| O halde ben şimdi eve gitmeliyim sorun değilse evde buluşabiliriz | Open Subtitles | علي ان اذهب الى المنزل اذا اردت مقابلتي هناك لا تمانع |
| - Dışarıda bir buluşmaya gitmeliyim. - Bir sorun mu var? | Open Subtitles | عليّ ان اذهب الى موعد خارجي هل هناك اي مشكلة ؟ |
| Sence gecenin bir vakti öylece Gidip de bir kızın numarası isteyebilir miyim? | Open Subtitles | لا استطيع ان اذهب الى منزله في منتصف الليل واسئله عن رقم فتاة |
| - Ben eve Gidip Katie'nin dans gösterisi için 6 kostüm dikmeliyim | Open Subtitles | يجب ان اذهب للمنزل لدى 6 اطفال بالغين يجب ان اهتم بهم |
| gitmeden önce, ...ağır suçluların birimine bir tur yapmamız mümkün mü acaba? | Open Subtitles | 05: 28,786 قبل ان اذهب هل من الممكن ان اخذ جولة على |
| Hayır, hayır, hayır. Benim gitmem gerekiyor. Her şey için teşekkür ederim. | Open Subtitles | كلا يجب ان اذهب.اقدر لك كل ما فعلتة معى، تمن لى الحظ. |
| sen de benden kiliseye gitmemi ve annemi aramamı istiyorsun." | TED | تريد مني ان اذهب الى الكنيسة وادعو والدتي |
| - Hayır, hayır. gitmeliyim. - Başından beri orada mıydı? | Open Subtitles | كلا يجب ان اذهب هل كان هناك طوال الوقت ؟ |
| Arkadaşımın götürüldüğü yer orası. Bir an önce gitmeliyim oraya. | Open Subtitles | ذلك المكان الذي اخذت إليه صديقتي يجب ان اذهب لهناك |
| Hastaneye gitmeliyim. | Open Subtitles | يجب ان اذهب الى المستشفى هلا نقلتني من فضلك |
| Hayır, eski dostum. gitmeliyim. Çok uzağa gidiyorum. | Open Subtitles | لا يا صديقى العجوز، يجب ان اذهب . انا سأرحل |
| Gidip kontrol etsem iyi olur. Alvey sakinleştiğinde seni arar. | Open Subtitles | ينبغي ان اذهب لأتفقدهم , الفي سيتصل بك عندما يهدأ |
| Sadece sakin olmalıyım. Sadece yanına kadar Gidip şunu söylemeliyim: | Open Subtitles | وقالت انه لطيف يجب فقط ان اذهب اليه و اقول |
| Onun evine gecenin bir vakti öylece Gidip de bir kızın numarasını isteyemem. | Open Subtitles | لا استطيع ان اذهب الى منزله في منتصف الليل واسئله عن رقم فتاة |
| Gerçekten tutkuyla istediğim bir iş için mülakata gitmeden önce böyle bir deneme sürecinden geçme ihtiyacı duydum, anlarsınız ya. | Open Subtitles | انا فقط كنت في حاجة تجربة قبل ان اذهب الى مقابلة تتعلق بعمل اكون شغوفة جدا به ، تعرفين ؟ |
| Hastaneye gitmeden önce, hakkında ne düşünüldüğünü bilmeni istedim. | Open Subtitles | قبل ان اذهب للمستشفى اردت ان ارى ماذا يعتقد الناس بشأنك |
| Yetiştirmem gereken bir ordum var, ve Nicaragua'ya gitmem lazım. | Open Subtitles | يجب ان اجمع جيشاً و يجب ان اذهب الى نيكارغوا |
| Hadi ama. Gelmeme sevindi. Bir yere gitmemi istemiyor. | Open Subtitles | هيا انه سعيد لأنني اتيت ولايريدني ان اذهب لأي مكان |
| Eve Gitsem iyi olacak, bir an önce ailemi görmek istiyorum. Belki bu gece seni görmeye gelirim. | Open Subtitles | حسنا,يجب ان اذهب الى المنزل وارى عائلتى,وربما سأقابلك الليلة |
| Nick salakça bir şey yapmaya karar vermeden gideyim en iyisi. | Open Subtitles | من الافضل ان اذهب الى هناك قبل ان يفعل شي غبي |
| Konsere gidemem. Kalabalığa karışamam. | Open Subtitles | لا يمكنني ان اذهب للحفل لا أستطيع أن اواجه الناس |
| Pekala, öyleyse benim markete gitmem gerek. gelmek ister misiniz bilmiyorum. | Open Subtitles | حسناً يجب ان اذهب الى المخزن انا لا اعرف اتريدوا المجىء |
| Güney kıyılarına gitmeyi planlıyorum, geriye kalan su bükücülerden birkaçının bana katılması için. | Open Subtitles | لقد قررت ان اذهب الى القطب الجنوبي بعض المسخرين والمعالجين يريدون الانضمام لي |
| Son dakikada karar vermek zorunda kaldım ama yerine ben gideceğim. | Open Subtitles | لقد قررت في اَخر لحظة ان علي ان اذهب بدلاً عنها |
| Jake bu gece şenlik ateşi var dedi. gidebilirim diye düşündüm. | Open Subtitles | جيك قال ان هناك جلسة موقد غدا فكرت ان اذهب معه |
| Kapatmalıyım. Misafir odasından sesler geliyor. | Open Subtitles | اسفة دكتور كرين,علي ان اذهب هنالك اصوات في غرفة الضيوف |