| Ama yuvada daha çatlamamış kozalar bulunmaktadır. | Open Subtitles | لكن مازال هناك أخريات في العشّ لم يفقسن بعد. |
| Yeraltı sığınağındayız. yuvada. | Open Subtitles | نحن في عرين تحت الأرض، في العشّ. |
| Hayır, diğerinin yerini tutamaz ki. Artık yuvadan uçtu. | Open Subtitles | لا , لن أستطيع تغيير حبيبتي القديمة هي تُطيّر العشّ الآن. |
| Ve sonunda, soğuk ve sert bir biçimde, bizi yuvadan dışarı atarlar. | Open Subtitles | وأخيراً يتّخذون القرار بإرسالنا خارج العشّ |
| Bu da hava kararmadan önce yuvaya ulaşıp ulaşamayacağını bilmiyoruz demek oluyor. | Open Subtitles | و هذا يعني , أّننا لا نعرف إذا كان سيتمكن من الوصول إلى العشّ قبل حلول الظلام |
| yuvayı sıcak tutuyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أريّش العشّ. |
| Abluka kurulmadan önce kaçmış olmalı. | Open Subtitles | لا بدّ وأنهم عبروا العشّ قبل أن يتشكّل الحصار |
| Bir yuvada tüneyen yavru bir kuş ve babası var. | Open Subtitles | .هنالك عصفور وابنه في العشّ |
| Yumurtalar yuvada. | Open Subtitles | العشّ." |
| Sanırım Küçük Zed'imiz yuvadan ayrılmak için hazır. | Open Subtitles | أعتقد أن (زيد) جاهز لمغادرة العشّ |
| İndirme iptal, yuvaya gidiyoruz. | Open Subtitles | ألغ الإنزال اذهب إلى العشّ |
| Şu yuvaya baksana! | Open Subtitles | اِنظر إلى ذلك العشّ! |
| - yuvaya! | Open Subtitles | -إلى العشّ . |
| Zack yuvayı terketmek istedi. | Open Subtitles | كلا إحتاج (زاك) لمغادرة العشّ بنفس الطريقة التي رغبتِ بها... |
| Abluka kurulmadan önce kaçmış olmalı. | Open Subtitles | لا بدّ وأنهم عبروا العشّ قبل أن يتشكّل الحصار |