| Oyun geçmişimi inceledin, algoritmadan geçirdin... normalin çok üstünde risk aldığımı gördün. | Open Subtitles | قمت بدراسة تاريخى كلاعب, أى شىء بتسلسل أظهر أننى ألعب بطريقة ما |
| Öz geçmişimi yeniden yaşıyorum da diyebiliriz. | Open Subtitles | اخمن ان من الممكن ان تقولى اننى قد ارتحت من تاريخى الشخصى |
| Bu tarihi bir şey beyler. Son üç yılda ilk kez erken kapatıyoruz. | Open Subtitles | حدث تاريخى يا فتيات هذة الليلة الاولى التى أغلق فيها مبكرا منذ ثلاث سنوات |
| Bu tiyatro oldukça tarihi bir yer. Aslında taşlamalı güldürü yeriymiş. | Open Subtitles | هذا المسرح تاريخى جداً كان فى الاصل بيت المسرح القديم |
| Benim hastalık geçmişimle ilgili olarak Walter'ı ziyaret ettikten sonra konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | هل يمكننا التحدث عن تاريخى المرضى بعد أن نتحدث الى والتر؟ |
| Bay Devlin'le geçmişimle ilgili bir toplantı yapacağını öğrendiğim zaman vaktinin geldiğini anladım. | Open Subtitles | عندما علمت أنك حددت اجتماع مع السيد ديفلن بخصوص... تاريخى, |
| Rae, geçmişimi biliyorsun. | Open Subtitles | (راى), تعرفين تاريخى |
| Bu tarihi bir şey. Kore savaşından kalma. | Open Subtitles | إنه سلاح تاريخى يرجع الى الحروب الكورية |
| Ama burası Orpheum Theatre. Burası tarihi bir yer. | Open Subtitles | -ولكن هذا مسرح " الأورفيوم " ، أنه تاريخى |
| Bizi tarihi bir klişenin parçası yapma. | Open Subtitles | لا تجعلنا جزءاً من موضوع تاريخى تافه |
| - tarihi bir gündü. - Kesinlikle. | Open Subtitles | يوم تاريخى أكيد |
| Bence bu tarihi bir görev. | Open Subtitles | أعنى , هذا تاريخى |
| 1850 FAKİR VE ÇARESİZ... KALİFORNİYA HALKI AMERİKAN BİRLİĞİ'NİN OTUZ BİRİNCİ EYALETİ OLMANIN EŞİĞİNDEDİR HALKIN VE VAAT EDİLEN ÖZGÜRLÜĞÜN KADERİ VALİNİN İLAN EDECEĞİ TARİHİ BİR SEÇİMİN ELİNDEDİR. | Open Subtitles | عام 1850 شعب "كاليفورنيا" الفقير والبائس على وشك الإنضمام للأتحاد كالولاية الـ31 تحت إعلان الحاكم لإستفتاء تاريخى يحمل مفتاح قدرهم |
| Tıbbi geçmişimle ilgili milyonlarca soru sordu. | Open Subtitles | لقد سألنى مليون سؤال حول تاريخى المرضى |