yokmuş gibi, kaale almamıştın. | Open Subtitles | لقد علمت بأن هذا سيحدث، ورغم ذلك حينما أخبرتك بشان نظريتي عن التقارب.. |
| Bak anne, Ryan ile aramda bir yakınlık oluşturmaya çalışıyorum, böylece öğrenirse de onu daha iyi bir aileye kaptırmayız. | Open Subtitles | انظري, امي.. انا احاول ان اصنع الشعور التقارب بيني وبين رايان |
| yakınlık ve değerlik elektronlarıyla. | Open Subtitles | -بنزين- ؟ التقارب و الإلكترونات المكافئة |
| Ve o günlere doğru, düşmanlığı doğuran bu ayrımcılık, yerini sevgiyi ve kardeşliği besleyecek yakınlığa bırakırken, Afrika'nın, Steve Biko'nun da el üstünde tuttuğu şarkısını hep beraber söyleyelim. | Open Subtitles | ...وحتى هذا اليوم عندما يُخلق العِّداء من العزل يصبح التقارب الذي يمنح |
| Yakınlığı ve soru işaretlerini sevmem. | Open Subtitles | أترين, لا يعجبني هذا التقارب ولا تعجبني علامات الاستفهام |
| Yakınsama yedi dakika içinde tam etkili olacak. | Open Subtitles | سيكون التقارب في تأثيره الكامل بعد سبع دقائق |
| Harmonik Yakınsama'ya haftalar kaldı. | Open Subtitles | التقارب التناغمي على بعد بضعة أسابيع فقط |
| Yakınsama güçleri patladı. | TED | وبذلك وصل التقارب إلى أعلى المستويات. |
| Harmonik Yakınsama geldiğinde seni sonsuza dek yok edeceğim. | Open Subtitles | "عندما يحين "التقارب التناغمي سأقضي عليك للأبد |
| Ne de olsa bu benim ilk Harmonik Yakınsama'm. | Open Subtitles | على كل حال "هذه معركتي الأولى في "التقارب التناغمي |
| Harmonik Yakınsama başlamak üzere. | Open Subtitles | التقارب التناغمي على وشك البدء |
| - At enlemleri. - Dönenceler arası Yakınsama vektörü. | Open Subtitles | منطقة التقارب المداري |
| yakınlık, yanındakilerin yoldan çıkmamasını sağlamak. | Open Subtitles | التقارب... الطريقة التي تتّبعون بها بعضكم. |
| Zamanlama önemli. yakınlık önemli. | TED | التوقيت مهم. التقارب مهم. |
| Demek bu yakın zamanda olan bir yakınlık. | Open Subtitles | لذلك هذا ... هذا هو التقارب الاخير |
| Biliyorsun işte. Aranızdaki Yakınlığı gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت التقارب بينكما لقد كان هذا دائماً هناك |
| Buraya gelmemin en büyük sebebi onunla bağlantı kurmak. | Open Subtitles | السبب الرئيسي لقدومي إلى هنا هو التقارب هل هذا أمر غريب ؟ |