| Tüm bu olanlardan sonra Dollhouse'un var olduğuna gerçekten inanıyor musun? | Open Subtitles | بعد كل هذا هل تعتقد بوجد بيت الدمى هذا ؟ |
| Dollhouse nedir diye etrafımdakiler sorunca bana turistmişim gibi baktılar. | Open Subtitles | لقد حاولت ان أقول كلمة بيت الدمى ونظر إلى جماعتى وكأنى سائحاً |
| 80'lerin sonlarına doğru ortaya atılan "Dollhouse" Los Angeles'ın en uzun süren şehir efsanelerinden biri. | Open Subtitles | لقد بدأ فى الظهور فى أواخر الثمانينات أن بيت الدمى من أكثر القصص الكاذبة التى ظهرت |
| - oyuncak evi harika görünüyor. | Open Subtitles | بيت الدمى ذاك يبدو رائعا |
| Satış yok, ama biri geldi emanet bıraktığı şu koca bebek evini aldı. | Open Subtitles | لا توجد مبيعات ، ولكن جاء شخص وأخذ بيت الدمى الضخم من الشحنة |
| Ve sen hâlâ kızını geri almak için Dollhouse ile anlaştığını düşünüyorsun. | Open Subtitles | وأنت مازلت تعتقد انه قام بتأجير بيت الدمى لإعادتها |
| Dollhouse gerçekten var. | Open Subtitles | و إنتظر حتى يقولوا لك ما تشترى بيت الدمى حقيقى |
| Dünyanın çeşitli şehirlerinde yirmiden fazla Dollhouse var. | Open Subtitles | يجب أن أدمر بيت الدمى هناك أكثر من 20 بيت دمى فى بلدان حول العالم |
| Artık Dollhouse'a göre ben bir tehdit değilim. | Open Subtitles | ان بيت الدمى لا يعتبروننى تهديداً بعد الآن |
| Dollhouse'un yerini bilen bir tek ben içeri nasıl girileceğini bilen de bir tek sen varsın. | Open Subtitles | الآن ، أنا الشخص الوحدي الذى اكتشف مكان بيت الدمى وأنت الشخص الوحيد الذى يمكنه ادخالى إلى هناك |
| Dollhouse'a elini kolunu sallayıp girebileceğini mi sandın? | Open Subtitles | هل اعتقدت انك سوف تتجول بسهولة فى بيت الدمى ؟ |
| Onunla tanıştıktan sonra Dollhouse'un müdavim üyesi olmaktan çıktım. | Open Subtitles | عندما تعرفت علية ، توقفت عن كونى ذبونة فى بيت الدمى |
| Dollhouse'un yerini bilen bir tek ben içeri nasıl girileceğini bilen de bir tek sen varsın. | Open Subtitles | أنا الشخص الوحيد الذى يعلم مكان بيت الدمى وانت الشخص الوحيد الذى يعلم طريقة دخولة |
| Bildiğiniz gibi, Dollhouse'da işler her zaman göründüğü gibi değildir. | Open Subtitles | "كما ترى, في "بيت الدمى الأمور ليست دائماً كما تبدو |
| İlk üç ay iki haftada bir kontrol için Dollhouse'a geleceksiniz. | Open Subtitles | خلال الأشهر الثلاثة الأولى ستأتي إلى بيت الدمى مرة كل اسبوعين للفحوصات |
| 14 ay önce Dollhouse adı verilen bir projeye atandınız, Ajan Ballar. | Open Subtitles | عميل (بيلارد) أنت تهتم بقضية تحت مسمى بيت الدمى منذ 14 شهراً |
| Bu olayın nasıl da Dollhouse'a bağlı olduğunu bir anlatsana. Ya da şunu yap: | Open Subtitles | لماذا لا تعطينا الفكرة الباطنية لكيفية أن هذا كله يقود إلى "بيت الدمى"؟ |
| Bu yüzden dünyaca ünlü Dollhouse'a gidip işini görmesi için kendine güzel bir kız kiralamış sonra da tüm olanları unutmuştur. | Open Subtitles | لذا, هو يذهب إلى "بيت الدمى" المشهور عالمياً و يستأجر لنفسه سيدة جميلة لإصلاح خطوته |
| O oyuncak evi seversin sen. | Open Subtitles | أنتِ تحبين بيت الدمى |
| Eğer orada kalmazsak, bebek evini yıkacak. | Open Subtitles | إذا لم نبقى هناك في الداخل سوف تدمّر بيت الدمى |
| Ya da üst katta en son çekim yaptığımız Oyuncak ev setinin yanındaki banyoyu kullanabilirsiniz. | Open Subtitles | او يمكنكم استخدام الحمام بالاعلى بجانب بيت الدمى حيث صورنا اخر مرة |
| Bu kelime: "bebek evi." Gerçeğe dönen bir şehir efsanesi. | Open Subtitles | هذه الكلمة هي "بيت الدمى" أسطورة حضارية ستصبح حقيقية جداً للجميع |