| Ama gerçekçi olun, Majesteleri. Sizi antlaşmayı imzalamaya zorlarlar. | Open Subtitles | و لكن يا مولاتي، كوني واقعية سوف يُجبرونك على توقيع المعاهدة. |
| - antlaşmayı boşver. - Müttefiklerimizden biri yardım eder. | Open Subtitles | الإلتفاف على المعاهدة حسنا أحد حلفائنا سيساعد |
| anlaşma rüzgarın sesi gibidir, Beyaz adam için. | Open Subtitles | المعاهدة كانت كحفيف الريح بالنسبة للبيّض |
| antlaşma kısa tepkili piskoz diye bilinen şeyi tetikleyen son şey oldu. | Open Subtitles | مفاوضات المعاهدة كانت القشة الأخيرة ذلك المسبب يعرف ب الذهان الرجعي القصير |
| Gerçek şu ki, kıral Louis Türkleri anlaşmayı bozmaya teşvik ediyor. | Open Subtitles | في الواقع الملك لويس هو من حث الأتراك على تخطي المعاهدة |
| Bu antlaşmanın, Fransa'ya karşı savaşa girme yükümlülüğü içerdiği, buradaki herkes tarafından bilinsin. | Open Subtitles | ليكن معلوما للجميع أن هذه المعاهدة الجديدة تأكد على قيام حرب ضد فرنسا |
| Toplu Şirketleri ve Ticaret Loncasını ikna edip antlaşmayı imzalatmalıyız. | Open Subtitles | علينا إقناع النقابة التجارية والحلف المشترك بتوقيع المعاهدة |
| Asgard'ın yardımı olsun ya da olmasın antlaşmayı koruyabilirsiniz. | Open Subtitles | هل ستكونون قادرين على الحفاظ على المعاهدة مع أو بدون مساعدة من ألأسغارد كم محرك فوق فضائي ستعطونا |
| Eğer Rusya başkanı, Amerikan topraklarında öldürülürse... bu sadece antlaşmayı geçersiz kılmakla kalmaz... | Open Subtitles | لو قتل الرئيس الروسي في أمريكا هذا لن ينتهك المعاهدة |
| Şerif, Kral'ın doğum günü için eğlence düzenliyor ama aslında eğlence Kara Şövalyeler'in antlaşmayı imzalaması adına. | Open Subtitles | يستضيفون إحتفال لعيد ميلاد الملك. بينما في الحقيقة الإحتفال للفرسان السود بتوقيعهم المعاهدة. |
| anlaşma Richelieu'nün Buckingham'la olan planlarını ispatlıyor. | Open Subtitles | تحدد الخطوط العريضة في المعاهدة لخطة ريشيليو بعقد تحالف مع باكنغهام |
| anlaşma yapılır yapılmaz bizi göreceğinizi söylemiştiniz. | Open Subtitles | قال إنك ستعيد العلاقات معنا ما إن تصحح المعاهدة |
| Bu anlaşma güçlülerin yoksullar üstündeki güçlerini korumalarına yardım edecek. | Open Subtitles | هذه المعاهدة ستزيد منقبضةالأقوياءعلى الفقراء. |
| Her neyse, resmi yemekte antlaşma imzalanınca paketi teslim edeceksiniz. | Open Subtitles | ،مهما تكون، حالما تُوقع المعاهدة .ستنقل الحزمة خلال العشاء الرسمي |
| İmparator adına imzaladığın antlaşma Roma'nın şanına aykırı ve bizim için utanç kaynağı oldu. | Open Subtitles | المعاهدة التي وقعتها باسم الإمبراطور لا تليق بروما وتجلب لنا العار. |
| antlaşma kalemi ellerimize oklarımız kadar rahat oturmaz. | Open Subtitles | قلم المعاهدة لا يلائم ايدينا كما تلائمها السهام |
| Bu tarihi anlaşmayı imzalamaya 20 dakikadan az zaman kaldı. | Open Subtitles | يفصلنا أقل من 20 دقيقة عن توقيع هذه المعاهدة التاريخية |
| O anlaşmayı alırsak Kardinal'in.. vatan hainliğini ispat edebiliriz. | Open Subtitles | اذا حصلنا على تلك المعاهدة , يمكننا ان نثبت ان الكاردينال مذنب بالخيانة |
| antlaşmanın imzalanması ve en sevdiğim tatlı, Jogan'lı pasta şerefine. | Open Subtitles | للتوقيع علي المعاهدة ولحلوتي المفضلة كعكة فواكه الجوجان . نعم |
| İnsanların antlaşmanın gerçekleşeceğine inanmalarını istiyorlar ki böylece bir borsa yükselişi sağlayabilsinler. | Open Subtitles | قد يستغرق هذا لسنوات انهم يريدون الناس ان تعتقد ان المعاهدة ستتم |
| Yaklaşık on haftadan beri, bazı nedenlerden dolayı onlar da anlaşmaya ulaşamadılar. | Open Subtitles | منذ تقريباً عشَر أسابيع إنقضت هو ليس من العادل على ما أفترض أن المعاهدة لسبب ما وصلتهم |
| Bazı Amerikalı ve Sovyet üst düzey subaylar antlaşmaya karşı tutum sergilemekte ısrarcılar. | Open Subtitles | يرفضون نهاية الخلاف المرير مع المعاهدة بالتحذير أن هذا قد يعني إزالة الدرع الصاروخي |
| Bu anlaşmanın yapılma sebebi tütünün küresel boyuttaki yıkıcı etkileri. | TED | تم توقيع المعاهدة بسبب التأثير العالمي الكارثي للتبغ. |
| Yeni anlaşmayla Sovyet Birliklerinin Doğu Avrupa'da bulunması yasal zemin kazanmıştı. | Open Subtitles | أجازت المعاهدة الجديدة تواجد القوات السوفيتية في أوروبا الشرقية |
| - Antlaşmadan sonra kuzeyden taşındık. - Neden? | Open Subtitles | ذهبنا إلى الشمال بعد المعاهدة لماذا؟ |
| Goa'uld ile barış antlaşması Asgard'ın doğal felaketleri önleyemeyeceğini söylüyor. | Open Subtitles | المعاهدة مع الجواؤلد تعني الأسغارد لا يمكنهم التدخل لمنع الكوارث الطبيعبة |
| Eski Eserleri Koruma antlaşmasına uygundur. | Open Subtitles | يَتوافقُ مع المعاهدة الدولية لحماية الآثار |