| Zorluklara alışması gerektiğini düşündürten ne? | Open Subtitles | مالذي جعلك تعتقد انها تحتاج ان تكون صلبة |
| Onlara işbirliğinde bulunacağınızı ama önce kızınızı görmeniz gerektiğini söyleyin. | Open Subtitles | قول لهم انك ستتعاون معهم, لكن اولا انت تحتاج ان ترى ابنتك. |
| - Evet. Günahlarından arınmaya ihtiyacı var böylece yeniden psikopat olabilir. | Open Subtitles | تحتاج ان تبرأ من افعالك , لكي تعود مختالا مرة اخرى |
| Bu okulun açıkça hikayenin Eric Forman versiyonunu duymaya ihtiyacı var... | Open Subtitles | يبدو ان هذه المدرسة تحتاج ان تسمع نسخة ايريك فورمان . |
| Yeniden yapman gerekmez. | Open Subtitles | انه لا تحتاج ان تقوم بها ثانيه |
| İçerideki kızlara bir şey söylemen gerekmez. | Open Subtitles | لا تحتاج ان تقول شيء لأغلب الفتيات هنا |
| Belki de tek ihtiyacın, küçük bir seyahat. | Open Subtitles | ربما تحتاج ان تذهب في رحلة الي هذا المكان في المكسيك |
| İhtiyacın olan tek şey bu güzellerden birini koluna takmak. | Open Subtitles | الذي تحتاج ان تفعله يا رجل هو ان تختطف واحده من هؤلاء النساء و ان ترقص |
| Birkaç ay önce Felicia hapishaneden arayıp beni görmesi gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | منذ بضعة أشهر فيليشا اتصلت بي من السجن وقالت انها تحتاج ان تراني |
| Kaş tellerimin hangilerinin alınması gerektiğini kimsenin bilmesi gerekmiyor. | Open Subtitles | كل شخص يحتاج لمعْرِفة اي من حواجبي تحتاج ان تسحب. |
| Ve bu neden bana ihtiyacın olduğunu kanıtlayacak. Neden bana güvenmen gerektiğini kanıtlayacak. | Open Subtitles | وسوف أثبت لماذا يجب أن تثق بي لماذا تحتاج ان تثق بي |
| Benimle yüz yüze konuşması gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | قالت بأنها تحتاج ان تتحدث معي شخصياً |
| Samantha değişiklik olsun diye, hizmet etmesi gerektiğini düşündü. | Open Subtitles | وادركت (سامانثا) انه لتصحيح الأمور سوف تحتاج ان تخدم شخص آخر على وجه التغيير |
| Pozitif çıkan bir hamilelik testine ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | كانت تحتاج ان يظهر أختبار الحمل المنزلى بصورة ايجابية |
| İhtiyacı olan aracı bulmalı, ve onun istediği tam yere bırakmalısın ki.. | Open Subtitles | تحتاج ان تجد له تلك الشاحنة التي يريدها وتحتاج ان تعطينا مكان السرقه بالضبط |
| İhtiyacı olan şey, burada bizimle birlikte olup güvenli bir yerde kendisine gelmesini sağlamak. | Open Subtitles | أنها تحتاج ان تكون معنا هنا في مكان أمن حتي تستطيع الأستشفاء |
| Bunu yapmak gerekmez. | Open Subtitles | إنت لا تحتاج ان تفعل ذلط يا "براد" لا تفعل ذلك |
| Öyle olsa bile, bana vurman gerekmez. | Open Subtitles | حتى الان لا تحتاج ان تضربني |
| Para ödemeniz gerekmez. | Open Subtitles | لا تحتاج ان تدفع المقابل |
| Ama ben senin nasıl hissettiğini bilmek istiyorum ve sanırım senin de nasıl hissettiği bilmeye ihtiyacın var. | Open Subtitles | لكني اريد ان اعرف كيف كان شعورك و اعتقد انك تحتاج ان تعرف ذلك |
| Yaptığım her şeyi sana söylemem ve bunun bu şekilde kalmasını istiyorum ama duymaya ihtiyacın var sanırım. | Open Subtitles | لا اقول لك كل شيء افعله واريد ان ابقيه هكذا ولكن اعتقد انك تحتاج ان تسمعه |