ويكيبيديا

    "الذي شعرت" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • hissettiğim
        
    • yaşadığım
        
    • saygı gördüğüm
        
    • hissettiği
        
    Elbiselerimi çıkarıp üzerime çıktığında, ona karşı hissettiğim şükran çok geçmeden dehşete dönüştü. TED لكن الامتنان الذي شعرت به نحوه سرعان ما تحول إلى رعب حيث شرع في خلع ملابسي وصار فوقي.
    hissettiğim yıkımı tasvir edecek bir kelime dahi yok. TED لا توجد كلمات يمكنها أن تصف الانهيار الذي شعرت به.
    Dünyada en yakın hissettiğim insan bir anne, büyükanne, büyük büyükanneydi. TED لكن الشخص الذي شعرت بأنه الأقرب لي في العالم كان أمي، جدتي، جدتي الكبرى، جدتي الأكبر.
    Uyku, arkadaşımın oyununa katılmam neticesinde tüm gece boyu yaşadığım utancı gidermemişti. Open Subtitles النوم لم يُبدّد العار الذي شعرت به طوال المساء لأنّي شاركت صديقي في لعبته.
    - Sevilip saygı gördüğüm tek yer... Open Subtitles المكان الوحيد الذي شعرت به أراد أو احترام ...
    Beni arayan kadının hissettiği gerginlik buydu. TED هذا هو التوتر الذي شعرت به النساء اللواتي كن يتصلن بي.
    Burası güvende hissettiğim tek yer. Open Subtitles هذا هو المكان الوحيد الذي شعرت فيه بالأمان
    Sanırım buraya isimlerimizi yazarken hissettiğim.. Open Subtitles اظن اني كنت ابحث عن ذلك الالهام الذي شعرت به
    Bu ev, güvende hissettiğim ilk yer. Open Subtitles هذا المنزل هنا هو المكان الأول الذي شعرت حقًا بالآمان فيه
    Çünkü ben sorumlusu olduğumuz bu kadınlara değer verdiğini hissettiğim biri için çalışmak istiyorum. Open Subtitles لأن أود حقاً للتبليغ عن شخص ما الذي شعرت انه يعطي هراء لهذه النساء نحن من المفترض ان نهتم بهم
    Yani hissettiğim bu acı daha önce hissettiğim ya da tecrübe ettiğim hiçbir şeye benzemiyor. Open Subtitles أعني أن هذا شيء يمضي عبر أي نوع من الألم الذي شعرت به أو اختبرته أبداً
    Senden ve korkunç arkadaşlarından güvende hissettiğim tek yer. Open Subtitles هو المكان الوحيد الذي شعرت به بالأمان منك .و من أصدقائك الفظيعين
    Neden olduğum ve hissettiğim acıların dışında bu olayın sonucundan iyi bir şey çıkacağını hiç düşünmezdim ama çıktı. Open Subtitles وعلى قدر الألم الذي شعرت به وتسببت فيه لم أكن اعتقد على الإطلاق بأنه سيعود بشيء نافع منه
    Bu çöp konteynırındaki yaşadığım olayı açıklıyor. Open Subtitles حسناً، هذا يفسّر الجوّ الجليدي الذي شعرت به قمامة الهلاك.
    yaşadığım sevinci anlatamam. Open Subtitles لا يمكنني التعبير عن الفرح الذي شعرت به
    Buyüzdenbende benim olmayan diğer gerçek üstü hayata... ...dair düşünceleri aklımda çıkarmaya çalışıyorum koşmaya devam ediyorum içimde yaşadığım hayal kırıklığından kurtulmak için başka bir meta-insanın çirkin yüzünü göstermesini bekliyorum ve kaderin cilvesi sayesinde çok da beklememe gerek kalmadı. Open Subtitles وفي محاولة لإشغال عقلي عن التفكير بالحياة الغريبة التي عشتها ولم تكن حياتي استمررت في الركض منتظرًا متحولًا آخر يهددنا ليبدد الإحباط الذي شعرت به
    - Sevilip saygı gördüğüm tek yer... Open Subtitles المكان الوحيد الذي شعرت به
    Orası kendini güvende hissettiği tek yerdir. Open Subtitles إنه المكان الوحيد الذي شعرت فيه بالأمان.
    Vurulduğunda hissettiği acı veya bilincini kaybettiğinde hissettiği korku-- Open Subtitles الألم الذي أحست به عندما أصيبت الخوف الذي شعرت به وهي تفقد وعيها
    Arkadaşımın hissettiği bu öfke, yüzyıllardır doğrudan ifade edemediğimiz ya da dile getiremediğimiz kızgınlığımızı, bıkkınlığımızı ve hiddetimizi içeriyor. TED هذا الغضب الشديد الذي شعرت به صديقتي يعود لقرون من عدم مقدرتنا على التعبير عن استيائنا أو المخاطبة به مباشرةً، عن إحباطنا وغضبنا.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد