| Herbir ayna ışık toplayacak ki daha sonra biz bunları bir araya getirelim. | TED | ستلتقط كل من هذه المرايا الضوء ويمكننا بعد ذلك تجميعه لكي نكون صورة. |
| New Mexico çölünde, ele geçirilen roket parçaları Alman ve Amerikan mühendisleri tarafından yeniden bir araya getirildi. | Open Subtitles | في صحاري نيو مكسيكو الصاروخ المأسور يتحطم ثم أعيد تجميعه من قبل المهندسين الألمان والأمريكيين |
| - İskelet çok amatörce, yeniden bir araya getirilmiş. | Open Subtitles | الهيكل العضمي ، تم تجميعه . من طرق مبتدأ |
| - Majesteleri, büyük bir Fransız donanmasının bir araya getirildiği ve savaş için hazırlandığına dair söylentiler var. | Open Subtitles | - جلالتك - هناك شائعات عن أسطول فرنسي كبير يجري تجميعه وتجهيزه للحرب |
| Bir araya getirebildiklerim bunlar. | Open Subtitles | إذاً, هذا ما أمكنني تجميعه معاً |
| - Parçaları bir araya getirmek zapt eder. | Open Subtitles | وإعادة تجميعه سيحبسها |
| Onu bir araya getirip diktim. | Open Subtitles | لقد أعدت تجميعه. |
| Um, mümkün olduğunca bir araya getirdiğim parçalardan, sanırım Seattle'da olabilir. | Open Subtitles | أءء.. مما تمكنت من تجميعه... أعتقد انه سيكون في "سياتل". |