| Başkasını yargılayamam ama Dae Woong için endişeleniyorum. | Open Subtitles | على الرغم من أنني لا أستطيع الحكم على الأشخاص ولكن لأنني قلقة على داي وونغ سوف أخبركِ |
| Sen insanoğlundan birini yalnızca bir konuyu göz önüne alarak yargılamak istiyorsun. | Open Subtitles | انت تريد الحكم على انسان استناداً فقط على ميزه خارجية واحدة ؟ |
| Ama yargılamayı yargılamak için çok mu erken davranıyorduk? | Open Subtitles | ، إصدار الأحكام أمر كريه ولكن هل نحن نتسرّع في الحكم على الحكم؟ |
| - Bilmem. Ben insan sarrafıyımdır. | Open Subtitles | لا أعلم، أنا بارعة في الحكم على الأشخاص. |
| Tanımadığım bir adam hakkında hüküm verecek kadar cüretkar davranmam. | Open Subtitles | لن أخاطر بتوجيه الحكم على رجل ا أعرفه |
| Tüm ayrıntıları öğreninceye kadar kimseyi yargılayamayız. | Open Subtitles | ومن الصعب الحكم على ذلك حتى نعرف كل التفاصيل |
| Asıl mesele şu; acele karar verip hata yapma. | Open Subtitles | ما أقصده، هو بأنّه عليك بألاّ تقترف خطأ الحكم على الأشخاص بسرعة |
| Kendimde övündüğüm bir şey varsa, Cafer, o da kusursuz bir insan sarrafı oluşumdur. | Open Subtitles | شئ واحد أنا أتباهى به على جعفر أنا خبير ممتاز فى الحكم على الشخصيه |
| Lacey, berbat bir insan sarrafısın ve bu sana yardımcı olmayacak. | Open Subtitles | ليسي، أنت سيئة في الحكم على الشخصيات وهذا لن يساعدك في البحث |
| Almak zorunda olduğun kararları yargılayamam. | Open Subtitles | لا يمكنني الحكم على القرارات التي أجبرتِ على إتخاذها |
| Ağabeyimin eş seçimini yargılayamam ister fahişe, ister azize olabilir. | Open Subtitles | لا أستطيع الحكم على خيار أخي لزوجته. سواء كانت عاهرة أو قديسة |
| -Bu grubun amacı birbirimizi dinlemek, yargılamak değil. | Open Subtitles | تذكروا أن الهدف من المجموعة هو السماع وليس الحكم على بعض |
| Suçluları yargılamayı üç gün önce bıraktım. | Open Subtitles | مضت 3 أيام منذ أن توقف الحكم على المجرمين |
| Bir barda çalışınca, insanları yargılamayı bırakıyorsun. | Open Subtitles | تعلمين,العمل في الحانة يوفقك عن الحكم على الناس |
| - Bilmem. Ben insan sarrafıyımdır. | Open Subtitles | لا أعلم، أنا بارعة في الحكم على الأشخاص. |
| ıyi bir insan sarrafıyımdır. | Open Subtitles | - وهو؟ أنا بارع في الحكم على الشخصيات |
| Yalnızca Tanrımız kalbin hakkında hüküm verebilir. | Open Subtitles | فقط إلهنا يمكنه الحكم على قلبك. |
| En yakınındaki kişi hakkında hüküm vermek en zorudur. | Open Subtitles | يصعب الحكم على المقربون إلينا |
| Bu tür şeyleri veya onu yargılayamayız. | Open Subtitles | لا يمكننا الحكم على هذه الأشياء أو عليها |
| Bütün bir ırkı Micheal'ın deneyinin işe yaramamasıyla yargılayamayız. | Open Subtitles | لا يجوز الحكم على جنس بكامله بناء... على فشل تجربة (مايكل) |
| - Kendin karar veremiyor musun? | Open Subtitles | ألا تستطعين الحكم على ذلك بنفسك و لكن كيف أستطيع |
| Başkalarının olmayabilir ama eğer bir özelliğim varsa, o da insan sarrafı gibi olmamdır, diyebilirim. | Open Subtitles | أنا لو كنت جيداً في شيئ فأنا جيد في الحكم على شخصية الآخرين |
| Sen insan sarrafısın. | Open Subtitles | انت تجيد الحكم على الشخصيات |