| O günlerde çoğu programcı envanter sistemleri, maaş bordrosu, fatura ödeme sistemleri gibi ana bilgisayarlar üzerine çalışıyordu. | TED | أغلب المبرمجين هذه الأيام عملوا على حواسيب مركزيّة، لبناء أشياء مثل أنظمة الجرد وأنظمة المرتبات وأنظمة دفع الفواتير. |
| Etkili bir envanter yönetimi ve bilgisayar sistemine geçiş yük kapasitemizi yüzde beşle yüzde yirmi arasında arttıracak. | Open Subtitles | إدارة الجرد الفعّـالة من خلال النظـام المُحـاسبي ستزيد حمولة العـاملين بـ 5 إلى 20 في المـائة |
| Etkin envanter yönetimi, yük faktörümüzü %5 ila 20 arttıracaktır. | Open Subtitles | إدارة الجرد الفعّـالة من خلال النظـام المُحـاسبي ستزيد حمولة العـاملين بـ 5 إلى 20 في المـائة |
| Salı gecesi gelemem. O, sayım gecesi. Kalmak zorundayım. | Open Subtitles | لا أستطيع الذهاب مساء الثلاثاء إنها ليلة الجرد, إنها إجبارية |
| İstediğim Envanteri çıkarmak için yeterince zamanın oldu. | Open Subtitles | كان لديك الوقت الكافي لعمل الجرد الذي طلبته منك |
| Envanterin dediğine göre elimizde 10.000 postadan 7.200 var. | Open Subtitles | لو جلستُ هنا وإستمعتُ إليك الجرد يظهر أنه لدينا 7200 من أصل 1000 جولة |
| Ve bana yardım etmek istiyorsan, onunla birlikte envanter sayımı yapabilirsin. | Open Subtitles | وتستطيعين مساعدتي عن طريق العمل في الجرد معها |
| Söyle bakalım Bay Başkan, aşamalı envanter planı nedir ha? | Open Subtitles | قل لي شيئا ، يا سيد نائب الرئيس ما هي خطة الجرد في التخرج ؟ |
| envanter sistemlerini birleştirmek kâğıt için faydalı olabilir ama yazıcılar ve kâğıtlar farklı şekilde taşınır. | Open Subtitles | دمج أنظمة الجرد قد تكون منطقية على الورق لكن شحن الطابعات والورق بشكل مختلف |
| Bunlar büyük global şirketler ya da askeriye tarafından envanter takibi yapmak için kullanılır. | Open Subtitles | هم مستعلمون لتتبع الجرد غالبا , بواسطة الشركات العالمية الكبيرة وبجيش واحد |
| Savunma Lojistik Dairesi'nde envanter Yönetimi'nde çalışıyor. | Open Subtitles | يعمل في إدارة الجرد في وكالة الدفاع اللوجستية. |
| Şu anda söylemek zor, ama bir envanter hazırlamaya çalışıyoruz. | Open Subtitles | صعب التحديد في هذه النقطة لكننا نقوم بأفضل جهودنا في الجرد |
| envanter listesini aldılar ve bütün sandıklar aynı görünüyor. | Open Subtitles | لقد اخدوا قائمة الجرد وكل الصناديق تبدوا مثل بعضها |
| Bizim için idare ettiği envanter, kendi mal varlığıyla karışmış. Bizim için idare ettiği envanter, kendi mal varlığıyla karışmış. | Open Subtitles | بعض القيام بعملية الجرد في الشركة أكتشفنا أنها قامت بخلط بعض ممتلكات الشركة بأمورها الخاصة |
| envanter bölümünde küçük bir sorun çıktı. Hallettim. | Open Subtitles | صادفتنا أزمة صغيرة بمكتب الجرد وقد تمّ حلها |
| Tanner orada hiç polis olmayacağını söylüyor... çünkü henüz sayım yapmağa başlamadılar. | Open Subtitles | قال " تانر " أنه لن يكون هناك شرطة لأنهم لم يبدؤوا بإحصائيات الجرد بعد |
| Envanteri karşılaştırdım. Epey eksik var. Çoğu kitap. | Open Subtitles | لقد فحصت قائمة الجرد فوجدت بأن هناك أشياء مفقودة علي الأرجح كتب |
| Bu Envanterin içeriğini de bilmiyorsunuz? | Open Subtitles | ولا طبيعة الجرد ؟ |
| Bunu yapamazlar. El konmuş mallar kasasının döküm kayıtları yıllar önce kayboldu. | Open Subtitles | في الحقيّقة، لا يسعهم عمل ذلك عمليات الجرد لسجلات خزانة الثروة مفقود مذ سنين |
| stokları iyi değil ama kabul. | Open Subtitles | ليس لديهم حتى قائمة الجرد و لكن لا بأس |
| Bu heykel buraya nasıl gelmiş acaba? Orijinal envanterde kayıtlı değildi. | Open Subtitles | أتسائل كيف أصبح هذا التمثال هنا هي ما كانتش في محضر الجرد الأصلي |
| Sizler güvenlik birimine başvurup kayıpların listesini isteyinceye kadar o çantanın kaybolduğundan haberim bile yoktu. | Open Subtitles | لم يكن لدي فكرة أن الحقيبة سرقة حتى إتصلتم بالأمن تطلبون الجرد |