| 10 yıldır teşkilatlar arası bu denli bir işbirliği olmamıştı. | Open Subtitles | لم يكن بين الوكالات مثل هذا التعاون منذ عشر سنوات |
| Bu az önce anonim olarak teşkilatlar arası sunucuya gönderildi. | Open Subtitles | وُضع هذا للتو بشكل مجهول على الخادم المشترك بين الوكالات. |
| kurumlar, hükûmetler ve endüstri iklim değişikliği haberlerini bastırırken bunlara seyirci kaldım. | TED | شاهدت فيه الوكالات والحكومات والمصنعين في جميع أنحاء العالم يخفون المعلومات بشأن تغير المناخ. |
| İçinde olduklarını düşündüğümüz alanda ajanslar arası bir arama yapılıyor. | Open Subtitles | سنبدأ تفتيشاًَ مشتركاً بين الوكالات للمنطقة التي نعتقد أنهم فيها |
| Bir fotoğraf çekimi yapacağız ve ajanslara göndermen için birkaç poz vereceksin. | Open Subtitles | باخذ صور فوتوغرافيه لك هنا و سنحصل على بعض لقطات العارضين لكي تعرضها على الوكالات |
| Ve hiç de kötü bir proje değil, konuştuğumuz neredeyse tüm reklam ajansları müşterilerine bu projede yer almamalarını tavsiye etti. | TED | وهذا ليس سيئا للمشروع، وتقريبا كل الوكالات الإعلانية تحدثنا إليها نصح موكليهم الى عدم المشاركة. |
| Ve onların uygulayıcıları eski ajans çalışanlarıdır. | Open Subtitles | ومدرائهم التنفيذيين هم .عملاء الوكالات السابقين |
| Benim öyle bir kasetim olsaydı yakardım ...bir çok federal ajan bu insan avına katılmış durumda. | Open Subtitles | انضمت الوكالات الفيدرالية إلى هذه الملاحقة |
| Bölge polisleri evsizlerle birlikte çalışan ajanslarla yakın çalışma içerisinde. | Open Subtitles | ضباط المناطق على إتصال مع الوكالات التي تعمل مع المشرّدين |
| teşkilatlar arası işbirliğinde bazı sorunlar çıkmış olsa bile, bizim bürolarımızda çalışmanızda herhangi bir zorluk çıkacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | بالرغم من أن التعاون بين الوكالات صعب جدا لم أجد أى صعوبه حينما كنتم تعملون فى مكاتبنا |
| Donanma Özel Timi, belli bir görev için hazırlanan teşkilatlar arası bir görev gücünün parçası. | Open Subtitles | هذه الوحدة جزء من مهمة القوة متعددة الوكالات كان هذا تدريبا لمهمة خاصة جدا |
| FBl çok heyecanlanacak. Diğer teşkilatlar da bizim arkamızda değil. | Open Subtitles | المباحث الفيدرالية متحمسة الوكالات الأخرى تصطف وراء هذا |
| Benzer suçlardan yargılanmış olabileceklerinden şüphem yok. Genelde kurumlar arasında koordinasyon vardır. | Open Subtitles | هناك مستوى من التنسيق موجود بين الوكالات |
| Komite, sizi ve tüm operasyonlarınızı kurumlar arası güvenliğe aykırı buldu. | Open Subtitles | اللجنة تجدك أنت وكلّ عملياتك في إنتهاك لكلّ قوانين الأمن بين الوكالات. |
| aracıları ortadan kaldırdılar, ajanslarını ortadan kaldırdılar ve şöyle dediler "Belki de bu ajanslar benim için en iyi olanı düşünmüyorlar" | TED | استعاضت عن وجود الوسيط، من وكالاتها وقال : ربما هذه الوكالات لم يكن لديها مصلحة في الاعتبار. |
| Bu ajanslar, para aklamak için kullanılıyor genelde. | Open Subtitles | تلك الوكالات عادة ما تكون واجهات لعمليات غسيل أموال |
| Yerel politikacılara, senatörlere, bakanlara ve çeşitli ajanslara ücretsiz olarak veriliyor. | Open Subtitles | "إنما نقدمه بالمجان للسياسين المحليين،أعضاء مجلس الشيوخ" "الوزراء ومختلف الوكالات" |
| ajansları kontrol etme yetkimiz var. | Open Subtitles | أعني، كلّ الوكالات تحت سلطتنا فيما بينهم لجنة الإتصال المركزية |
| ajans başvurunuzu onayladığında diğer başvurulara eklenir. | Open Subtitles | واحدة من الوكالات ستقوم بالختم على طلبكم و ستُجمع مع الوكالات الأخرى |
| Eğer bu bir ajan ortaklığı değilse, o zaman ne olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | إذا لم يكن هذا تعاونا بين الوكالات ، فأنا لا أعرف ما هو. |
| Diğer ajanslarla bağlantılılar, yani herkes biliyor. | Open Subtitles | وعندهم روابط بمختلف الوكالات الاخرى وسيعلم الجميع |
| Neden federal ajanlar suçlu iadelerini ve mahkeme celplerimizi engelliyor? | Open Subtitles | لماذا توقف الوكالات الفدرالية مذكراتنا بالاستدعاء وتسليم المجرمين ؟ |
| Takdir edersin ki, halledilmesi gereken birimler arası sorunlar var. | Open Subtitles | كما يمكن أن تتخيلي، ثمة بعض صراعات الوكالات يجب إنهائها. |
| Aynı zamanda bütün hükümet ajanları hala şüpheli saldırıyı durdurmak sana bağlı olabilir. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أن جميع الوكالات لا زالت فاسدة قد يعود الأمر إليك لإيقاف الهجوم |
| Bu tip programlar, şu anda Amerikan İstihbarat kurumları'nın tüm dünyaya karşı yürüttüğü programların örnekleridir. | TED | و هذه امثلة لانواع البرامج التي تديرها الوكالات الاستخبارية الامريكية على جميع انحاء العالم |
| - Fazla uzun sürmez! İtalya'ya gittikten sonra teşkilatlara yaptıklarımızı ve yerini bildireceğiz. | Open Subtitles | حينما تصلى الى ايطاليا سنبلغ كل الوكالات بمكانك |
| Zodiac 10 yıldır şifreli mektuplar gönderiyor federal bürolar şifreleri çözmek için hep uğraştılar. | Open Subtitles | لسنوات منذ تم استلام شفرة من الزودياك كل وكالة إتحادية حاولوا ترجمتها لكن اليوم تلك الوكالات فشلت |
| teşkilat'ta diğerlerinin vardır ama bizim yok. | Open Subtitles | بعض الوكالات الآخرى يقومون بذلك و لكن نحن لا نفعل |