| Tanrım, öldüğüne üzüldüğümü söyleyemem. | Open Subtitles | و مع هذا لا يمكنني القول أني آسفة لوفاته |
| Pekala, bak, onun ölmesini isteyecek kadar kızgın olmadığımı söyleyemem, ama her zamanki gibi inşaatçılığın eski yasaları gereği bunu yapmam. | Open Subtitles | حسناً أنظر لا أستطيع القول أني لم أكن غاضب كفاية حتى أريد الرجل ميت ولكن كالعادة تراجعت وفق قانون البناة |
| Seni suçladığımı söyleyemem. En az senin kadar bende ondan nefret ediyorum. | Open Subtitles | حسناً , لا أستطيع القول أني ألومك أنا أكرهه بقدر ما تفعل أنت , براين |
| Lyla, şunu Söylemeliyim ki. Şu anda son derece azgınım. - Jason! | Open Subtitles | علي القول أني أشعر بالأثارة الشديدة الآن |
| Sanırım, bilgi toplama görevinde olduğumu söyleyebilirsin. | Open Subtitles | اعتقد أنه يمكنك القول أني بمهمة تقصي الحقائق. |
| Rahatına bak. Dört gözle beklediğimi söyleyemeyeceğim. | Open Subtitles | إفعل ما تشاء لا أستطيع القول أني أتطلّع إلي ذلك |
| İskelet olayını yediğimi söyleyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع القول أني أحب هيكلي مسافري الزمن |
| Seviyenin altında biriyle çıkmanı onayladığımı söyleyemem ama tamam. | Open Subtitles | حسناً, لا أستطيع القول أني موافقة على المواعدة تحت موقعك في الحياة، |
| Kendimi daha önce öyle biri olarak düşünmediğimden bir şey söyleyemem. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أني فكرت أنني كذلك من قبل |
| Bu civardan başka Amerikalı tanıdığımı söyleyemem. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أني أعرف أمريكي آخر مشارك بتلك الدائرة. |
| Bu durumu eğlenceli bulmadığımı söyleyemem. | Open Subtitles | لايمكني القول أني وجدت المنظر ممتعاً |
| Onu yolcu ettiğimiz için üzgün olduğumu söyleyemem. | Open Subtitles | لا أستطيق القول أني آسفه على توديعه |
| Bunu daha önce gördüğümü söyleyemem. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أني لم أرَ ذلك قبلاً. |
| Kadere, alın yazısına ya da burçlara inanmıyorum ama işlerin bu şekilde gelişmesine şaşırdığımı söyleyemem. | Open Subtitles | "لا أؤمن بالقدر أو المصير أو التبصر" لكن لا يمكنني القول أني متفاجئ أن الأمور اتخذت هذا المنحى |
| - Tanıdığımı söyleyemem. | Open Subtitles | - لا أستطيع القول أني أعرفها - |
| Şaşırdığımı söyleyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع القول أني متفاجئ |
| Anladığımı söyleyemem. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أني أفهمك |
| Şaşırdığımı söyleyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع القول أني متفاجأة |
| Kâr yeterli ama diğerleri, Söylemeliyim ki, sizi şaklaban gibi görüyorum. | Open Subtitles | لباسك مزعج قليلاً, لكن الاشياء الاخرى, يجب القول, أني وجدت أسلوبك الفكاهي ظريف. |
| Sanırım son zamanlarda büyük hükümet enstitülerinden yana pek de şansım olmadığını söyleyebilirsin. | Open Subtitles | أظن بأن بإمكانك القول أني لم أحظّى بالكثير من الحظ مع المؤسسات الحكومية الكبيرة مؤخرًا إذن.. |
| Bunların beni şaşırttığını pek söyleyemeyeceğim. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أني متفاجئ بما حدث |