| İçeri gir. Bir içki iç. Kendini Daha iyi hissedersin. | Open Subtitles | تعال و تناول كأسا فقط تحسّنت بعد أن تناولت واحدا |
| bunlardan biri, yıllardır tartışmak hakkında düşünen biri olarak, on yıllar oldu artık, Daha iyi tartışır oldum, | TED | و واحدة من الأحجيات هي أن مع تفكيري في النقاش خلال السنوات، أصبحت عقود الآن، تحسّنت في الجدال، |
| - Sen yapmış olmalısın. Kadın iyileşti. - Öyleyse relaps ve remisyonlarla gidiyor. | Open Subtitles | لا بد أنك أنت أخطأت، فقد تحسّنت - إذن، لقد كان انتكاس وهجوع - |
| Daniel sonunda biraz iyileşti. | Open Subtitles | تحسّنت حالة دانييل مؤخراً |
| Bacağınız biraz düzeldi mi? | Open Subtitles | هل تحسّنت ساقك ؟ |
| Ama sen iyileştin. | Open Subtitles | لكنّ حالتك تحسّنت. |
| Hayat belirtilerinde bir gelişme olursa bir kaç saat sonra burada buluşuruz. | Open Subtitles | سنلتقي هنا بعد بضع ساعات لنرى إن تحسّنت مؤشراته الحيوية |
| Bunu atlattığımı sanıyordum. Artık daha iyiyim sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت أن التخيلات قد توقفت وأن حالتي تحسّنت |
| Kalp atışlarım normale döndü ve birden bire midemde iyileşme hissettim. | Open Subtitles | لقد توقف تسارع قلبي ومعدتي تحسّنت فجأةً |
| Çok Daha iyi uyuyorum. Atış menzilinde falan. | Open Subtitles | أصبحتُ أنام جيّداً ولقد تحسّنت في إطلاق النار. |
| Daha iyi olmuş ama gözü beni görmüyor. | Open Subtitles | ،لقد تحسّنت ولكنها، لا تنظُر لي |
| Gübrelerimle, hükümet binası havaya uçurmaktan Daha iyi şeyler yapabileceğimi anladım. | Open Subtitles | أعتقد بأنّني تحسّنت الأشياء ليعمل بمخصّبي من الذهاب... حول نفخ حكومة بنايات عالية جدا. |
| Bu sayede kulağı iyileşti. | Open Subtitles | لهذا تحسّنت أذنها. |
| Karısı iyileşti. | Open Subtitles | زوجته تحسّنت |
| Hayati değerlerin düzeldi. | Open Subtitles | لقد تحسّنت معدلاتكِ الحيويّة |
| Biraz düzeldi mi? | Open Subtitles | هل تحسّنت ؟ -أمي |
| Elin düzeldi mi? | Open Subtitles | -هل تحسّنت يدك؟ |
| Geçmiş olsun Hürrem. Maşallah iyileştin. | Open Subtitles | تبدين بصحّة جيّدة (خُرّم) الحمد لله تحسّنت |
| Ama şimdi beni rahatsız etmiyor. Sanırım bir gelişme var. | Open Subtitles | أصبحتُ أنام جيّداً ولقد تحسّنت في إطلاق النار. |
| Ben de o konuda baya gelişme gösterdim. | Open Subtitles | لقد تحسّنت كثيراً بذلك, لعلمكِ |
| Ama daha iyiyim. | Open Subtitles | لكنّني تحسّنت |
| Artık daha iyiyim, tamam mı? | Open Subtitles | لقد تحسّنت |
| İyileşme haberinizi aldık. | Open Subtitles | بلغنا أنه قد تحسّنت حالتك. |