| Başkanın geri zekalı yeğeniyle ilgileneceğim dedim. | Open Subtitles | لقد أخبرتهم أن على العناية بإبن أخ الرئيس المعوق |
| Başkanın geri zekalı yeğeniyle ilgileneceğim dedim. - Ne? | Open Subtitles | لقد أخبرتهم أن على العناية بإبن أخ الرئيس المعوق |
| Geri zekalı Deedee bir çiftlikte, annesi, babası ve iki erkek kardeşiyle yaşıyordu. | Open Subtitles | المعوق (ديدي) كان يعيش مع أمه, وأباه وأخواتها الأثنين في مزرعة |
| Sadece, özürlü çocuğumuza dikkat et diyorum işte. | Open Subtitles | حسناً , كوني طليفة مع طفل حبناً المعوق |
| O özürlü, elli yıldır yanmış durumda. | Open Subtitles | المعوق قد مات ودفن منذ خمسون سنةٍ. |
| Diyelim ki bu özürlü mahkûmun, Fox River'daki bereketli eli geri geldi. | Open Subtitles | لنقل أنّ هذا المدان المعوق لا يملك النفوذ الذي ملكه في (فوكس ريفر) |
| Kımılda, seni geri zekâlı aşağılık! Kımılda! | Open Subtitles | تحرك أيها المعوق يا مصاص القضيب تحرك |
| Kımılda, seni geri zekâlı aşağılık! Kımılda! | Open Subtitles | تحرك أيها المعوق يا مصاص القضيب تحرك |
| Bana soracak olursan asıl geri zekalı sensin. | Open Subtitles | إن طلبت رأيي فأنت هو المعوق |
| "Geri zekâlı bir adamın yazdığı... - "Portnoy'un Feryadı". | Open Subtitles | -سميته "الرجل المعوق " |