| Son Uyanmış Varlık avında yeteneklerimin sınırlarını tamamen öğrendim. | Open Subtitles | تعلمت جيدا حدود قدراتي بعد الصيد الأخير للكائنات المستيقظة |
| Bir günde iki Uyanmış Varlığı katledebilirim! | Open Subtitles | لكي أكون قادرة على قتل إثنين من الكائنات المستيقظة في يوم واحد |
| Temel olarak Uyanmış Varlık olanlara karşı savaşmıyoruz. | Open Subtitles | نحن بكل بساطة لا نتخذ أية إجراءات بشأن الكائنات المستيقظة |
| Üçüncü Uyanmış Varlık avım sırasında. | Open Subtitles | كان خلال مهمتي الثالثة لصيد الكائنات المستيقظة |
| Özellikle Uyanmış Varlıkları avlarken anormal bir saplantısı var. | Open Subtitles | عندها هوس شاذّ خصوصا عندما تصطاد الكائنات المستيقظة |
| Diğerleri de senin gibi Uyanmış müttefikler toplamaya başladılar. | Open Subtitles | كل منكم بدأ في تجميع أكبر قدر من الكائنات المستيقظة |
| Görevin o Uyanmış Olan'ları avlamak. | Open Subtitles | مهمتك هذه المرة هي أن تقتلي هذه الكائنات المستيقظة |
| Diğer bir deyişle herkes Uyanmış Olan'la savaş tecrübesi edindi. | Open Subtitles | بمعنى آخر , كل شخص الآن يملك تجربة في قتال الكائنات المستيقظة |
| Miria'nın asıl amacı herkesin Uyanmış Olan'la savaşmasını sağlamaktı. | Open Subtitles | كانت نية ميريا الحقيقية ان يكون الكل قد إشترك في المعركة ضد الكائنات المستيقظة |
| Uyanmış Varlıklar, Claymoreların sonunda dönüşeceği şeydir. | Open Subtitles | الكائنات المستيقظة هي ما يؤول إليه الكلايمور بالنهاية |
| Uyanmış Olan'lar Claymore'ların sonunda dönüştükleri şeydir. | Open Subtitles | الكائنات المستيقظة هي ما يؤول إليه الكلايمور بالنهاية |
| Uyanmış Olan'lar Claymore'ların sonunda dönüştükleri şeydir. | Open Subtitles | الكائنات المستيقظة هي ما يتحول له الكلايمور بالنهاية |
| Hazır olduğumu sanıyordum, ama bir Uyanmış Varlıkla savaşmanın böyle olacağını tahmin etmiyordum. | Open Subtitles | لكن لم ادرك أن المعركة ضد الكائنات المستيقظة ستكون هكذا |
| Kutsal sanat eserlerinde görülen kozalak imajı, Uyanmış üçüncü gözü; evrimsel enerjinin akışını yönlendiren tek noktaya odaklı bilinci temsil eder. | Open Subtitles | تمثل صورة مخروط الصنوبر الوجودة في الأعمال الفنية المقدسة العين الثالثة المستيقظة; النقطة الواحدة للوعي |
| Uyanmış Varlık avlama yolculuğuna seni de ekleyeceğim. | Open Subtitles | سوف أضيفك إلى البعثة التي تصطاد "الكائنات المستيقظة |
| Yoldaşların bir Uyanmış Varlığı avladıktan sonraki akli durumu önemli mi? | Open Subtitles | هل الحالة الذهنية لرفاقنا الذين يصطادون "الكائنات المستيقظة" مهمة ؟ |
| Buna üç güç dediler, tüm Uyanmış Varlıklardan güçlü hale geldiler ve farklı yerlere dağıldılar. | Open Subtitles | لقد تمت تسميتهم بالقوى الثلاث ... أصبحوا أقوى من كل الكائنات المستيقظة و إنتشروا في أماكن مختلفة ... |
| Uyanmış bacaklarını yavaş yavaş kontrol etmeye başlıyor gibi. | Open Subtitles | ... كلير ... تتعلم تدريجيا كيفية التحكم بسيقانها المستيقظة |
| Uyanmış Varlık gibi kokuyorsun... | Open Subtitles | لديك رائحة الكائنات المستيقظة |
| Aslında "Uyanmış Varlık" olmaya başladıkları anlamına geliyor. | Open Subtitles | المعنى الحقيقي هو "الكائنات المستيقظة |