| - Neden konuşmalarına dikkat etsinki saygısız bir şövalyeye karşısında ? | Open Subtitles | لما يتوجب عليها أن تحذر ماتقول مع فارس غير أنيق ؟ |
| Arkadaşına kime canavar dediğine dikkat etmesini söylesen iyi edersin. | Open Subtitles | من الأفضل أن تخبري صديقتك بأن تحذر من تناديه وحشاً |
| Sen yediklerine sadece üstünü çıkarman gerekeceğinden korkunca dikkat edersin. | Open Subtitles | تحذر مما تأكل عندما تصبح خائف إذا اضطررت لخلع قميصك |
| dikkatli ol genç adam. Leydi Eboshi dünyaya hükmetmek istiyor. | Open Subtitles | يجب ان تحذر ايها الشاب السيده ايبوشي تريد حكم العالم |
| Bir kız bu alışmak çünkü daha iyi, dikkatli olun. | Open Subtitles | يجب أن تحذر ، لأن الفتاة قد تتعود على هذا |
| Efsane, kodun çok güçlü ve tehlikeli olduğu konusunda uyarıyor. | Open Subtitles | الأسطورة تحذر من أن الشيفرة قوية و خطيرة |
| Şerif yardımcısına dikkat etmenizi tavsiye ediyorum, çok hızlıdır. | Open Subtitles | أنصحك بأن تحذر من نائب الشريف أنه سريع جدَاً |
| Sonra sizi bulacaklar. - "Gelirken yanına fazla eşya almasın, Polise dikkat etsin" dedi. | Open Subtitles | قالت ان تذهب بلا أمتعة وأن تحذر من الشرطة |
| Eve kimi aldığına dikkat etmelisin. | Open Subtitles | يا رجل يجب عليك يجب أن تحذر من الأشخاص الذين تسمح لهم بدخول منزلك |
| Ama düşman askerlerine dikkat etmek zorundasın, seni görürlerse öldürmeye çalışacaklardır. | Open Subtitles | ولكن عليك أن تحذر من الجنود الأعداء لانّهم إذا رأوك فسيحاولون قتلك |
| dikkat et baba yeni sekreterin önceliklerinin yerlerini değiştirebilir. | Open Subtitles | يستحسن أن تحذر أبي وإلا فإن مساعدتك الجديدة ستعيد ترتيب اولوياتك |
| Sana bir şans vermiştim. Adımlarına dikkat etmezsen bu şansı geri alırım. | Open Subtitles | لقد كلفني هذا سنتين من عمري ، وسوف اسقطك معي اذا لم تحذر مني |
| Yetkililer bölge sakinlerini bir kez daha dikkatli olmaya davet ediyor. | Open Subtitles | تحذر السلطات مره أخرى السكان من توخي الحذر الشديد |
| Çok dikkatli ol çünkü Eddie gerçekten çok kıskançtır. | Open Subtitles | من الأفضل أن تحذر لأن أيدي من النوع الغيور |
| Erojen bölgelerini bu muhteşem malla yağladığında dikkatli ol, çünkü koca karılar gibi çenen düşer. | Open Subtitles | وتذكّر عندما تدعك منطقتك الحساسة بالأعشاب الهائلة، أن تحذر لأنك تدندن كالبلهاء وأنت تحت تأثير المخدرات |
| Ama çevremizde bu kadar çok garip şey olurken, dikkatli olmalısın. | Open Subtitles | ولكن مع كل هذه الأمور الغريبة عليك أن تحذر |
| Leo, size daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum değil mi? | Open Subtitles | ليو ، ألا تعتقد أنه يجب أن تحذر أكثر ؟ |
| Daha dikkatli olmalısın, Diego. Sana orda sahip çıkmalıyım,kardeşim. | Open Subtitles | عليك أن تحذر يا دييقو كان بإمكاني الحصول عليك يا صاح |
| Medya da vatandaşları aşırı dikkatli olma konusunda uyarıyor. | Open Subtitles | ووسائل الإعلام تحذر المواطنين بأن يتوخوا الحذر |
| Polisler 300 metrenin altına uçmama uyarısı yapıyorlar. | Open Subtitles | الشرطة تحذر من الطيران بأقل من علو 300 متر. |
| Yolcu Rehberi, paragraf 201'deki uyarıda, 1224 ve 1225.'nci Bölümler özellikle soğuktu. | Open Subtitles | الفقر 201 في دليل المسافرين تحذر من المنطقة 1224-1225 انها باردة دائما |
| Yaşlı adama suç atılmış, ruhu o zamandan beri uyarmaya çalışıyor. | Open Subtitles | و روحه كانت تحاول أن تحذر الناس منذ هذا الوقت |
| Salmadan önce herkesi uyarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تحذر أحداً قبل إطلاقها لقد كان فمي مفتوحاً |
| Helheim'da, farkında olman gereken bir çok şey var, Ama bir şeyden kaçınamazsın. | Open Subtitles | في "هيلهايم" ثمة عدة أشياء يجب تحذر منها لكن لا أحد يُمكنه تجنبها. |
| Lee Ji Hyuk, arkanı kollasan iyi olur, seni piç kurusu! | Open Subtitles | لي جي هيوك، من الأفضل أن تحذر. أيها الوغد! |
| Eğer olmazsan, öfkelendiğinle kalırsın. | Open Subtitles | إذا لم تحذر, فمزاجك العصبي هذا سيكون اخر ما تبقى لك |
| dikkatli olsan iyi olur. Daha bugün neredeyse yakalıyorlardı seni | Open Subtitles | حَريّ بك أن تحذر كادوا يمسكونك اليوم |