| "Bir şüpheliyi aynı derecede aklayacak ya da suçlayacak bir kanıt çıktığında, sanığı desteklemeliyiz." | Open Subtitles | عندما نواجه بالدليل الذي يمكنّه أنّ يبرّىء أو يوّرط المشتبه به، يجب علينا أن نترجم هذا الدليل بحيادية |
| Kaydın sahteliğini gösterecek kanıt getireceğim. Prescott dinlemez mi? | Open Subtitles | هل تعني بأنني إذا أتيت بالدليل فإن بريسكوت لن يستمع إلي |
| Ve onlara Ajan Mulder hakkında yalan söylemeye hazır olduğum gibi onların karşısına Kanıtla çıkmaya da hazırım. | Open Subtitles | وكما أنا مستعدة لأن أكذب عليهم بشأن العميل مولدر, أنا مستعدة أيضاً لأواجههم بالدليل.. |
| Gerekli olan kanıtı size sunacaklarına eminim. | Open Subtitles | أنا واثق بأنهم سيزوّدونا بالدليل الذي نحتاجه |
| Sana karşı olan gerekli kanıtları vereceğini düşünüyorlar. | Open Subtitles | لأنهم أعتقدوا أنك سوف تخطىء و تمدهم بالدليل ضدك |
| Ya kanıtlarla beraber içerideysek ve çıkış yolu arıyorsak ne olur? | Open Subtitles | ماذا لو دخلنا مسبقاً بالدليل كل ما علينا هو الخروج ؟ |
| Bence, diye bir şey yok. Olay, kanıtın ne söylediğinde. | Open Subtitles | لا يتعلّق الأمر بما أعتقده بل يتعلّق الأمر كلّه بالدليل |
| Eğer yakında olacak bir tehlike varsa, bana kanıt getir. | Open Subtitles | إذا كان هناك تهديداً وشيكاً آتيني بالدليل |
| Mekiği en iyi anlayanlar kanıt verecek insanlar ama onu açıkça anlatarak en çok kaybedecek olanlar da onlar. | Open Subtitles | الناس الذين يفهمون قصة المكوك هم الناس الذين يدلون بالدليل لكن سيخسرون الكثير بشرحهم ذلك بوضوح |
| 'Bu görevde, Baba ve Prakash Rao aleyhinde kanıt bulacaksın.' | Open Subtitles | 'فى هذه المهمه حيث ستاتى لنا بالدليل.. ' '.. |
| kanıt kurcalamaktan ve bir suç örgütünün cinayetine yardım etmekten suçlusunuz. | Open Subtitles | أنت رهن الإعتقال ،بتهمتة العبث بالدليل القتل من أجل تعزيز .مشروع إجرامي فاسد |
| Kanıtla oynanmaz, hele de bir cinayette. | Open Subtitles | لا تستطيع التلاعب بالدليل خاصةً في جريمة قتل |
| Eğer Jack, elinde Kanıtla gelirse ulaştıracak biri hazır beklemeli. | Open Subtitles | إذا أتى جاك بالدليل نحتاج إلى شخص ليوصله |
| Bulduğunuz Kanıtla mı ilgili? | Open Subtitles | هل هناك شيء لأفعله بالدليل الذي أتيت به؟ |
| Kaynağa teklif yapmama izin ver, kanıtı getireyim. | Open Subtitles | دعني أقدم عرضاً للمصدر و سآتي لك بالدليل |
| Hayır. Annem ve babam gelene kadar kanıtı muhafaza edeceğim. | Open Subtitles | كلا، سأحتفظ بالدليل حتى عودة أبي وأمي. |
| Elindeki kanıtları iplemem ben! | Open Subtitles | مش هاتلحق تعمل حاجه بالدليل اللى معاك 00انت عارف ليه؟ |
| Kadının elindeki kanıtları reddedin ve hikayeyi halka duyurmamalarını isteyin. | Open Subtitles | وأنكري أي معرفة مسبقة بالدليل الذي تملكه وطالبيهم بألاّ ينشروا القصة |
| Onu kanıtlarla köşeye sıkıştırırsak delirip cinnet savunması yapabilir. | Open Subtitles | وتتلاعب بنا كالمغفلين لقد حاصرناها بالدليل,اصبحت مجنونة |
| Suçlu insanları kanıtlarla köşeye sıkıştırınca öyle yaparlar. | Open Subtitles | الناس المذنبة تقوم بهذا عندما تحصرهم بالدليل |
| Tesadüflerle kanıtın varlığını açıklayamayız. | Open Subtitles | دعنا لا نخلط الصّدفة بالدليل القاطع |
| Oğlun bize, seni uzun yıllar hapiste tutmamıza yetecek kadar delil sundu. | Open Subtitles | إبنك زودنا بالدليل الكافي للتكديس فوق الكثير من سنوات |