| Adam odadan çıkana kadar her şeyi kaydettiğine emin ol yeter. | Open Subtitles | يجب ان تحرص على تسجيل كل شئ حتى يرحل هذا الرجل |
| İno'nun, onun beni kesinlikle sevmesini sağladığından emin ol! | Open Subtitles | عليك التأكد أنها يجب أن تحرص على أن تجعله يقع في غرامي |
| Bunun bir daha olmayacağından emin ol. | Open Subtitles | إترك طعامك وحاول أن تحرص على أن لا يحصل هذا ثانية |
| Silahlı kuvvetler şiddetin devlet tekelinde olmasını sağlar. | TED | القوات المسلحة تحرص على احتكار السلطة لاستخدام العنف |
| Onun kesinlikle saat yedide evde olmasını sağlar mısınız? | Open Subtitles | هلا تحرص على أن تعيده إلى منزله بحلول الساعة السابعة؟ |
| Peki, tamam, onlar kendilerini yanlış yerde havaya uçuruyorsa, sen hepsinin bunu doğru bir şekilde, yapmasını sağlayacaksın. | Open Subtitles | حسناً , إذا كانوا ينوون تفجير أنفسهم في المكان الخطأ فيجب أن أن تحرص على أن يفجروا انفسهم في المكان الصحيح |
| Ellerinin her zaman saat 9 ve 3 yönünde olduğundan emin ol. | Open Subtitles | عليك أن تحرص على وضع يداك بأتجاه التاسعة والثالثة طيلة الوقت |
| Bir sonraki cinayet şenliğini düzenlediğinde onları öldürdüğünden emin ol, olur mu? | Open Subtitles | -حسنٌ، عندما تُحسن من نفسك وتقتل مُجدداً ، -لمَ لا تحرص على أن تكون ضحيتك ميتة حقاً؟ |
| Bir sonraki cinayet şenliğini düzenlediğinde onları öldürdüğünden emin ol, olur mu? | Open Subtitles | -حسنٌ، عندما تُحسن من نفسك وتقتل مُجدداً ، -لمَ لا تحرص على أن تكون ضحيتك ميتة حقاً؟ |
| uçağın düştüğünden emin ol. | Open Subtitles | عليك أن تحرص على إسقاط هذه الطائرة |
| - Hemen eline geçtiğinden emin ol. | Open Subtitles | - هل تحرص على أن يستلمهم فورا؟ - بالطبع |
| Ve bana ne olursa olsun Chloe ve Davis'in güvende olduğundan emin ol. | Open Subtitles | وأياً يكن ما يقع لي، يجب أن تحرص على أنّ (ديفيس) و(كلوي) في مأمن. |
| Genç adam bana siyah birinin kanını vermemelerini sağlar mısın? | Open Subtitles | أيها الشاب، هل يمكنك أن تحرص على ألا يعطوني دمّاً فاسداً؟ |
| Shane ve o iki laboratuvar asistanının evi çöplüğe çevirmemelerini sağlar mısın? | Open Subtitles | أيمكنكَ أن تحرص على ألا يقوم شاين) ومساعدتيه في المختبر) بتخريب البيت؟ |
| Böylece hayatta kalmalarını sağlar. | Open Subtitles | وبالتالي، تحرص على بقائها |
| Ve bunun öyle olmasını sağlayacaksın. | Open Subtitles | يجب أنْ تحرص على عدم حصول ذلك. |
| Ve sen bunun böyle olmasını sağlayacaksın. | Open Subtitles | يجب أن تحرص على ذلك |