| Dikkat çekici şekilde, 20. yüzyılın başında İslamî düşünürler, devlet adamları ve dinbilimciler arasında hâkim eğilim bu yöndeydi. | TED | وكان هذا منحى عام في كل المجتمع الاسلامي حتى بداية القرن العشرين مدفوعاً من المفكرين المسلمين ورجال السلطة و اللاهوتين |
| Diğer düşünürler orta noktayı tercih ettiler, niyetin büyük bulmacanın sadece parçalarından biri olduğunu söylediler. | TED | المفكرين الآخرين يدعون لأرضية وسطى، مما يوحي بأن النية هي جزء من لغز أكبر. |
| düşünürler ve filozoflar, hepsi de aynı şeyi söylüyor: | Open Subtitles | المفكرين والفلاسفة كل منهم يقول نفس الشيء بالضبط |
| Büyük düşünürler ya da dünya liderleri olmayabiliriz. | Open Subtitles | نحن قد لا تكون كبيرة أو المفكرين قادة العالم .. |
| Dünyayı dolaştığım esnada, Tanrı'nın onları Dünya'ya insanların eğlenmesi için koyduğunu söyleyen bir çok düşünceli insanla tanıştım. | TED | لقد جبت العالم، وقابلت العديد من المفكرين الذين أخبروني أن الله وضع اليراعات على الأرض لأجل متعة البشر. |
| Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir. | TED | لقد قالت أن مجموعة صغيرة من المفكرين تستطيع تغيير العالم. |
| Tarih boyunca tüm düşünürler, kimsenin aksini ispat edemeyeceği mutlak gerçeği aradılar. | Open Subtitles | كل المفكرين العظماء عبر التاريخ كاناو يبحثون عن يقين واحد شيء لا يمكن لأحد أن يدحضه |
| Tarih boyunca tüm büyük düşünürler iki kere ikinin dört etmesi gibi kimsenin aksini ispat edemeyeceği mutlak gerçeği aradılar. | Open Subtitles | كل المفكرين العظماء عبر التاريخ كانوا يبحثون عن يقين واحد شيء لا يمكن لأحد أن يدحضه |
| Fakat Katolik kilisesinin bile ulaşamayacağı yerlerde düşünürler bu sefer daha farklı bir otoriteyle yüzleşmek zorunda kaldılar. | Open Subtitles | لكن حتى بعيداً عن سُلطة الكنيسة الكاثولوكية كان لزاماً على المفكرين القلق من نوع آخر من السُلطة |
| Bizim gibi evrimci düşünürler tabii ki hayatın tamamen mutlak olmadığını bilirler. | Open Subtitles | بطبيعة الحال المفكرين الحداثيين أمثالنا يعرفون أن الحياة لا يوجد بها شيء مطلق |
| Adına Yahudi denilen maliyeci ve ileri düşünürler azınlığını da küçümserlerdi. | Open Subtitles | هل تعلمين من أيضا ذم أقلية ضئيلة من الممولين و المفكرين التقدميين يدعون اليهود؟ |
| Çin ve Hindistan yapmadan önce harika düşünürler yetiştirmeliyiz. | Open Subtitles | نحن بحاجة لتوليد دينا المفكرين السوبر الخاصة |
| Büyük düşünürler için özbenlik her şeyin kilit anahtarıdır. | Open Subtitles | إذن، مفهوم الذات هو موضوع أساسي .لكثير من المفكرين العظماء |
| Kendisini Avrupalı bir birey olarak görüyordu düşünürler ve sanatçılarla ahenk içerisinde trajik, romantik ve özgür düşünceli hayat görüşünü ifade edebilmiş hissediyordu. | Open Subtitles | رأت نفسها ذات روح أوروبية متناغمة مع الفنانين و المفكرين الذين شعرت أنهم عبروا عن طريقة تفكيرها الماساوية الدرامية الحرة في الحياة |
| Dünyadaki bazı harika düşünürler sosyal bilimlerin insan davranışlarını geleneksel konseptlerle serbestçe çalışmasına izin verilmesi gerektiğine inanıyor. | Open Subtitles | بعض من أفضل المفكرين في العالم، الذين يعتقدون أنه يجب السماح للعلماء الأجتماعيين أن يدرسوا السلوك البشري الغير مقيدة من قبل المفاهيم التقليدية. |
| Az önce bahsettiğimiz düşünürler gibi bazen en akıl almayacak tahminlerimiz, bizi şaşılacak ve mahcup edecek cevaplara hatta daha da karmaşık sorulara sevk edebilir. | TED | و كما أشرنا حيال المفكرين العظام قبل قليل يمكننا أن ندرك أنه في بعض الأحيان أكثر تخيلاتنا و توقعاتنا تطرفاً يمكن أن تؤدي بنا إلى إجابات رائعة و مقنعة لاحقاً وستدفعنا تلك التوقعات و الاجابات على الدوام نحو المزيد من الأسئلة المحيرة. |
| tüm büyük düşünürler tarih boyunca - | Open Subtitles | على مر التاريخ كل المفكرين العظماء - |
| düşünürler savaşta ölür. | Open Subtitles | و المفكرين يخسرون في المعركه. |
| Bir avuç düşünceli insan o koyu değiştirdi. | TED | مجموعة صغيرة من المفكرين غيروا ذلك الخليج. |
| düşünceli insanlar daha az para harcarlar, ve harcamak, oyunun bilinen adıdır. | Open Subtitles | الناس المفكرين يستغرقون وقتا اقل وكلمة قضاء هي إسم للعبة |