| Aynı zamanda buna çok fazla ihtiyaç duymaktan kendini koruman gerekiyor çünkü her zaman bunu kaybetme riskin var. | Open Subtitles | و في نفس الوقت أنت بحاجة لأن تحمي نفسك من الإحتياج الشديد إليه |
| Gerçek pahasına kendini koruman hiç senlik bir davranış değil. | Open Subtitles | ليس من شيمتك أن تحمي نفسك على حساب الحقيقة |
| Baedal, Kendini korumak için dövüş sanatlarını çok sıkı çalış. | Open Subtitles | بايدال، تعّلم فنون الدفاع بجديه لكي تحمي نفسك |
| Ama bazen Kendini korumak için bu bağları koparman gerekir. | Open Subtitles | لكن ,في وقت ما يجب أن تقطعي هذا الرابط .لكي تحمي نفسك |
| Yakayı ele verdiklerinde bence kendini korumalısın. | Open Subtitles | أعتقد أنه يجب عليك أن تحمي نفسك عندما يسقطون |
| kendini koruyordun ve çıldırmıştın. | Open Subtitles | أنت دمرت حياتك بالطريقة التي كنت تحمي نفسك بهت |
| Kendinizi korumak için gardınızı almayı unutmayın. | Open Subtitles | أبق يديدك مرتفعتان طوال الوقت كي تحمي نفسك |
| Senin arkadaşındım, kendini kurtarmak için beni polislere sattın. | Open Subtitles | لقد كنت صديقك وأنتي قمتي ببيعي للشرطة. لكي تحمي نفسك. |
| Bu adamın iflahını kesene kadar kendini koruman lazım. | Open Subtitles | حتى نسكت هذا الرجل يجب أن تحمي نفسك |
| Yalnız bu boşlukta kendini koruman gerek. | Open Subtitles | ولكن في هذه الأثناء، يجب أن تحمي نفسك |
| kendini koruman gerekiyor. | Open Subtitles | يجب ان تحمي نفسك ايضا |
| Şimdi beni dinle. Buradayken kendini koruman lazım anladın mı? | Open Subtitles | اسمعيني, يجب ان تحمي نفسك هنا |
| Onu siyasal nedenlerden dolayı öldürmek istediğine inandırdın beni, ama aslında Kendini korumak içinmiş. | Open Subtitles | أوهمتني أنك تريد قتله لأسباب سياسية، وفي الواقع كنت تحمي نفسك |
| Kendini korumak için ülkeden kaçmanı istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان تهربي خارج البلاد حتى تحمي نفسك |
| Kendini korumak için ülkeden kaçmanı istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان تهربي خارج البلاد حتى تحمي نفسك |
| O halde kontratımı yırtıp, kendini korumalısın. | Open Subtitles | إذاً يجب عليك أن تمزّق . عقدي و تحمي نفسك |
| Hayır, yapma. kendini korumalısın. | Open Subtitles | لا تفعل هذا، عليك أن تحمي نفسك. |
| Ve gücünü saklayarak kendini korumalısın. | Open Subtitles | ويجب أن تحمي نفسك عن طريق حماية سرك |
| Evet ama sen sadece kendini koruyordun. | Open Subtitles | .أجل ، لكنك كُنتَ تحمي نفسك فحسب |
| Sorun değil. Yalnızca kendini koruyordun. | Open Subtitles | لا بأس أعني كنت تحمي نفسك |
| Kendinizi korumak için gardınızı almayı unutmayın. | Open Subtitles | أبق يديدك مرتفعتان طوال الوقت كي تحمي نفسك |
| Arkadaşlarını ve kendini kurtarmak istiyorsan beni ona vermelisin. | Open Subtitles | لكن إذا أردت أن تحمي نفسك وأصدقائك,إذاً عليك أن تسلمني له |
| Şimdi, ya bana o bombayı bulmamda yardım edeceksin, yada o eleştirdiğin burjuva takımı gibi öncelikle kıçını kollayacaksın. | Open Subtitles | والآن، إما أن تساعدني على إيجاد القنبلة أو تحمي نفسك كما يفعل البرجوازيون الذين تنتقدهم |