| Akşamdan kalmanın etkisi olarak, 36 saate kadar iştah kesilebilir. | Open Subtitles | دوار السكر يمكن أن يزيل الشهية لأكثر من 36 ساعة |
| Halsizlik, kusma, iştah kaybı daha ciddi bir soruna işaret edebilir. | Open Subtitles | الخمول والقيء، وفقدان الشهية يمكن أن تشير إلى سبب أكثر خطورة |
| Özellikle iştah çağrısında ne olursa olsun kundakçı en . | Open Subtitles | اياً ما تدعو الية الشهية الخاصة لمن قام بالحرق عمداً |
| Çocuklar, şekerimi bu kadar lezzetli yapan şey nedir bilmek istiyor musunuz? | Open Subtitles | يااطفال, هل تودون معرفة ما الذي يصنع كل تلك الحلوى الشهية ؟ |
| Tanrı'nın hayat ve biçim verdiği her şeyi. Bu iştahı ben de kullandım. | Open Subtitles | أي جزء صغير في خلق الله، يجب استغلال هذه الشهية أيضاً |
| Tüm paranı bir gün içinde kaybetmek insanın iştahını kaçırabiliyormuş. | Open Subtitles | أعتقد أن خسارة كل أموالك فجأة قد يفقدك الشهية فعلا |
| Ama bilmiyorum. - Tatlım, bir şeyler yemelisin. İştahım yok. | Open Subtitles | عزيزتي, يجب أن تأكلي شيئا - ليست لدي الشهية - |
| İçimde, seyircilerin içinde milliyetçi bir dalga; bitmek bilmeyen bir iştah ortaya çıkardı. | TED | وقد حرر ذلك موجة من الوطنية في نفسي وفى جمهورنا، الشهية التي أثبتت أنها لا تشبع. |
| Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil. Anlıyorum bunu -- ama -- ama eğer uhuyu düşünürseniz, uhu nedir? | TED | ودعوناها الايبوكسي والذي اعلم انه اسم لا يثير الشهية كثيرة - انا اتفهم هذا - ولكن .. ولكن ان تسائلتم ما هو الايبوكسي ؟ |
| Elbette. Ev hayvanları tarafından böyle Hırpalanmak iştah açar. | Open Subtitles | طبعاً، مزاح ثقيل مع الحيوانات الأليفة من شأنه فتح الشهية |
| Kurdeşen, bitkinlik, kanayan diş eti, kas ve eklem ağrıları, kilo kaybı, iştah kaybı, uykusuzluk, parlak gün ışığına reaksiyonlar. Siz adını koyarsınız, biz görürüz. | Open Subtitles | آلام العضلات والمفاصل, فقدان الوزن وفقدان الشهية الأرق, ردود الفعل على ضوء الشمس الساطع وتستطيع أن تسمية ونحن نرى ذلك |
| İştah kaçırıyor da. Biliyorum. | Open Subtitles | عزيزتي، تعلمي التحكم لأن هذا يفسد الشهية |
| Yan etkileri uyuşukluk ve iştah kaybı. | Open Subtitles | قد تتضمن الأعراض الجانبية النعاس وفقدان الشهية |
| Hepinizin içinden ufak tefek bir parça alıp, lezzetli şekerime koyacağım, gerçekten. | Open Subtitles | سيكون هناك جزء صغير جميل من كل واحد منكم داخل الحلوى الشهية |
| Yemeğimi yiyor, komşularımla konuşuyor ve vejeteryan tercihimi önemseyen birinin yaptığı lezzetli bir yemek yemiş olarak eve gidiyorum. | TED | أتناول العشاء، أتحدث إلى جيراني، وأذهب للمنزل، بعد تناول الوجبة الشهية التي أعدها شخص أخر يهتم بتفضيلاتي النباتية. |
| Serotonin, ruh halini ve iştahı etkiler. Beynin kendini kapatmasına neden olmaz. | Open Subtitles | السيروتونين يؤثر على المزاج، الشهية لكن لا يسبب توقف المخ |
| O tip iştahı kasdetmedim. Diğer tür iştahı kasdettim. | Open Subtitles | أنا لم اقصد هذا النوع من الشهية أقصد الشهية الأخرى |
| İnsan iştahını öyle bir körüklersin ki arzusuyla atomları parçalayabilir hale gelir. | Open Subtitles | تحرك الشهية الإنسانية بدقة حيث يمكن أن يقسم الذرات برغبته |
| Şu an pek iştahım yok. | Open Subtitles | ليس لدي الكثير من الشهية في الوقت الحالي |
| İştahın hâlâ var olduğunun vasiyetnamesi. - Ölüme rağmen. | Open Subtitles | إنها دليل على أنّ الشهية لا زالت موجودة حتى بمواجهة الموت |
| Bir enfeksiyon olduğunu sanmıyorum. Ama yine aynı iştahsızlık, halsizlik. | Open Subtitles | نعم ، ولكن لديه نفس فقدان الشهية ، وانعدام الطاقة |
| Belki de diyet hapları kullanıyordu. yeme bozukluğu da olabilir. | Open Subtitles | أو قد تتعاطى حبوب الحمية بسبب اضطرابات الشهية |
| Farkedeceksiniz ki bir dilim kayıp bu bir tepsi leziz kugel'dan. | Open Subtitles | لاحظتوا شريحه واحده مفقوده من هذه الصينيه الشهية من كوشير الكوجو |
| yemek iştahıyla ilişkiye girme isteği birbirine çok yakın olurmuş. | Open Subtitles | يقولون أن الشهية لـ الطعام و الجنس عادة يكونوا متلازمين |
| Yani, amazonların ambrosia'sını istiyorsun. | Open Subtitles | إذا تريد فاكهة الأمازون الشهية |
| Aperatif yemekten daha kesin bir şeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد شيء مقنع أكثر من الشهية |