| Hepsi bu kadar. Anlıyorum ama gece çekimleri bizim için daha iyi oluyor. | Open Subtitles | وهذا كل ما في الامر انا اتفهم ولكننا نريد ان نصور في الليل |
| Anlıyorum, Richards. Ama bu çocukların el atmasından bir zarar gelmez. | Open Subtitles | انا اتفهم هذا, ريتشارز, ولكن هذا لن يضر الاطفال فى مساعدتنا. |
| Bayan, üzgünüm. Sıkıntınızı Anlıyorum ama bu inandırıcı bir tehdit değil. | Open Subtitles | سيدتى انا اسف انا اتفهم احباطك لكن هذا ليس تهديد دى |
| Sorun değil, Anladım. Sen çok meşgul bir adamsın. | Open Subtitles | لا بأس, انا اتفهم, انا اعرف انك رجلاً مشغولاً للغاية |
| Anladığım kadarıyla, son görüşmemizden bu yana üç çocuk daha almışsınız. | Open Subtitles | انا اتفهم انه مطلوب منك ثلاث اطفال ايضاً بعد زيارتي الأخيرة |
| RL: Bunu Anlıyorum ve internetin faydalı olduğu görüşüne katılıyorum, ancak bu internetten daha büyük | TED | ريتشارد: انا اتفهم ذلك, وفي الواقع احمل نفس الفكره عن الانترنت و اضيف ان الامر اكبر من الانترنت. |
| Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil. Anlıyorum bunu -- ama -- ama eğer uhuyu düşünürseniz, uhu nedir? | TED | ودعوناها الايبوكسي والذي اعلم انه اسم لا يثير الشهية كثيرة - انا اتفهم هذا - ولكن .. ولكن ان تسائلتم ما هو الايبوكسي ؟ |
| Özel olarak. Elbette gerekir. Sizi çok iyi Anlıyorum. | Open Subtitles | بالتاكيد.انا اتفهم هذا,وسادخل الى الحمام في هذه الاثناء. |
| Bu dövüşün senin ve ülken için niçin bu kadar önemli olduğunu Anlıyorum... | Open Subtitles | و انا اتفهم لما هذا القتال مهم لك و لبلادك |
| Evet, Anlıyorum ama anlattığım gibi cüzdanım... | Open Subtitles | نعم ، انا اتفهم ذلك ولكن احب ان اشرح لك محفظتى كانت |
| Anlıyorum. Dur. Lütfen, dur. | Open Subtitles | انا اتفهم ذلك , تمهل , اذا سمحت تمهل اسمحلي |
| Bunu neden yaptığını Anlıyorum, ama keşke yapmak zorunda olmasıydın. | Open Subtitles | انا اتفهم لم يجب عليك ان تفعل ذلك لكنني كنت اتمنى انك لست مضطرا لذلك |
| Eninde sonunda ayrılacağınızı Anlıyorum da neden ille bugün? | Open Subtitles | انظر .. انا اتفهم انكم يا شباب يجب عليكم الانفصال اخيراً .. ولكن لماذا اليوم ؟ |
| Eninde sonunda ayrılacağınızı Anlıyorum da neden ille bugün? | Open Subtitles | لقد كان غريباً بأن لم يكن عندك انظر .. انا اتفهم انكم يا شباب يجب عليكم الانفصال اخيراً .. |
| Bunun zor bir karar olduğunu Anlıyorum. | Open Subtitles | انا اتفهم الامر لديك حمل ثقيل حول القرار |
| Anlıyorum ama şey desen... | Open Subtitles | انا اتفهم ذلك لكنالاتستطيعينمثلاًانتكولي .. |
| Anlıyorum oğlum, ama yolu yarıladın ki bu da ikiniz için en zor anlardı. | Open Subtitles | انا اتفهم يا ابني ولكنك ما زلت في نصف الطريق والوصول اليه كان صعب لكلينا |
| - Ebediyyen, Clayton. - Anlıyorum. Ama ikimiz de biliyoruz ki bu kavga artık çok uzakta. | Open Subtitles | انا اتفهم هذا ، ولكن انا وانت نعلم ان هذه المعركـة قد انتهت |
| Babamı neyin cezbettiğini Anladım. | Open Subtitles | انا اتفهم بأني اخذت ذالك من والدي |
| Küvette olduğunu Anladım. | Open Subtitles | انا اتفهم , بأنك في حوض الاستحمام |
| Anladığım kadarıyla bunun kirli bir bomba mı başka şey mi olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | انا اتفهم اننا لا نعرف سواء تقديرات انتشار القنبلة |
| Anladığım kadarıyla bizim için bazı işler yapmakla görevlendirilmişsiniz. | Open Subtitles | انا اتفهم انه تم تفويضك لكى تقوم ببعض العمل لحسابنا |