| Miyop veya kısa görüşlülük olan kişilerde dik kornea ışığı sadece retinanın kısa kısmına odaklar. | TED | في مرضى قِصَر النظر أو قرب النظر، تركّز القرنية الحادة الضوءَ تمامًا على شبكية العين. |
| - Girişi bulmak için ışığı kullanacağız, tamam mı? | Open Subtitles | سَيَستعملُ الضوءَ لمُحَاوَلَة و جِدْ المدخلَ، موافقة؟ |
| Tünelin sonundaki o ışığı gördüğümü sandım. | Open Subtitles | إعتقدتُ بأنّني رَأيتُ الضوءَ في نهايةِ النفقِ. |
| Bu gece ışığı açık bırakabilir misin lütfen? | Open Subtitles | هل يُمْكِنُك أَنْ تَتْركَ الضوءَ لهذه اللّيلة رجاءً؟ |
| Seyircinin önüne çıkınca ışıkları yavaşça söndür. | Open Subtitles | عندما أنا أَرتفع إلى الجمهورِ، ثمّ أخفّضُ الضوءَ ببطئ. |
| Ben hem ışığı, hem de kartları tutuyordum. | Open Subtitles | أنا أنا كُنْتُ أَحْملُ الضوءَ وبطاقةَ النموذجَ. |
| Evet ama perdeler ışığı engelleyecek zaten. | Open Subtitles | نعم، لكن ستائرك ستغطّي الضوءَ على أية حال |
| Palu, ne yapıyorsun ışığı düzgün ayarla. | Open Subtitles | باللو، ماذا تفعل؟ حرك الضوءَ بشكل صحيح. |
| Holdeki ışığı açık bırakırım baba. | Open Subtitles | أنا سَأَتْركُ الضوءَ على لَك، أَبّ. |
| Arkasındaki ışığı gördün mü? | Open Subtitles | هل ترين ذلك الضوءَ خلفها |
| Judith sonunda yeniden evleniyor ve ben nafaka tünelinin ucundaki ışığı görebiliyorum, ve sen "Hey, neden yeni akrabamızı düzmeye başlamıyorum?" kararını alıyorsun. | Open Subtitles | (جوديث) أخيراً ُتَزَوّجت ثانياً. و يُمْكِننُى أَنْ أَرى الضوءَ في نهايةِ نفقِ "النفقةَ". و أنت ُقرّرتُ، لماذا لا أَبْدأُ بمضاجعة أختها الجديدةِ غير الشقيقة ؟ |
| Birileri ışıkları açsın. | Open Subtitles | شخص ما شغل الضوءَ |
| O zaman kapat ışıkları. | Open Subtitles | و بعدين هَطفي الضوءَ |