| Böyle aptalca bir şey için çiftliğini kaybedebilirsin. | Open Subtitles | يمكن ان تنتهى بفقدان مزرعتك بسبب شئ غبى كهذا |
| Yapmadığın bir şey için hapise girmeyi mi tercih ediyorum diyorsun? Hayır. | Open Subtitles | اذاً أنت تقول أنك تفضل أن تُسجن بسبب شئ لم تفعله؟ |
| Jüri senden neden nefret ettiğini bulacaktır. Efendisine yaptığın bir şey yüzünden. | Open Subtitles | المحكمة ستجد مبررا لكرهه لك, ستقول, بسبب شئ ربما فعلتيه لسيده |
| Bir adamı ilgisi olmadığı bir şey yüzünden Amerikalılar hapse tıkacak gibi gözükmüyor. | Open Subtitles | لا يبدو أن أسلوب أمريكا هو حبس شخص ما بسبب شئ لا علاقة له به |
| David, bana söylemek üzere olduğu bir şeyden ötürü öldürüldü. | Open Subtitles | أن دايفيد قتل بسبب شئ كان على وشك إخبارى به |
| David, bana söylemek üzere olduğu bir şeyden ötürü öldürüldü. | Open Subtitles | أن دايفيد قتل بسبب شئ كان على وشك إخبارى به |
| Eğer bu enfeksiyonsa, buna evinde olan ve sizleri de etkileyebilecek bir şey neden olmuş olabilir. | Open Subtitles | إن كانت عدوى فقد تكون بسبب شئ بالبيت شئ قد يضركما |
| Söylediğim veya yapmış olduğum bir şey mi? | Open Subtitles | أهو بسبب شئ قلته ؟ أو شئ قد فعلته أو شئ كان لا بد أن أفعله ؟ |
| Evet, başkanım, bir şey için geldik. | Open Subtitles | نعم سيدى الرئيس لقد أتينا بسبب شئ ما |
| Yapmadığım bir şey için hapse girecek değilim. Ben masumum. | Open Subtitles | لن أدخل السجن بسبب شئ لم أفعله أنا برئ |
| İmkansız bir şey için kendini zorlama. | Open Subtitles | .لا تورطين نفسكِ بسبب شئ كهذا غير ممكن |
| Yapabildiğim bir şey yüzünden saklanıyorum ama tam olarak ne olduğunu bile bilmiyorum. | Open Subtitles | , أنا اختبئ بسبب شئ يمكنني فعله و أنا لا أعرف حقيقته |
| Yapmadığımız bir şey yüzünden Noel'i elimizden alacaktın. | Open Subtitles | كنتَ ستلغي عيد الميلاد بسبب شئ لم يفعله أيُّ منّا |
| Çünkü benim yaptığım bir şey yüzünden Kensi'yi cezalandırmana gerek yok... | Open Subtitles | لأنه لا يتوجب عليكى معاقبه كينزى بسبب شئ |
| Benim hatam olmayan bir şey yüzünden adilik yapıyorsun. | Open Subtitles | أنت تتصرف بحماقة بسبب شئ ليس خطأي |
| David Palmer'ın, ona söylemek üzere olduğu bir şeyden ötürü öldürüldüğünü düşünüyor. | Open Subtitles | تعتقد أن دايفيد بالمر قُتل بسبب شئ كان على وشك إخبارها به إنها تهلوس . |
| David Palmer'ın, ona söylemek üzere olduğu bir şeyden ötürü öldürüldüğünü düşünüyor. | Open Subtitles | تعتقد أن دايفيد بالمر قُتل بسبب شئ كان على وشك إخبارها به إنها تهلوس . |
| Eğer bu enfeksiyonsa, buna evinde olan ve sizleri de etkileyebilecek bir şey neden olmuş olabilir. | Open Subtitles | إن كانت عدوى فقد تكون بسبب شئ بالبيت شئ قد يضركما |
| Endişelendiğin bir şey mi var Rudolf? | Open Subtitles | هل أنت قلق بسبب شئ ما ؟ قلق ؟ |