| Ben başka bir alemde ve zamanda olduğumuzun gayet net farkındayım. | Open Subtitles | إنّي على دراية تامّة بأنّنا في عالم ذي بعد زمنيّ مختلف. |
| Bunu söylerken kendimi gayet rahat hissediyorum. Çünkü ne istediğimi bilecek yaştayım. | Open Subtitles | وإنّي أشعر براحة تامّة وأنا أخبرك بهذا، لأنّي راشدة كفاية لأعلم مرادي. |
| Geçen seneki programımı gayet iyi bilen bir profesyonelin işi. | Open Subtitles | إنه عمل حرّيف بكل تأكيد. شخص محترف يعرف جدولي معرفة تامّة العام المنصرم. |
| Reich Bakanı'nı tanıyan biri olarak gayet eminim meşhur gecesinin başarı ya da başarısızlığının bir zencinin maharetine bağlı olmasını istemez. | Open Subtitles | بمعرفتي للوزير الألماني كما أعلم فأنا على ثقة تامّة أنّه لم يكن ليرغب بأن يعتمد نجاح أو فشل ليلته اللامعة على براعة شخص زنجيّ |
| gayet farkındayım eski arkadaşım. | Open Subtitles | -أنا على دراية تامّة يا صديقتي القديمة |
| gayet iyi biliyorsun. | Open Subtitles | أنت على دراية تامّة... |
| - ...yaptığımız şey gayet... | Open Subtitles | -كان بصورة تامّة ... |