| Yoksa birazdan otoparkta kılıç düellosuna başlayacaksınız. Deniz Kuvvetleri Bakanı'nı bağla. | Open Subtitles | قبل أن تدخلا أنتما الإثنان في مبارزة بالسيوف في موقف السيارات. |
| Roma'da ne pahasına olursa olsun görebileceklerinizden daha iyi... bir kılıç gösterisi düzenleyebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا أن نمنحك عرضاً بالسيوف الذي هو أفضل من أي شيئ يمكنك رؤيته في روما بأي ثمن |
| - Küçük hanımlar kılıçlarla oynamamalı. | Open Subtitles | السيدات الصغيرات لابد أن لا يلعبن بالسيوف |
| Sizler balta ve bıçaklarla savaşırsınız. kılıçlarla değil. | Open Subtitles | انتم تحاربون بالفؤوس و السكاكين وليس بالسيوف |
| Ve anneniz evde yokken kılıçla oynamak yasak tamam mı? | Open Subtitles | أوه، ولا لعب بالسيوف في البيت بينما ماما ذاهبة، حسناً؟ |
| Bu bir bok olmadıklarını ve fes giyip ellerinde kılıçla oynadıklarını gösteriyor. | Open Subtitles | هذا معناه أنهم صححوا بعض الفوضى وارتدوا الطرابيش والأوشحة وكانوا يلوّحون بالسيوف |
| O tarz ışın kılıcı dövüşlerinden biri olmasın. | Open Subtitles | دعنا لا نحظى بمثل تلك المعارك بالسيوف الضوئية |
| Doktor Brady, çabuk gelin. İki adam... Kılıçlı... | Open Subtitles | دكتور برادي، تعال بسرعة رجلان بالسيوف والدرع |
| Sopalarla, silahlarla,kılıçlar ve molotof kokteyleri ile silahlanarak. | Open Subtitles | ومسلحين بالسيوف والعصي والسكاكين والقنابل الموقوتة |
| Uzak ülkeler, cesur kılıç savaşları, büyüler, kılık değiştirmiş bir prens. | Open Subtitles | قتال شجاع بالسيوف وتعاويذ سحرية وأمير متنكر |
| Farklı ayak izleri karşı karşıya ve tüm yerlerde var, bir kılıç dövüşünden sonra ki gibi izler eğilmiş. | Open Subtitles | آثار الأقدام المختلفة وجهاً لوجه وتغطي المكان كله تبدو مثل آثار الأقدام الناتجة عن قتال بالسيوف |
| kılıç ve bıçaklarla, hiçbir şeyden habersiz mürettebata saldırdılar... | Open Subtitles | وتسللوا للسطح كالحيوانات المفترسة و انقضوا على الطاقم الغافل بالسيوف وسكاكين القصب |
| Bunu göreceğiz. Sabah 4'te. kılıç. | Open Subtitles | سنعرف ذلك غداً في الساعة الرابعة في غرفة الرياضة، بالسيوف |
| kılıç kullanma da yetenekli olduğunuzu bilmiyordum,Prens Zuko. | Open Subtitles | انا لم اعلم انك متمرس على المبارزة بالسيوف امير زوكو |
| İkiniz de sağ kalırsanız bir diğeriniz ölene kadar kılıçlarla devam edeceksiniz. | Open Subtitles | إذا بقيتما أحياء ستكملان بالسيوف حتى يموت إحداكما. |
| ...video oyunlarıyla ve kılıçlarla dolu ve erkek kokuyor. | Open Subtitles | مليئة بالسيوف و العاب الفيديو و ... و رائحتها كريها |
| Sizler için kılıçlarla özel bir dövüş gösterisi sergileyecekler. | Open Subtitles | سوف يقومون بعرض خاص بالسيوف من أجلكم |
| İnsanları kılıçla doğramaktan hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أحب تقطيع الناس بالسيوف |
| İnsanları kılıçla doğramaktan hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أحب تقطيع الناس بالسيوف |
| Bilirsin, ışın kılıcı savaşında bunlar olmaz. | Open Subtitles | دعنا لا نحظى بمثل تلك المعارك بالسيوف الضوئية |
| Düşündümde eli Kılıçlı beyaz insanların arasında kalacağım için | Open Subtitles | حسنا, إذا كنت سأكون بجانب حفنة من الناس البيض السكارى المحملين بالسيوف |
| Yani biz kılıçlar ve misket tüfekleriyle dolanırken onu jetleri ve uzaktan kumandalı uçakları olacak. | Open Subtitles | إذاً, في حين نقوم نحن بالركض بالسيوف والبنادق سيكون لديه طائرات نفاسة |
| Ama hayatta seninle zavallı bir kızın "vajinos"u için kılıçları çarpıştırma riskine girmem. | Open Subtitles | لكن مستحيل أن تأتي الفرصة التي أنزالك فيها بالسيوف على " مهبل" فتاة مسكينة |