| Evet, vücudumu hamilelik için sağlıklı ve daha az füme et yemeye hazırlıyorum. | Open Subtitles | نعم, سأجعل جسدي يستعد للحمل بتناول الطعام الصحي و التقليل من اللحم المدخن. |
| Ara sıra birini vurmak için daha az ot içmelisin, Ord. | Open Subtitles | عليك التقليل من الحشيش الذي تدخنه إذا أردت أن يتحسن تصويبك |
| Bu adamları küçümsemek kolaya kaçmak olur ama aslında, | Open Subtitles | سيكون من السهل التقليل من شأن هذين الشابين |
| Bu kızların hiç de akıllı hareket etmediklerini söyleyerek onlarla kazandığınız başarıları küçümsemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أود التقليل من إنجازاتك العظيمة مع الفتيات عندما اقول بأن لديهم نقص في التكافئ |
| Nüfuzum bizim bu ayaltı dünyamızda çok yetersiz kaldığından hayal kırıklığına uğratabileceğim kişi sayısını sınırlı tutmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | لأن نفوذي ضئيل جداً في عالمنا هذا أحاول التقليل من الأشخاص الذين أخيب أملهم |
| Saygısızlık etmek istemem ama CEO olmak benim işim değil. | Open Subtitles | لا أقصد التقليل من احترامك لكني لستُ مهتمّا بهذا المنصب |
| Ne yazık ki günümüzde gelenekleri küçümseme bir moda halini aldı. | Open Subtitles | إنه لأمر محزن للغاية، ولكن اليوم هو اليوم المألوف. إلى التقليل من شأن التقاليد. |
| Hâl böyle iken işte buradayım, onlarla savaşıp kendimi küçültmeye mecbur bırakılıyorum. | Open Subtitles | ومع ذلك، ها أنا هنا مضطر إلى التقليل من شأني لأتعارك معهم |
| Kendini küçümsemeyi, tatlım. Bu bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | التقليل من قدركِ يا عزيزتي ، تلك آلية الدفاع |
| Ve bilmeni isterim ki mesajını aldım daha az Boggle ve daha çok Bingo istiyorsun. | Open Subtitles | وأريدك أن تعلم من أني استلمت رسالتك فانت تريد التقليل من لعبت بوجول والإكثار من لعبة البينجو |
| Sayın Bakan, konuyu daha az gerilimli bir ortamda yeniden görüşmemizi ister misiniz. | Open Subtitles | وزيرة الداخلية ، ما رأيك أن ..نعود لأجواء هذا الاجتماع من البداية و نحاول التقليل من التوتر الحاصل ؟ |
| Sıkma egzersizleri falan yapmıyorum ama, daha az çörek yemeye özen gösteriyorum. | Open Subtitles | أتهتمين بتلك المؤخرة لي؟ أنا لا أمارس تمارين القرفصاء ، أو شى من هذا القبيل ، أحاول التقليل من تناول الدوناتس |
| Çocuk bakmamı mahkemede küçümsemek vicdansızca ve son derece çizgiyi aşan bir şey. | Open Subtitles | التقليل من مشكلة رعايتي للاطفال في المحكمة أم غير مقبول وخارج عن الحدود تماماً. |
| Tüm bunları küçümsemek istemem ama şu anda yanlış adamın üzerinde yoğunlaşıyorsunuz. | Open Subtitles | بينما لا أحاول التقليل من أي من هذا ولكنكم تركزون على الرجل الخطأ الآن |
| Çocuk bakmamı mahkemede küçümsemek vicdansızca ve son derece çizgiyi aşan bir şey. | Open Subtitles | التقليل من مشكلة رعايتي للاطفال في المحكمة أم غير مقبول وخارج عن الحدود تماماً. |
| Nüfuzum bizim bu ayaltı dünyamızda çok yetersiz kaldığından hayal kırıklığına uğratabileceğim kişi sayısını sınırlı tutmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | لأن نفوذي ضئيل جداً في عالمنا هذا أحاول التقليل من الأشخاص الذين أخيب أملهم |
| Senin bu alete saygısızlık yapmak istemem... ..ama bu çok ağır. | Open Subtitles | آرون, لا أقصد التقليل من إحترامك و لكن هذه الأشياء كبيرة وثقيلة |
| Ama bunun ne kadar büyük bir şans olduğunu küçümseme sakın. | Open Subtitles | ولكن لا يتوجب عليك حقاً التقليل من قدر التغيير، الذي طرأ عليكِ |
| Sakin ol doktor. Tedavinin önemini küçültmeye çalışmıyoruz. | Open Subtitles | الآن ، أيها الطبيب ، إننا لا نحاول التقليل من شأن العلاج |
| Onu küçümsemeyi keser misin? | Open Subtitles | هلا توقفت عن التقليل من شأنها؟ |