| Efendim, her yere baktık ama Çingene kızdan hiç iz yok. | Open Subtitles | سيجي,لقد بحثنا في كل مكان و ليس هناك اثر للفتاة الغجرية |
| Efendim, her yere baktık ama Çingene kızdan hiç iz yok. | Open Subtitles | سيجي,لقد بحثنا في كل مكان و ليس هناك اثر للفتاة الغجرية |
| Şunlara baktık; tam suça, kısmi suça, İsveç veya İskandinav modeli ve yasallaştırmaya ve tüm bunların nasıl zarar verdiğine. | TED | لذلك بحثنا في التجريم كاملا، تجريم بصفة جزئية، نموذج السويد أو لدول الشمال والتشريع، وكيف أنهم كلهم يسببون الضرر. |
| Ancak daha karmaşık şekil değişimleri yaratmak için daha farklı yollar da aradık. | TED | ولكننا أيضاً بحثنا في طرق أخرى لصنع المزيد من تغيير الشكل المعقد |
| araştırdık ve gördük ki, köpek balığının görüş özellikleriyle ilgili hiç bilgi yok. | TED | بحثنا في الأدب، ولا شيء كان معروفاً حول رؤية هذا القرش. |
| Herkese açık kaynakları inceledik ve 2002 ile 2013 yılları arasındaki Mısır'daki tüm yağmalamaların haritasını çıkardık. | TED | لقد بحثنا في بيانات مفتوحة المصدر وعيّنا مواقع النهب في مصر من 2002 إلى 2013. |
| Ve dolaşmaya başladık, tüm araba firmalarına baktık. | TED | لذا ذهبنا و بحثنا في كافة شركات السيارات |
| Her yere baktık, farkında mısın? Hep aptallık yapıyorsun, Julien! | Open Subtitles | لقد بحثنا في كل مكان أنت دائماً تمزح يا "جولين" |
| Her yere baktık. Onlardan bir ize rastlamadık. Üzgünüm, efendim. | Open Subtitles | بحثنا في كل مكان , لا علامة لهم أنا آسف , سيدي |
| - Odasına baktık. | Open Subtitles | لا نحن بحثنا في غرفته انه ليس فيها,حسنا؟ |
| Evin her tarafına baktık. Kağıt falan yok. | Open Subtitles | لقد بحثنا في كامل الشقة ليس هناك من أوراق |
| Her odayı, dolapları, ardiyeyi, yani birinin ya da bir cesedin saklanabileceği her deliğe baktık. | Open Subtitles | بحثنا في كل غرفة، خزانة مكان للزواحف أية مكان يمكن أن يختبئ به شخص أو جثة يمكن أن توضع فيه |
| Eski ve Yeni Delhi'deki tüm kitapçılara baktık, lmmy. | Open Subtitles | لقد بحثنا في جميع محلات الكتب في دلهي الجديدة والقديمة |
| ama adanın her yerine baktık bu harfleri daha önce gördüğüme eminim | Open Subtitles | لقد بحثنا في كل مكان على الجزيرة أعرف بأنني رأيت هذه الأحرف من قبل |
| Her yere baktık ama ondan hiçbir iz yok. | Open Subtitles | لقد بحثنا في كلّ مكان، لكن ليس هناك أثر له. |
| Üssün her noktasını aradık ve bulduğumuz tek şey pornoydu. | Open Subtitles | بحثنا في كل إنش مربع بهذه القاعدة وكل ما وجدناه هو مجلات إباحية بكثرة |
| Raymond'daki odaları elli defa aradık. Ama hala paranın izine rastlamadık. | Open Subtitles | بحثنا في كل خطوة في شارع ريموند خمسون مرة ولم نجد المال |
| Bu katil nerede? Bütün adayı aradık. | Open Subtitles | أين هو هذا القاتل لقد بحثنا في كل الجزيرة |
| Aptal bir pembe dizideki aktör için duyguların var ve bu rol için tüm şehri araştırdık. | Open Subtitles | تحبين ممثل بمسلسل غبي وسخيف وقد بحثنا في أرجاء البلدة عن شخصيته |
| Kasette belirtilen koordinatları araştırdık, ancak bir şey bulamadık. | Open Subtitles | بحثنا في الإحداثيات المزودة على الشريط، لكننا لم نجد أي شيء |
| Çin ve Japonya'daki 18 pirinç sahasını inceledik ve yüzyılın ilerleyen zamanlarında beklediğimiz koşullar altında onları yetiştirdik. | TED | بحثنا في 18 نوع من الأرز في الصين واليابان وزرعناها تحت الظروف التي قد تتوقعوا وجودها في نهايات القرن الحالي. |
| Her yere baktım ve sonra odasında size bırakılmış bir mektup bulduk. | Open Subtitles | بحثنا في كل مكان وبعدها وجدنا رسالة معنونة باسمك في غرفته. |
| Bu adam için Fransa'nın güneyini bütünüyle gözden geçirdik. | Open Subtitles | لقد بحثنا في كل جنوب فرنسا عن هذا الرجل |