| Diğer bir şey de kızarmış ekmeği masadan atmak çünkü yapabilirsiniz ve ondan bir şey öğreneceksiniz. | TED | والشيء الآخر هو عندما تدفع الخبز المحمص من على الطاولة لأنك تستطيع، ولأنك ستتعلم أشياء من ذلك. |
| Sadece kahve ve bir dilim kızarmış ekmek, teşekkür ederim. | Open Subtitles | ، مجرد قهوة و شرائح الخبر المحمص شكراً لك |
| kızarmış peynirli ekmek. | Open Subtitles | رائحتكِ تبدو مثل , مثل سندويتشات الجين المحمص |
| Olmuş-molmuş bil, işte kahven. Şimdi, bunun yanına tost yapmaya gidiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، إليك بعض القهوة والآن سأذهب لأعدّ شرائح الخبز المحمص |
| Sezar salatası, ekstra sos ekstra kıtır ekmek, ve ekstra ançüez. | Open Subtitles | سلطة مع بعض الدجاج مع بعض الخبر المحمص و بعض السمك |
| Yer fıstığıyla kızartılmış pastırma. | Open Subtitles | زبدة الفول السوداني المحمص ولحم الخنزير المقدد. |
| İki kızarmış tavuk... hımm... yumurta salatası... şeftali konservesi... ve... konsantre süt, iki paket çay, biri normal, diğeri papatya çayı... tuzlu balık konservesi dört tane sabun... | Open Subtitles | اثنان من الدجاج المحمص بالزبدة سلطة بيض خوخ معلب |
| Su ve kızarmış ekmek istemenizden nefret ederim. | Open Subtitles | أكره عندما تطلبن كوب ماء وبعض الخبز المحمص |
| Acısız jambon ve iyi kızarmış deniz mahsulü istiyorum. | Open Subtitles | حلويتنا ولحم الخنزير المحمص و اكلات بحريه مقليه |
| kızarmış ekmek ve greyfrutla güne başlar kadim dostum bilgisayarımı açar, 10 sayfa yazar, belki de biraz koşarım. | Open Subtitles | ظننت أنني سأبدأ يومي بتناول الخبز المحمص و نصف جريبفروت و أجلس على الكمبيوتر و أكتب 10 صفحات و ربما أذهب للركض |
| Önce babanın yaptığı kızarmış ekmeği yemek istemedin. | Open Subtitles | أولا، لم ترغبي بأكل الخبز المحمص الذي أعده والدك |
| 2 parça kızarmış Fransız ekmeğinin arasında bir waffle etrafında da krep. | Open Subtitles | وفل واحد بين قطعتين من الخبز المحمص مغطى بالزلابية |
| Bu gece, Bleu de Caviar ve kızarmış briyos servis edeceğiz. | Open Subtitles | طبق الليلة كافيار الحيتان البيضاء و خبز البريوش المحمص |
| - Mezuniyetimdeki kızarmış ekmeklerden sen sorumlusun Danny. | Open Subtitles | من اجل تخرجى دانى انت مسئول عن الخبز المحمص |
| Mantar kızarmış ekmekle daha iyi gider. | Open Subtitles | هل ترغب في السوبر هامبورغ ويرافق سوبر برجر من قبل الكثير من الخبز المحمص زبدة |
| Senin manyak bir düğün hediyen oldu ve ben sonunda kızarmış ekmek ile barıştım. | Open Subtitles | أنت حصلت على ما أردته كهدية زفاف وأنا في النهاية عقدت سلاماً مع الخبز المحمص |
| Havyar, tost ve soğan, lütfen. | Open Subtitles | شيء بسيط الكافيار ، العيش المحمص , البصل |
| Ve bol sosisli ve bir bir dağ kadar tost ekmeği üzerine çilek reçeli dökülmüş olsun. | Open Subtitles | وجبل من الخبز المحمص الأبيض مع مربى الفراولة |
| Salataya ekstra kıtır ekmek istiyorum. | Open Subtitles | و الخبز المحمص الاضافى و تستطيع محاسبة بالزيادة |
| Ve son olarak istiridye mantarı portakal gremolata ve dilimlenmiş biftek ile kızartılmış ilik kemikleri. | Open Subtitles | وأخيراً نخاع العظام المحمص مع عيش الغراب و بشر البرتقال وشرائح اللحم |
| Un kurtlarının tadı kavrulmuş fındık gibi. | TED | دودة الميل يشبه طعمها الفستق المحمص. |
| Ben yumurtalı ekmek yanında patates kızartması ve duble portakal suyu alayım. | Open Subtitles | سآخذ الخبر الفرنسي المحمص الخبز مقمر قليلاً وعصير برتقال كبير |