| Orada öyle dururken öyle Kayıp ve mutsuz görünüyordunuz ki. | Open Subtitles | تبدين تائهة جدا و تعيسة و أنت تقفين هناك هكذا |
| kenara çekil. çekil Kayıp çocuk geliyor pardon önlere geçiyoruz iyi iş, bebe | Open Subtitles | تنحوا جانباً، افسحوا المجال، فتاة تائهة تمرّ معذرةً، نمرّ إلى المقدمة أحسنت يا عزيزتي |
| kayboldum, gökyüzünde kayboldum ve beni duyabilen kimse yok. | Open Subtitles | أنا تائهة تائهة في السماء ولا أحد يستطيع سماعي |
| Anayolu bulmak istiyordum, ama tamamen kayboldum. | Open Subtitles | أنا أحاول إيجاد الطريق السريع وأنا تائهة |
| Kendi içinde taşıdığı bir dünyada kaybolmuş, fakat şatafatlı bir dış dünyayla çevrili. | Open Subtitles | تائهة .. في عالمٍ خاص تحمله بداخلها لكنها محاطةٌ بعالمٍ من الرفاهية |
| Şatodan aşağıya düşene kadar kayıptım. | Open Subtitles | و بعدها وجدت نفسي تائهة للغاية حتى سقطت من القصر |
| Kayıp bakışlı bir sarışın, su geçirmez bir saat ve bolca hüzünle mi? | Open Subtitles | هل صادفت شقراء تبدو تائهة ولديها ساعة مضادة للماء؟ |
| Başka bir boyut. Kayıp olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | بعد آخر أنت تائهة هنا , يمكننى أن أخبرك ِ |
| İzin verirseniz yol göstermeme ihtiyacı olan Kayıp bir ruh gördüm. | Open Subtitles | استميحكم عذراً رأيت روحاً تائهة وبحاجة إلى مرشد |
| Kimsenin umursamadığı ve asla umursamayacağını düşünen küçük, Kayıp bir kız. | Open Subtitles | مجرّد فتاة صغيرة تائهة ليست مهمّة و لمْ تعتقد أنّها ستصبح مهمّة يوماً |
| Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama ışığınızı gördüm ve kayboldum. | Open Subtitles | أعتذر عن إزعاجك، لكنّي أبصرت ضوءك وإنّي تائهة. |
| Sadece kayboldum, neler olduğunu anlamaya alışıyorum. | Open Subtitles | وإنّما تائهة قليلاً وآخذ بعض الفراغ حتى أكتشف حياتي. |
| kayboldum, gökyüzünde kayboldum ve beni duyabilen kimse yok. | Open Subtitles | أنا تائهة تائهة في السماء ولا أحد يستطيع سماعي |
| Stargher'in beyni ona yabancıdır, ve o da kaybolmuş durumdadır. | Open Subtitles | و هى تائهة انها تظن ذلك حقيقى هل يوجد شىء يمكن ان نفعلة ؟ |
| Yolunu şaşırmış çocuk öylesine kaybolmuş, öylesine çaresiz hasretle rehberliğimi arıyor. | Open Subtitles | أيتها الطفلة التائهة كم أنتِ تائهة وعاجزة تتوقين لأرشدِك |
| Şehirde yalnız ve kaybolmuş olduğunu hissediyordum ve bir an önce gelip onu görmem için bana imalarda bulunuyordu. | Open Subtitles | كنت أشعر أنها وحيدة و تائهة بالمدينة و كانت تلمح لي أن آتي لأراها بأسرع وقت ممكن |
| Bir zamanlar kayıptım Ama şimdi bulundum | Open Subtitles | "لقد كنتُ يوماً تائهة" "ولكنّني الآن مكتشفة" |
| kaybolmuş gibi görünüyorsun. Kayboldun değil mi? | Open Subtitles | انت تبدين تائهة, هل انت تائهة ؟ |
| Kayıbım ben sevgin yokken. | Open Subtitles | أنا تائهة بدون حبك |
| - Hayır, kaybolmadım. | Open Subtitles | معذرة يا سيدتى ، تبدين تائهة |
| Tüm bu olanları kaldıramıyor. Kendini kaybetmiş, baba. | Open Subtitles | لا تستطيع مواجهة كلّ ما جرى إنّها تائهة يا أبي |
| Öfke nöbeti geçiren yitik, gazap dolu bir ruhsun sadece. | Open Subtitles | أنت لا شيء الا روح تائهة في نوبة غضب شديدة |
| - Yolunu mu kaybettin? | Open Subtitles | هل أنتِ تائهة ؟ |
| Burada kaybolmuştum o da bana odamı bulmamda yardımcı olmuştu. | Open Subtitles | كنت تائهة تماما ً وهي ساعدتني لأجد غرفتي |
| Mockingbird Yolu. Evet, kaybolmuşsunuz. | Open Subtitles | أثر الطائر المحاكي أجل, انت تائهة |