| - sandalye alır mısınız Bay Dowd? | Open Subtitles | لماذا لا تجلس على الكرسى شكراً جزيلاً لك |
| Tekerlekli sandalye izleri ve bot parçaları buldum. | Open Subtitles | لقد وجدت علامات على الكرسى المتحرك . و أثار أقدام الحذاء أيضاً |
| Evsiz bir gazi olan kuzenin; mutfağa dahi yürümekte zorlanan büyükannen ya da büyükbaban; kaldırımsız şekilde planlanmış kenar mahallede tekerlekli sandalyeye bağlı yaşayan kız kardeşin. | TED | ابن عمك، مشرد محنك: جدك أو جدتك الذين يعيشون في بيت بمطبخ لم يعد بإمكانهم الوصول إليه: أختك ذات الكرسى متحرك في ضاحية صممت بدون أرصفة. |
| Beni öyle korkuttu ki, aşağı atladım ve sandalyeyi devirdim. | Open Subtitles | أخافتنى كثيراً نزلت من على الكرسى وأردته بإتجاهها |
| Hazır Ace kafasını sandalyenin götüne sokmuşken biz de sıvışalım. | Open Subtitles | دعنا نخرج خلسة,بينما راس ايس محشورة فى مؤخرة ذلك الكرسى |
| Şu sandalyede otururken ne dediğini hatırlamıyor musun? | Open Subtitles | ألا تتذكر عندما كان يجلس على ذلك الكرسى : وكان يقول |
| Tekerlekli sandalyeden kurtarıncaya kadar bekle. | Open Subtitles | فقط انا انتظر الى ان تقوم من فوق هذا الكرسى المتحرك |
| Bu demek ki koltuk çalışır durumda. | Open Subtitles | لقد أطلقوا النار علينا و هذا يعني أن الكرسى نشط و ملئ بالطاقة |
| Seni elime geçirdiğim zaman, elektrikli sandalye için yalvaracaksın. | Open Subtitles | عندما أنتهى معك فى ذلك أنت ستكون جاهز لمكانك على الكرسى الكهربائى |
| - Evet. Onun gibi, ama sandalye yerine, bir çöp yığını var. | Open Subtitles | مثل هذا , ولكن بدلاً من الكرسى هرم من الزبالة |
| Ve senin oturduğun sandalye gibi gerçek ve somut | Open Subtitles | و حقيقى و ملموس مثل الكرسى الذى تجلسين عليه |
| Ama ikisinden biri katil. Eminim. Hangisi olduğunu söylersen elektrikli sandalyeye oturturum. | Open Subtitles | ولكن, احداهما قتلته انا واثق من هذا, ولكن قل لى من هى وسأرسلها الى الكرسى الكهربائى |
| Seni elektrikli sandalyeye bağlatmaya çalışıyorum evlat. | Open Subtitles | إننا نحاول أن نضعك على الكرسى الكهربائى أيها الفتى |
| Beni öyle korkuttu ki, aşağı atladım ve sandalyeyi devirdim. | Open Subtitles | أخافتنى كثيراً نزلت من على الكرسى وأردته بإتجاهها |
| Hayır, buradayız çünkü elektrikli sandalyeyi çok merak ediyorum. | Open Subtitles | كلا , انا هنا لأن لدى فضول حول الكرسى الكهربائى |
| Herkes sandalyenin sarı boyalı olduğunu bilmez. | Open Subtitles | إن الجميع لا يعرفون أن هذا الكرسى مدهون باللون الاصفر |
| Ben yatağını hazırlayana kadar, sen şu sandalyede dinlen. | Open Subtitles | استريحى على هذا الكرسى حتى اعد لك السرير |
| İlk olarak, beni sandalyeden kurtaracaksınız. | Open Subtitles | ستساعدنى أولا على التحرر من هذا الكرسى |
| - Bir arama ve yok etme ekibi koltuk Odasına doğru gidiyor. | Open Subtitles | و هناك مجموعة من رجالنا في طريقها إلى غرفة الكرسى الآن |
| Evet, anahtarları tekerleğin üstüne bırak ve... arka koltuğa kan bulaştırma sakın. | Open Subtitles | ، نعم , و لكن فقط, أنت تعلم .. دع المفاتيح على الإطار و لا تدع أى دم على الكرسى الخلفى |
| Her oturduğunda minderden 10 yıllık Doritos cipsin tozu kalkıyor. | Open Subtitles | كل مرة يهبط فيها على الكرسى يخرج هذا الكرسى غبار 10 اعوام مختلط برائحة قذرة |
| Çocuklar, bu minder oldum olası buradaydı. | Open Subtitles | يا رفاق هذا الكرسى كان موجودًا هنا منذ زمن |
| Ted, bu minderi geçen sene içinde kullanmadık. | Open Subtitles | تيد , نحن لم نسخدم هذا الكرسى خلال العام السابق |
| Hey! Bu benim koltuğum. 23! | Open Subtitles | هذا الكرسى لى رقم 23 |
| Bu Cassie, sandalyedeki kadın. | Open Subtitles | إنها كاسى المرأه التى على الكرسى الهزاز. |
| Yanındaki koltukta bir kaplanla araba mı kullanacaksın? | Open Subtitles | سوف تقود و معك نمر فى الكرسى الخلفى من السيارة ؟ |
| Önce sandalyemden kalkmama yardım edeceksin. | Open Subtitles | ستساعدنى أولا على التحرر من هذا الكرسى |