| Rosie sadece bu düşünceye katlanamıyorum. | Open Subtitles | روزي. فقط لم اعد قادر على ان اتحمل الفكرة |
| Dünyada birbirimize yaptığımız zulümlere katlanamıyorum. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل ما نقوم به ضد بعضنا البعض هناك بالاسفل |
| Kalbini kıracak ve benim böyle bir şeyin olduğunu görmeğe dayanamam. | Open Subtitles | انه سوف يحطم قلبك, وانا لا استطيع ان اتحمل ان ارى هذا يحدث لك |
| Açıkçası bunu karşılayamam, ...asla tamamen geri ödenemez. | Open Subtitles | في الحقيقة أنا لا أستطيع ان اتحمل هذا انه لا يمكن أن ادفع بالكامل |
| Dürüst davranacağım, ben buna daha fazla dayanamayacağım çünkü bu tür şeylere alışık değilim. | Open Subtitles | ساكون أمين معك ،انسة, لا استطيع ان اتحمل اكثر من هذا . فقط انني لم اعتاده ، هذا كل شيء. |
| Daha fazla beceriksizliği kaldıramam. | Open Subtitles | انا لا استطيع ان اتحمل هذه الهراءات اكثر من ذلك |
| Parayla ilgili şeylere katlanamam artık. | Open Subtitles | انا لا استطيع ان اتحمل المزيد من الهجوم. |
| Bu saçmalga katlanmak zorunda degilim. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل هذا الهراء. |
| Buna daha fazla katlanamıyorum Jess. | Open Subtitles | أنا لا أَستطيعُ ان اتحمل أكثر، جيس. |
| Bu kavgalara katlanamıyorum! | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل كل هذا الشجار |
| - Fakat bazen ona baktığımda, katlanamıyorum. | Open Subtitles | ولا اقدر ان اتحمل ذلك |
| Bir çocuğumu daha kaybedemem. Buna dayanamam. | Open Subtitles | لا يمكنني ان اتحمل خسارة طفل اخر لا يمكنني السماح بهذا |
| Böyle veda etmene dayanamam. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل قل وداعا مثل هذا |
| Seni ağlarken görmeye dayanamam. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل رؤيتك تبكين |
| Ayrıca, özel okul için yıllık 20 bin doların yarısını karşılayamam. | Open Subtitles | وتعلم اني لا استطيع ان اتحمل نصف 20 الف دولارفيالسنةلاجلمدرسةخاصة. |
| Kimseye ihtiyacım yok. Böyle bir lüksü karşılayamam. | Open Subtitles | لا احتاجُ احداً لايمكنني ان اتحمل ذلكَ الترف |
| İkinizi birden karşılayamam, ama onu karşılayabilirim. | Open Subtitles | لا استطيع تحمل تكلفة كليكما لاكني استطيع ان اتحمل تكلفته |
| Artık buna dayanamayacağım. | Open Subtitles | وسوف نقضى وقتا جيدا بحق الجحيم انا لا استطيع ان اتحمل هذا اكثر من هذا |
| Daha fazla dayanamayacağım. | Open Subtitles | . لا يمكننى ان اتحمل اكثر من هذا |
| My Strange Addiction'ın bölümlerini seyretmem lazım ve daha fazla dayanamayacağım burundan gelen, sinir edici bir sesin var. | Open Subtitles | اريد أن اتلاحق مع حلقات الادمان الغربية الخاصة بي وانت نوعا ما تملكين تلك الجودة المزعجة التي يمكني ان اتحمل الكثير منها |
| Başka bir "dengesiz hayran" olayını daha kaldıramam. | Open Subtitles | أعتقد أنى أستطيع ان اتحمل كلمة مشجع مخبول مرة أخرى |
| O keman sesine ve gülüşmelere katlanamam. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحمل عزف الكمان و الضحك |
| Yeter. Buraya kadar. Buna daha fazla katlanmak zorunda değilim. | Open Subtitles | لقد طفح الكيل، لست مُضطر ان اتحمل ذلك |