| Kimsenin seni bulamayacağı bir yerde yaşıyorsun. Tek başına içiyorsun. | Open Subtitles | انت تعيش فى مكان لا يمكن لأحد ان يجدك فيه |
| Kapat çeneni, koca götlü. Benim evimde yaşıyorsun ve babam değilsin. | Open Subtitles | اغلق فمك مقاس 12 انت تعيش في منزلي وانت لست ابي |
| Belki sen benim dünyamda yaşıyorsun, ama ben seninkinde yaşamıyorum. | Open Subtitles | ربما انت تعيش في عالمي انا لا أعيش في عالمك. |
| - Her halükarda bu acılı dairede her gece sarhoş olup yaşıyorsun. | Open Subtitles | وفي جميع الاحوال، انت تعيش في تلك الشقة حزينة تثمل كل ليلة |
| - İstediğini söyle siz de bizim gibi, yasaların diğer tarafında yaşıyorsunuz. | Open Subtitles | . انت تعيش على الجانب الخاطئ للقانون مثلنا تماماً |
| Ama sen boşlukta yaşıyorsun, Pony ve bundan vazgeçmek zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | انت تعيش في فراغ, بوني ويجب عليك ان تقطع هذا الفراغ! |
| Özellikle de sen, hayatım. Sen karanlık çağlarda yaşıyorsun. | Open Subtitles | خصوصا انت,حبيبي انت تعيش في العصور المظلمة |
| Dolapta yaşıyorsun zaten. Eski yerinde daha mutlu olabilirsin. | Open Subtitles | انت تعيش في خزانة ستكون اكثر سعادة في بيتك السابق |
| Demek havuz evinde yaşıyorsun Sonra ne olacak? | Open Subtitles | اذا انت تعيش فى حجرة السباحه وبعد ذلك, ماهى خطوتك التاليه؟ |
| Şu anda benim gerçekleştirilmemiş hayalimi yaşıyorsun sen. | Open Subtitles | الآن ، انت تعيش الحياة التي لم اكمل تحقيقها |
| 18 yaşında bir genç adamla teknede yaşıyorsun ama kimse kız getirmesin ha? | Open Subtitles | انت تعيش علي قارب مع شاب عمره ثمانيه عشر عام و تقول لا للبنات |
| Bir teknede 18 yaşında bir delikanlıyla yaşıyorsun ve kız getirmemi istemiyorsun. | Open Subtitles | انت تعيش علي قارب مع شاب عمره ثمانيه عشر عام و تقول لا للبنات |
| Kocaman bir ofisin var, zımba silahın var resmen bir rüyayı yaşıyorsun! | Open Subtitles | لديك مكتب كبير, لديك دباسه انت تعيش الحلم, يارجل |
| İki kere boşandın Ağabey'inin koltuğunda yaşıyorsun ve tek çocuğun da 10. sınıfta, sınıfta kalıyor. | Open Subtitles | حسنا.لقد تطلقت مرتين انت تعيش على أريكة أخوك وطفلك الوحيد سيسقط في الصف العاشر |
| Seni korumak ve kollamak için var olan çok gelişmiş bir toplumda yaşıyorsun. | Open Subtitles | انت تعيش مع طبقة راقية في المجتمع والتي لديها العديد من الأسرار والاعمال والتي تساعدك على الرفع من معنوياتك |
| Sen şu yukarıda, resif ormanının yanında yaşıyorsun. | Open Subtitles | نعم , انت تعيش هناك فى مجرى النهر على جناح الغابه |
| Ailenle yaşıyorsun, bir bebeğin var ve işin havuz temizlemek. | Open Subtitles | انت تعيش مع أهلك انت لديك طفله و تنظف الحمامات لكي تحصل على لقمة العيش |
| Burada prens hayatı yaşıyorsun. Bunu biliyorsun. | Open Subtitles | أعني , انت تعيش حياة أمير هنا انت تعلم ذلك |
| Eski sevgilinin yan dairesinde yaşıyorsun bir kere. | Open Subtitles | اعني، انت تعيش في البيت المجاور لرفيقتك السابقة |
| Aynı evde yaşıyorsunuz ama oğlunuzun arkadaşlarının adını bilmiyor musunuz? | Open Subtitles | انت تعيش تحت نفس السقف و لكن لا تستطيع ان تسمي أحد اصدقائه؟ |
| Hayır,siz hayatınızı dünyada herkesin başına gelen... sıradan tesadüflerle yaşıyorsunuz. | Open Subtitles | كلا, انت تعيش حياتك بمجموعة من المصادفات التى تحدث لكل الناس فى العالم |