| Eee, o zaman burada takılıp, sorunların seni çevrelemesine izin verme. | Open Subtitles | حسنا , لا تتسكع هنا وتدع المشاكل تحيط بك |
| Onun yerine burada takılıp ıvır zıvırla uğraşmamı seyretmeyi mi tercih ettin? | Open Subtitles | بدلاً من أن تتسكع هنا وتشاهدني أعالج كومة الزبالة هذه؟ |
| Şu zavallı pijamalarla, etrafta dolaşma! | Open Subtitles | لا تتسكع هنا بملابس النوم المثيرة للشفقة هذه |
| Şu etrafta dolanan ayaklı gazeteye ne demeli? | Open Subtitles | ماذا عن الفتاة المراسلة المتطفلة التي دائما ما تتسكع هنا ؟ |
| Kadının bedeni onun kendi lanet meselesidir. Öyleyse etrafta başı boş ne işiniz vardı? | Open Subtitles | لكن لماذا تتسكع هنا فى تلك المنطقة؟ |
| etrafta durup kendini üzme. Git. | Open Subtitles | لا تتسكع هنا وتشعر بالأسى على نفسك |
| etrafta biraz soruşturdum da, burada takıldığını duydum. | Open Subtitles | لقد سالت في الجوار و سمعت أنك تتسكع هنا |
| Hadi, al bunu. etrafta başıboş gezme. | Open Subtitles | خذها ولا تتسكع هنا وهناك |
| Sense etrafta boş boş gezinip, ağzındakileri tükürüyorsun, seni yaratırken Tanrı'nın boşluğuna gelmiş sanırım. | Open Subtitles | أنت تتسكع هنا تبصق الطعام |