| Ama yapabildiğim tek iyi şey amcamın kötü bir şey yapmasına izin vermek. | Open Subtitles | ولكن الأمر الجيد الذي يمكنني عمله هو أن أدع عمي يقوم بعمل سيء. |
| Daha önce hiç çok kötü bir şey yapman gerektiğini bilip yapamadığın oldu mu? | Open Subtitles | هل احتجت إلى القيام بعمل سيء من قبل ولم تستطيع ؟ |
| Anladığım şey, sana kötü bir şey yaptığım... | Open Subtitles | اتفهم انني قمت بعمل سيء تجاهك 1002 01: 25: 15,777 |
| Bir kaç arkadaşıyla Kötü bir iş yaptıklarını söyledi. Bu yüzden hapse girecekti. | Open Subtitles | قال لي أن بعض أصدقائه قد تورطوا بعمل سيء وهو متورط معهم بهذا |
| Senin belgeselin buysa Kötü bir iş çıkarıyorsun. | Open Subtitles | تعلمون ، إذا كان هذا هو الخاصوثائقي ، وكنت تقوم بعمل سيء. |
| Çünkü çok ama çok Kötü bir iş yapıyorum, kızım. | Open Subtitles | إني أقوم بعمل سيء للغاية يا فتاة |
| Çünkü herkes hayatının bir yerlerinde kötü bir şey yapmıştır, siz bile. | Open Subtitles | لان كل شخص قام بعمل سيء في مرحلة ما من حياته حتى أنت |
| Eğer kötü bir şey yaparsam beni vurmanı istiyorum. | Open Subtitles | لو قمت بعمل سيء أريدك أن تطلقي على الرصاص |
| Çok kötü bir şey yaptım. | Open Subtitles | يجب عليك أن تساعدني. قمت بعمل سيء |
| İşte kötü bir şey yaptı. | Open Subtitles | إنهُ قام بعمل سيء بعض الشيء |
| İşte kötü bir şey yaptı. | Open Subtitles | إنهُ قام بعمل سيء بعض الشيء |
| Çok kötü bir şey yapıyorum. | Open Subtitles | إني أقوم بعمل سيء |
| O iyi bir adam. kötü bir şey yaptı. | Open Subtitles | هو رجل صالح، قام بعمل سيء |